ANALİZ: Beyaz Saray'a giden yol bağışlardan geçmedi

ABD Başkanlık seçimlerindeki "en çok bağış toplayan başkan olur" klişesi Donald Trump ile son buldu.

ANALİZ: Beyaz Saray'a giden yol bağışlardan geçmedi

ABD'de, Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump'ın beklentilerin aksine başkanlık seçimlerinden zaferle çıkması, Beyaz Saray'a giden yolun bağışlardan geçtiği kaidesini bozdu.

Amerikan medyası, iş dünyası, hatta Cumhuriyetçi siyasetçilerin karşıtlığına rağmen başkan seçilen Trump, eşine az rastlanan bir zafere imza attı. Trump'ın beklenmeyen galibiyeti oylarla doğru orantılı olduğu düşünülen bağışlar açısından da sürpriz oldu.

ABD'de, önceki 11 başkanlık seçiminde daha fazla bağış toplayan adaylar, seçimleri galip tamamlarken, son seçimde ise Trump, bağışlarda kendisini ikiye katlayan Demokrat Partinin başkan adayı Hillary Clinton'ı mağlup etmeyi başararak ezber bozdu.

Cebinden 56 milyon dolar harcadı
Merkezi Washington'da bulunan Center for Responsive Policy'nin (Duyarlı Politika Merkezi) verilerine göre, eski Dışişleri Bakanı Clinton, kampanyası süresince 687 milyon dolar bağış topladı. Trump'ın bağışları ise 307 milyon dolarda kaldı.

Trump'ın bağışlarda Clinton'ın çok gerisinde kalmasında, kampanyasını büyük ölçüde kendisinin finanse edeceğini açıklaması önemli rol oynadı. Kampanya masrafları için kendi cebinden 56 milyon dolar harcayan Trump'a verilen finansal desteğin yüzde 40'ından fazlasını bireysel bağışlar oluşturdu.

Trump'a en fazla destek veren kuruluşlar arasında Renaissance Technologies, GH Palmer Associates, Marcus Foundation, Hawaiian Gardens Casino ve Auburn Manor Holding yer aldı. Bu kuruluşların Trump'a desteği 21 milyon doları aşmasına karşın Clinton'a verilen bağışların çok gerisinde kaldı.

Finans ve teknoloji sektörü Clinton'ı destekledi
Anketlerde önde olması nedeniyle beklenmeyen bir hezimet yaşayan Clinton’ın kampanyasına en büyük mali destek ise finans, teknoloji ve hukuk çevrelerinden geldi.

Center for Responsive Politics'in verilerine göre, Demokrat Parti adayına en fazla bağış yapan 5 şirket Paloma Partners, Renaissance Technologies, Pritzker Group, Soros Fund Management ve Saban Capital Group oldu.

Yahudi Amerikalıların sahip olduğu söz konusu 5 şirketin Clinton'ın kampanyasına yaptığı toplam bağış miktarı 70 milyon dolara yakın gerçekleşti. Clinton'ın en büyük 6'ncı bağışçısı ise 10 milyon doları aşan katkısıyla Chicago merkezli medya şirketi Newsweb Corporation oldu.

Amerika'nın en zengin iş adamlarından Warren Buffett'ın da Clinton'ın kampanyasını, bilet fiyatı 30 bin dolardan başlayan bağış etkinlikleri düzenleyerek desteklediği biliniyor.

Ayrıca, teknoloji dünyasından Google'un çatı şirketi Alphabet'in Başkanı Eric Schmidt, Apple’ın Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook, Facebook'un kurucularından Dustin Moskovitz, Yelp'in CEO'su Jeremy Stoppelman ve Netflix'in CEO'su Reed Hastings da Clinton'a açık destek veren iş adamları arasında yer aldı.

Bu isimlerin de aralarında bulunduğu 145 teknoloji şirketinin yöneticisi internet üzerinden ortak bir mektup yayınlayarak "Trump'ın başkanlığı inovasyon açısından felaket olabilir." uyarısında bulunmuştu.

Hem Clinton'a hem Trump'a mali destek verdi
Adaylara en fazla bağışta bulunanlar listesinde göze çarpan ayrıntı ise Renaissance Technologies adlı şirketin hem Clinton'a hem de Trump'a mali destek yapanlar listesinin en üst sıralarında olması.

Milyarder matematikçi olarak tanınan Yahudi iş adamı James Harris Simons tarafından New York'ta kurulan Renaissance Technologies, Trump'a 15 milyon dolar bağışta bulundu. Şirket, bu miktarla Trump'a en yüksek mali desteği veren bağışçı oldu. Renaissance Technologies, Clinton'a da 14 milyon dolarla en büyük ikinci bağışı yaptı.

Fortune 100 şirketlerinden hiçbiri Trump’ı desteklemedi
Bağışlar konusunda bu seçimlerde yaşanan en büyük farklılıklardan biri ise ABD'nin en büyük şirketlerinden oluşan Fortune 100 listesinden hiçbir şirketin Donald Trump’ı desteklememesi oldu. Önceki seçimlerde Cumhuriyetçi adaya bağış yağdıran bu şirketlerin sahipleri ya da yöneticileri Trump’tan sadece paralarını esirgemekle kalmadı.

Ülkenin yeni başkanı, seçim sürecinde Amerikan iş dünyasının önde gelen isimlerinin sert eleştirilerine de hedef oldu. Önceki Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney’e 100 bin dolar bağışta bulunan Hewlett-Packard’ın CEO’su Meg Whitman, Trump’ı "pervasız ve bilgisiz" olmakla itham ederken, General Electric’in CEO’su Jeffrey Immelt ise Trump’a, Meksikalılar ve Müslümanlarla ilgili söylemlerini "kabul edilemez" bulduğunu söyledi.

PepsiCo’nun CEO’su Indra Nooyi, seçim sonuçlarının belli olmasının ardından katıldığı bir toplantıda, Trump’ın başkanlığı konusunda ne düşündüğü sorulunca, yasta olduğunu ima ederek, "Buralarda bir kutu mendil var mı?" dedi. Nooyi, ayrıca Trump’a "Kadınlar hakkında böyle konuşmaya nasıl cesaret edebilirsin?" diye çıkıştı.

Harcanmayan bağışlara ne olacak?
Center for Responsive Politics'e göre, Hillary Clinton, kampanyası için seçime kadar yaklaşık 609 milyon dolar harcadı. Cumhuriyetçi Trump'ın harcadığı miktar ise 285 milyon dolarda kaldı. Böylece Clinton, rakibinden 2 kat daha fazla para harcamış oldu.

Bu da Clinton kampanyasının 78 milyon dolar, Trump kampanyasının ise 21 milyon dolarlık finansmanı kullanmadığı anlamına geliyor. ABD Federal Seçim Komisyonu'nun (FEC) kurallarına göre, adayların kampanyaları için kullanılmayan kaynaklar yardım kuruluşlarına ya da siyasi partilere bağışlanabiliyor. Ayrıca, kalan bağışlar gelecek yıllarda yapılacak diğer seçimlerde yarışacak adaylar için kullanılmak üzere tutulabiliyor.

Kalan paraların bağışçılara geri verilmesi de mümkün ancak kampanyaların finans direktörleri bu seçeneği tercih etmiyor. FEC'in bu kuralları, son seçimlerde etkin rol oynamaya başlayan Siyasi Eylem Komitelerine (PAC) uygulanmıyor. PAC'lar, adına çalıştıkları adayın yarıştan çekilmesi veya kaybetmesi durumunda kullanılmayan bağışları başka bir başkan adayına bağışlamak dışında hemen her şeyi yapabiliyor.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.