Rockefeller Hanedanlığı Gerçeği

Dünyayı yöneten en zengin ikinci aile olarak bilinen Rockefeller ailesinin adı komplo teorilerinde en çok karşılaşılan isimlerden birisi.

Rockefeller Hanedanlığı Gerçeği

Kendilerini geri planda tutmaya çalışan bu aile, basından, medyadan, ekranlardan uzak durmaya çalışsa da, bu konu hakkında araştırma yapanlar işin aslında çok farklı ve derin olduğunu biliyorlar.


Rockefeller Ailesi Nasıl Doğdu?


Rockefeller Ailesi 1800'lü yılların ortalarında John Davison Rockefeller tarafından kuruldu.

John Davison Rockefeller bir şirkete muhasebeci olarak girdi, kısa süre içerisinde sivrilerek muhasebeci olarak girdiği şirketin ortağı oldu.

Sonrasında bir arkadaşı ile birlikte Clark and Rockefeller Co.  şirketini kurdu. Şirket Amerikan iç savaşı esnasında büyüdü ve gelişti.

Savaş esnasında petrolün önemini ve ileride çok değerli bir maden olacağını öngören John Davison Rockefeller, 1863 yılında efsanevi petrol şirketi Standart Oil'i kurdu.

Kardeşi William ile birlikte Amerikan petrol piyasasının tek hâkimi olmayı amaçladı.

  Rockefeller kardeşler o tarihlerde verilmiş bir partide beraberler.

Çeşitli yollarla petrolün trenlerle taşınması noktasında en uygun tarifeyi elde etti. Rakip petrol firmalarının petrolü taşıyamamaları için demir yolu şirketlerine tazminatlar ödedi.

1874 yılında Cleveland'daki 26 bağımsız rafinericiye, kendisiyle birleşmesini önerdi. Yirmi bir rafinerici bu öneriyi kabul etti. Birlikte National Rafinery Association'u kurdu.

Kısa süre sonra demiryollarını da sahiplenen Rockefeller, böylece 10 yıl içinde birçok petrol kuyusu işletmecisini kendisine bağladı, rakiplerini de aynı fiyatla petrol satmaya zorlayarak iflas etmelerine yol açtı.

Bu arada petrol çıkarma ve taşıma işlerinde yenilikler yaparak, 1982'de Amerika'nın ilk gerçek milyoneri oldu.

Petrol alanında ABD'nin en büyük şirketler topluluğu oldu. Petrol çıkarılmasında yeni teknikler geliştirilmesini sağladı.

Gazyağı fiyatlarının yüzde 80 aşağı çekerek aynı işi yapan rakiplerinin iflas etmesinin sağladı.

1901 yılında Rockefeller hakkında çizilen bir karikatür onun "Dolar torbasını" başında kral tacı gibi bulunduran bir imparatora benzetiyordu. Ayağını bastığı yerde ise petrol kuyuları vardı.

Rockefeller'in sınır tanımaz zengin olma hevesleri dizginlenemedi. Ama kendisine karşı rakiplerinin açtığı basın kampanyaları sonucu 1911 yılında ABD Yüksek Mahkemesi, Standard tröstünün bir tek kişinin tekelinde olmasına son veren yasayı uygulamaya koydu.

1911 yılında ABD’de üretilen petrolün yüzde 64'ünü tek başına kontrol ediyordu.

Anti-Trust yasasının uygulanması ile birlikte Standard şirketi parçalandı ve 34 şirket ortaya çıktı. Ama en büyükleri 6 kız kardeş olarak isimlendirilen "Conoco" adını alan Continental Petrol, "Amacon" adını alan İndiana Standard, "Chevron" adını alan Kaliforniya Standard, "Exxon" adını alan New-Jersey Standard, "Mobil" adını alan New-York Standard, "Sohio" adını alan Ohio Standard idi.

John Davison Rockefeller ölünce 912 milyon dolar servet bıraktı. O tarihte bu kadar parayla insanlık tarihinin en zenginleri listesinde birinci oldular.

Rockefeller Ailesi, John Davison Rockefeller'in ölümünden sonra da aralıksız olarak gelişmeye devam etti.

Aile Chase Manhattan Bank ile bankacılık sektörüne girdi ve ABD'de dev haline geldi. Banka daha sonra ünlü yatırım devi J.P Morgan ile birleşerek J.P Morgan and Chase adını alsa da kontrolü Rockefeller Ailesi'nde kaldı.

Dünya Bankası'nın kuruluşundan itibaren görev alan 4 Başkan, Mc Cloy, Eugene Black, George Woods ve son zamanlarda görev alan Wolfenson, Rockefeller Ailesi'nin elindeki Chase Manhattan Bankası'nda çalışmışlardı.

Dünya Bankası’nın, kaynak olarak kullandığı para ve kredinin en önemli kaynağı olarak Rockefeller Ailesi'ne bağlı şirketler ve bankalardı.

Bu durumda aslında Dünya Bankası'ndan kredi alan ülkeler Rockefeller'lara borçlanmaktaydı.

Rockefeller Ailesi'nin kontrolündeki Chase'de başkanlık yapan Joseph Verner Reed, 1987 yılında Dünya Bankası'nda görev aldı ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcılığı görevine getirildi.

Aile siyasete de el attı.

Nelson Rockefeller, ilk olarak 1940'ta Dışişleri Bakanlığı'nın Amerika ülkeleri arasındaki ilişkiler koordinatörü oldu.

Cumhuriyetçi olmasına karşın, 1944'te Franklin D. Rosvelt'in başkanlığındaki Demokrat Parti hükümetinde Amerika ülkeleri arasındaki ilişkilerden sorumlu Dışişleri Bakanlığı'na getirildi ve bir yıl görevi yürüttü.

1977 yılları arasında ABD'nin 41. Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü.

Aile şu an dünyanın en zengin ve en nüfuzlu ailesi olarak gösteriliyor. Ailenin bugünkü başkanı ise David Rockefeller'dir.

   Rockefeller​ Center, ailenin sahip olduğu tüm maddi gücün gösterişli halini temsil  ediyor. 
 

Bir Aile Değil, Hanedanlık


Halen Exxon-Mobile, Chevron, Citi Group, J.P Morgan and Chase en çok bilinen ve tanınan Rockefeller Ailesi şirketleridir.

Ek olarak, Citi Group, BP, NBC şirketleri de bu aileye aittir.

Ailenin Beyaz Saray için stratejiler hazırlayan ve ABD'nin en önemli thik-tank kuruluşlarından birisi olan Rockefeller Vakfı adıyla bir vakıfları da bulunmaktadır.

Rockefeller Ailesi'nin kontrol ettiği para konusunda kesin bir tahmin yapılamamakla birlikte 5 ila 15 trilyon dolar civarında bir rakam söz ediliyor.

Rockefeller Ailesi'nin sadece New York'ta 1 trilyon dolarlık gayrimenkulü olduğu biliniyor.

Bu hanedanlık hiçbir ekonomisi listesinde, haberinde yer almasa da, ülkeleri satın alacak servetiyle gizli kalmayı başarıyor.

Üstelik ne savaşlardan etkileniyorlar ne de ekonomik krizlerden. Çünkü ekonomik krizleri, savaşları, kaosları bizzat onlar meydana getiriyorlar.

Ülkeler ve insanlar üzerinde oyun oynuyorlar. Bu kanlı oyunla öyle bir iktidara kavuşuyorlar ki, kendileri gibi güçlü ailelerle (Rothschild vb.) devlet liderlerini bile yönlendiriyorlar.

   Aaron Russo 11 Eylül 2001 saldırılarının Rockefeller Ailesi tarafından yaptırıldığını iddia etmişti.


Russo’nın İfadeleri Dehşet Verici


Aileye yakınlığı ile bilinen Yahudi film yapımcısı Aaron Russo, 11 Eylül 2001 saldırılarının Rockefeller Ailesi tarafından yaptırıldığını iddia etmiş ve 6 ay sonra ölmüştür.

Aaron Russo, verdiği bir röportajda ;

“Nicholas Rockefeller ile bir avukat aracılığı ile tanıştık. Sonra dost olduk. Sık sık görüşürdük. Nick benimle birçok sırrını paylaşırdı. Beni CFR toplantılarına çağırırdı. Ben gitmeyi reddederdim. Nick bir gün bana, “Aaron yakın zamanda bir olay olacak ve olaydan sonra Afganistan’a gireceğiz. Bu sayede Hazar Denizi’ne boru hattı döşeyebileceğiz. Irak’a girip petrolü alacağız ve oraya bir askeri üs inşa edeceğiz. Daha sonra Venezuela’ya girip Chavez’den kurtulacağız. Sonra da sıra İran’a gelecek” dedi.

Bana, ‘Asla bulamayacakları bir adam için mağaraları araştıran bir sürü adam göreceksin. Teröre karşı verdiğimiz savaşta gerçek bir düşman olmadığı için, bu savaş hiç bitmeyecek ‘dedi. 

Ben, ‘İnsanları, bu savaşın gerçek olduğuna nasıl inandıracaksınız?’ diye sorduğumda, Nick bana ‘Medyayla yapacağız’ diye cevap verdi.

Ve bana, ‘Medya herkesi bunun gerçek olduğuna inandırabilir. Bir şey ortaya atarsın ve onun hakkında sürekli konuşursun, insanlar sonunda ona inanır. Biliyorsun 1913 yılında Federal Rezerv’ini de yalanlarla kurdular’dedi. ‘Terörizme karşı savaş budur. Koca bir yalan. 11 Eylül’den sonra neden herhangi bir şey olmadı sanıyorsunuz? Neden bu adamlar başka uçaklar kaçırıp saldıramadılar? 11 Eylül, kendi hükümetimiz ve banka sistemimiz tarafından, Amerikan halkını korkutmak için yapıldı. Ve onları razı etmek için, işgallere razı etmek için yapılmış küçük bir şaka ’Afganistan ve Irak’a girdik. Terör, bir yalandı. İran’a da yalanlarla girecekler. Oradan oraya geçip duruyorlar.

Nick’e bunu neden yaptıklarını sordum. ‘Boşver bunları, aileni düşün yeter’ dedi. Amacın ne olduğu konusunda ısrar ettim. Bana şöyle dedi: “Asıl amaç dünyadaki herkese RF ID Çipi yerleştirmek. Herkesin sahip olduğu her şey o çiplerde olacak. Ve eğer biri bizi protesto ederse ve yaptıklarımızı eleştirirse çipleri kapatacağız. Biz Yeni Dünya Düzeni’nin sahipleriyiz”. Bütün bunlar bana çok anlamsız ve çirkin geliyor.”
demişti.

   İddialara göre 11 Eylül saldırılarını Rockefeller ailesi düzenledi. 


Rockefeller Gerçeği


Haklarında paylaşılanlar sadece birer ‘teori’ değil.   Bu kadar mal varlığının sadece ticari zeka ve biraz şans ile elde edilmeyeceği bir gerçek. Bu ailenin oynadığı oyunları deşifre etmek isteyenin ‘başına kötü bir şey gelmesi’ de tesadüf olamaz.

Bu bağlantıları düşünürken birkaç soru sormakta fayda var:

Irak ve Afganistan işgallerinden sonra bu ülkelerin enerji ihalelerini kim aldı, kimler yönetiyor?
Irak petrollerini kim kontrol ediyor?
Türkiye’de işbirlikçisi var mıdır? Doğan ailesi ile ilişkileri nedir?
Özellikle Gezi Parkı kalkışmasında rol oynayan bazı vakıf ve derneklerin Rockefeller ile bağlantıları nedir?
Çin’deki en büyük firmaların gerçek sahipleri kimlerdir?
Türkiye’deki ‘bor’larda kimin gözü var?


Rockefeller ve Rothschild şirketleri arasında finans, enerji ve sanayi sektörleri arasında bir paylaşım var ve zaman zaman rekabetten kaynaklanan anlaşmazlıklar yaşanabiliyor. Ortadoğu’da savaşların temel nedeni bu anlaşmazlık mı?  

Dünyayı bölüşmekte sorun yaşayan Rockefeller ve Rothschild aileleri arasındaki kavgada Türkiye ve Irak Rothschild ailesinin payına düşmüş gibi görünüyor.

17-25 Aralık kumpasında Halk Bankası’na operasyon yapıp itibarsızlaştırmaya çalışanlar hiç şüphesiz ki talimatı okyanus ötesinden Rockefeller uzantılı örgütlerden almıştı.

Yine 15 Temmuz darbe kalkışmasının arkasında finansal destek anlamında Rockefeller ailesinin olduğu düşünülebilir.
 
Rockefeller ailesinin CIA ve benzeri istihbarat örgütleri üzerindeki etkisi ortadadır, bu dikkate alınmalıdır.

Bugün yaşanan olayları ve önümüzdeki süreci değerlendirirken, dünyayı yöneten gizli ailelerin amaçları ve güçleri göz ardı edilmemelidir.



Esra TAVUKÇU 


Önceki Haber : Dünyayı Yöneten En Büyük Aile : Rothschild


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.