Asıl Siz Kıyafete Karışmayı Çok İyi Bilirsiniz


Sevda TÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

01 Ağustos 2017, 09:05

Yıllarca kadının kıyafeti üzerinden zulüm yapan zihniyetler “Kıyafetime karışma” eylemine kalkıştılar.

Ayşe Arman “Haşemayı ve giyenleri aşağılayan” bir yazıya imza attı.

Güya kadınların özgürlükleri adına bir yazı kalem aldığı algısını oluşturmaya çalışıyormuş gibi yaparak yine tesettürlü kadınları hedef aldı.

Burada amaçları sadece ve sadece özgürleşen kadının kendi inançlarına göre yaşamasını ve tesettürlü insanların da denize girmesini hazmedememek.

Nasıl ki tesettürlü kadınları kamusal alanda görmeye tahammül edemiyorlarsa, dindar insanların denize girmelerini ve toplum içinde olmalarını da hazmedemiyorlar.

Halbuki bu örümcek kafalı yobazlar da çok iyi biliyorlar ki kadınlar, AK Parti hükümet olduktan sonra çok daha rahat giyinmeye hatta çok daha rahat açık saçık giyinmeye başladılar.

Kadınlarda dekolte patlaması yaşadığımız son 7 yılda sokaklarda nerdeyse kadınların iç çamaşırlarını görüyoruz ama kim kime ne diyor!

Gerçekten kadınlar son yıllarda hiç olmadıkları kadar özgür ve hiç olmadıkları ve giymedikleri kadar açılıp saçıldılar.

Evet, bu örümcek kafalı yobazlar farkındalar ne kadar özgürleşildiğinin fakat bunların derdi aynı zamanda dindar insanların da özgürleşerek normal hayatın akışında olmalarıdır.

Tesettürlü bir kadın için denize haşema ile girmek bir zulüm ya da işkence değil. Fakat yazılanları okuduğunuzda sanki bir zulüm içindelermiş gibi ifadelerle, kadınlar adına bir halt işlediğini zanneden bir üslubu görüyorsunuz.

“Kıyafetime Karışma” diye bir yürüyüş organize edenlere dönüp sadece şunu söylüyorum!

“Efendim: Asıl siz kadının kıyafetine dokunmayı çok iyi bilirsiniz”...

Soyunan kadına “cesurca pozlar” verdi manşeti ile yeni nesile soyunmanın cesurluk olduğu algısını verdiler...

Şalvarı entel dantel erkekler giyince sorun yok ama dindar erkekler giyince yobaz oluyor öyle mi!

Rahibelere saygıda kusur yok ama çarşaflı kadınlara yıllarca “Kara Fatma” deyip aşağıladılar!

Ve emin olun haşemayı ünlü bir İtalyan markası çıkartıp bir top modele giydirseydi bugün bunları yazanların hepsi haşema giymek için sıraya girerdi.

Neden?

Çünkü onlar ne yaparsa doğru(!)

Dallı güllü basmaları köylüler giyer diye yıllarca beğenmeyen bu kafalar ünlü markaların basma desenli elbiselerine binlerce lira veriyorlar ama.

Bu ülkede kimse kimsenin kıyafetine karışmıyor!

Pardon! Bir kesim hâlâ kadının kıyafetine karışmaya çalışıyor o kadar!

Eee... Ne yapacaksınız eski alışkanlıklarından vazgeçemiyorlar.

Zaten çoğu kadının üstünde dokunacak kıyafet de pek yok gibi. Şaka bir yana sokaklara çıkıp özgürleşen ve modernleşen Türkiye’de kadının özellikle kıyafet konusunda kendini ne kadar aştığını görmek mümkün.

Hala birileri çıkıp “Kıyafetime Dokunma” diyorsa ve bunu da ciddiye alan varsa gidip tedavi olsun derim.

Evet, başta da söylediğim gibi: Asıl amaç özgürleşen dindar insanları, hayatın içinde görmeye tahammül edememelerinden başka bir şey değil.

Kendini bu ülkenin tek sahibi zanneden bu yobaz kafaların sözüm ona haşema üzerinden yaptıkları algı operasyonunu bu millet yiyecek değil.

Kadın haklarına biraz saygınız varsa kadınların kıyafetine lütfen dil uzatmayın ve asıl siz karışmayın.

İsteyen bikini, mayo ile isteyen haşema ile girer denize...

Deniz hepimizin ve nasıl gireceğimizi de sizin kafalara soracak değiliz!

Asıl siz çekin elinizi kadınlarımızın kıyafetlerinden!

Sadece yürümeyi bilirsiniz, yasaklamayı!

Yasaklar ortadan kalkınca da “Timsah Gözyaşları” misali yazılar yazarsınız.

Neymiş: kadınların haşemayla denize girmesine pek bir üzülüyorlarmış. Suyla bütünleşemiyormuş kadın vücudu öyle mi?

Hadi oradan numaracılar...

Netice: her insanın ve her kadının vücudu kendi tasarrufundadır, isteyen istediği kadar açar yada kapatır. Tabii edep ve toplumsal yaşama kuralları sınırları dahilinde.

Ve bu ülkede tesettürlü ya da tesettürsüz kadınlar ülke tarihinde hiç olmadığı kadar özgürler!

Buna alışsanız iyi olur!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayten Tepe Çağlar - 4 ay önce
Nede güzel anlatım olmuş sokağa çıkıp yürümeye gerek kalmadan yüreğine ve kalemine sağlık
Avatar
Halenur - 4 ay önce
Bayıldım. Ne güzel yazmışsınız. Elinize, gönlünüze sağlık.
Avatar
Mustafa Güler - 4 ay önce
Tebrikler çok doğru tesbitler
Avatar
Mehmet - 4 ay önce
10 sene sonra bakalım neler olucak merak ediyorum önceden böyle baskı yoktu
Misafir Avatar
demokrasi adına size teşekkür ediyorum - 4 ay önce @Mehmet
onbeş sene önce irana beziyecektik diyorarmıydı.
Avatar
Vuslat - 4 ay önce
Gerçekten söylediklerinize harfiyen katılıyorum... Birinin milletimizin gözünü açması gerekiyor...