Bugün MESCİD-İ AKSA yarın KABE!


Sevda TÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

20 Temmuz 2017, 20:01

İsrail yıllardır tam bir ayrık otu gibi yavaş yavaş yayılarak geldi ve bütün Müslümanların gözü önünde Mescid-i Aksa’nın kapısına dayandı. 

Gazze’nin durumu zaten ortada ve zaten amaç bir avuç toprağı da alıp Mescid-i Aksa'ya sahip olmak. 

Müslümanların ilk kıblesini ele geçirmek...

Peki yıllardır bunlar olurken dünyadaki Müslümanlar ne yapıyorlar?

Kimse kusura bakmasın ama Türkiye hariç hiçbirinin bir şey yaptığı yok. Şubat ayında Kudüs’e gittiğimde yol arkadaşım ve oraya gitmeme vesile olan sevgili İkbal Gürpınar’a dönüp “ İkbal, buralara Müslümanlar sahip çıkmazsa bunlar yakında Mescid-i Aksa’ya girerler” demiştim. 

Ve bugün ne oluyor: Yahudiler ilk kıblemizin avlusunda zafer naraları atıyor ve cam fanusun içinde sakladıkları o altın şamdanı yakmak için zor duruyorlar. Fakat Türkiye hariç Müslüman ülkelerden yine ses çıkmıyor. Arabistan gibi içinde Kabe’yi barındıran bir Müslüman ülke başı çekmesi gerekirken sanırım “son kıble bize yeter ilk kıbleden bize ne” diyor olmalı...

1969'da İsrail askerleri Mescid-i Aksa'da büyük bir yangına sebep olduklarında dönemin İsrail Başbakanı Golda Meir şunları söylüyor: 

"O gece sabaha kadar korkudan uyuyamadım. Zannediyordum ki Müslümanlar dört bir taraftan İsrail'e girecekler. Lakin sabah oldu ve korkulan olmadı. İşte o zaman idrak ettim ki biz dilediğimizi yapabiliriz, zira bu ümmet uyuyan bir ümmettir" 

Ve bu günde bu ümmet ne kadar uyanık acaba?

Sadece eylem yaparak, lanetleyerek, kınayarak bu iş çözülür mü?

Tabiki hayır! 

Bugün Gazze’de veya herhangi bir yerde Müslümanlar acı ve zulüm içindeyseler bunun sebebi ne İsrail nede İsrail gibi olanlar!

Bunun tek müsebbibi birleşemeyen birlik olmayan Müslümanlardır…

Zaten mevzu “Hilal ve Haç” savaşı değil mi?

Uzaktan kınayarak bu savaşı kazanamayız, tek başına Türkiye ile de olmaz: "MÜSLÜMANLAR BİRLEŞMELİ" başka çaresi yok…

İsrail, yıllardır ufak ufak Mescid-i Aksa’nın etrafındaki evleri satın alıyor yahudiler oraya yerleşiyor. Onların ağlama duvarı müslümanların ise “BURAK DUVARI” etrafını sessizce kuşattılar. 

Zaten Batı yanlarında zulüm, işkence, katlima devam ederek halkı fakir ve bitap hale getirdiler. 

Birçok Filistinli Müslüman savaştan ve yokluktan Ürdün’e gitti oraya yerleşti. 

Çoğu Müslüman'ı öldürdüler, bazılarını da kaçırdılar ve meydanı kendilerine hazırladılar…

Peki geç kaldık mı?

Hayır, daha şansımız var ama böyle yerimizde oturup sadece kınayarak değil…

Sadece Türkiye mi bir şeyler yapmalı, hayır tabiki değil çünkü bu bir ümmet meselesi ise bütün Müslüman ülkelerin birleşerek Filistin’e, Kudüs’e, Kıble’ye sahip çıkması lazım…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ONE MUNUTE” çıkışının ardından bütün Müslüman ülkeler hep bir ağızdan “ONE MUNUTE” diyebilselerdi veya şimdi diyebilseler her şey değişecektir. 

İşte farkı burada bile görebiliyoruz: Recep Tayyip Erdoğan sadece Türkiye için değil tüm İslam alemi için bir umut ve şanstır.

Zaten Batı’nın hedefi olmuşsa sebebi de bundandır.

Evet, tüm bunlara sahip çıkmak için  önce “MESCİD-İ AKSA’YI” anlamak lazım!

Sen kıbleni sahipsiz bırakırsan elin Yahudisi de gelir bahçesinde kamp kurar, diğer elin Hristiyanı da gelip sana değil onlara destek verir…

İnsanın en ağrına ne gidyor biliyor musunuz: Batıya madden esir olmuş ya da kendi rahatı kaçmasın diye Kudüs yanarken serin serin tahtlarından seyreden sözüm olan Müslümanların halini seyretmek!

Şimdi ümmet birleşti birleşti yoksa yarın çok geç olabilir! 

1969 yılında uyuyan ümmet bugün uyanmazsa ne zaman uyanacak! 

Bugün Mescid-i Aksa, yarın öbürgün “KABE”…

İlk kıblesine sahip çıkmayanlar son kıblesini de gözden çıkarmış demektir…

İlk kıblesini anlamamış olanlar son kıblesini de anlamış değildir…

Netice: Sanırım Müslümanların en büyük imtihanı düşmanlarının ötesin de kendileriyle galiba… 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.