"Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk"

GfK Türkiye'nin, Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu için hazırladığı "Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk Araştırması" raporuna göre, Türkiye'deki Suriyeli çocukların sorunlarının başında eğitim geliyor.

"Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk"

GfK Tüketici Deneyimleri Genel Müdürü Fulya Durmuş, Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu tarafından Işık Üniversitesinde düzenlenen "Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk" konulu panelde, raporun sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.

Durmuş, çalışma kapsamında Türkiye'deki Suriyeliler ile Suriyeli çocukların sorunlarını araştırdıklarını söyledi.

Rapora göre, Türkiye'deki Suriyelilerin en büyük sorunun barınma ve kalacak yer olduğunu, bu sorunu işsizlik ve ülkelerinden ayrı olma sıkıntısının izlediğini dile getiren Durmuş, "Araştırma, Türkiye'deki Suriyeli çocukların sorunlarını da ortaya koydu. Rapora göre bu sorunların en büyüğü yüzde 46 ile eğitim." dedi.

Durmuş, eğitim sorununun yanında bazı çocukların barınma ve sağlık konusunda da sıkıntı çektiğini dile getirdi.

Araştırma kapsamında görüşülen kişilerden yüzde 57'sinin çocuklarının Suriyeli çocuklarla arkadaşlık etmesini onaylamadığını belirttiğini aktaran Durmuş, şöyle devam etti:

"Kesinlikle onaylarım ve onaylarım diyenlerinin oranı yüzde 28. Arada kalanların oranı ise yüzde 11. Araştırmadaki çocuk sahibi katılımcılar öğrencilere kıyasla Suriyeli çocuklarla aynı sınıfta eğitim görmeye olumlu bakıyor. Çocuk sahibi olanların yüzde 64'ü çocuklarının Suriyeli çocuklarla birlikte eğitim görmesini onaylayacağını belirtirken, yüzde 23'ü onaylamayacağını belirtiyor. Öğrencilerin ise yarısı sınıflarında Suriyeli çocuklarla eğitim görmeyi istediklerini belirtirken, istemediklerini belirtenlerin oranı yüzde 25."

- "Travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorlar"

Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı Çocuk/Ergen Altdal Program Direktörü Yrd. Doç. Dr. Elif Akdağ Göçek ise Suriyeli çocukların yaşadıkları psikolojik sorunlar ve travmalara değinerek, çözüm yolları konusunda bilgiler verdi.

Göçek, Suriyeli çocukların yaygın olarak geldikleri yer itibariyle travma ve travma sonrası stres bozukluğu yaşadıklarını ifade ederek, "Bu travmanın olumsuz etkileri yıllarca devam ediyor. Bunu atlatmaları için o çocukları sarıp sarmalamalıyız. Eğitimcilerimizin de çocukları, durumlarını göz önünde bulundurularak eğitilmelidir." ifadelerini kullandı.

Maya Vakfı Klinik Direktörü ve Uzman Sanat Psikoterapisti Leyla Akca Atik de Suriyeli çocukların yaşadıkları sorunları aktararak, "Sorunlar şu anda sadece çocukları birebir etkiliyor olarak gözükse de ileride onların gelişimini olumsuz etkileyeceği için toplumsal boyutta da bize sorun alanı açmaya başlayacaktır. Çünkü tek bir çocuk değil, milyonlarca çocuk var söz konusu olan." şeklinde konuştu.

Panelde ayrıca Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği Mülteci Koruma Biriminden Yazgülü Sezgin, "Türkiye’deki Mülteci Topluluklarında Çocuk İşçiliği ve Eğitime Erişim", Türk Kızılayı Bağcılar Toplum Merkezi Yöneticisi Esin Demircioğlu ise "Saha Deneyimi Üzerinden Suriyeli Çocuk Algısı" başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.

Işık Üniversitesi Maslak kampüsünde gerçekleştirilen panele Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu Başkanı Figen Özbek, Aile Hukuku Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahadır Erdem ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

- "Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk Araştırması"

GfK Türkiye'nin, Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu için hazırladığı Toplum Gözüyle Mülteci Çocuk Araştırması raporu kapsamında, "Türkiye'deki Suriyelilerin en önemli sorunları nedir?", "Türkiye'deki Suriyeli çocukların en önemli sorunları nedir? Bu sorunların çözümü için ne yapılmalı?", "Suriyeli çocukların uyum ve eğitim sorunları nelerdir?" sorularının cevabı arandı. Araştırma, Türkiye'nin kentsel ve kırsal bölgelerini temsilen seçilmiş, 26 ilde yaşayan,15-65 yaş grubunda, 1105 kişi ile telefonda görüşülerek gerçekleştirildi.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.