Trump yönetimi İhvan'ı terör listesine alacak mı?

İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı Munir Trump'ın İhvan'a ve Müslümanlara bakış açısını değerlendirdi.

Trump yönetimi İhvan'ı terör listesine alacak mı?

 ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği günden itibaren birbiri ardına özellikle Müslümanları kızdıran tartışmalı kararlara imza atması, Washington yönetiminin Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı (İhvan) terör listesine alacağı iddialarını yeniden gündeme getirdi. Bu yönde bir tasarının kısa süre önce ABD Kongresi'ne sunulması ve Trump'ın göreve başladıktan sonra görüştüğü ilk liderlerden birinin Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi olması da bu iddiaları güçlendirdi.

Söz konusu iddialara ilişkin  değerlendirmelerde bulunan İhvan yetkilileri şu aşamada sadece "spekülasyon" olarak nitelendirdikleri konuya temkinli yaklaşırken tüm ihtimallere karşı da hazırlıklı olduklarını ifade etti. Mısırlı uzmanlar ise ABD'nin İhvan'ı terör listesine alması durumunda üç boyutlu sonuçlar doğuracağını dile getirdi.

İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı İbrahim Munir, bu iddiaların şimdilik medyadaki spekülasyonlardan ibaret olduğunu henüz resmi bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.

Munir, "Washington yönetiminin İhvan'ı terör listesine alacağına dair şimdilik resmi bir adım yok. Tüm bunlar medyada dillendirilen yorumlardan ibaret. Resmi açıklama olmadan bir tepki vermemiz doğru olmaz." dedi.


 İhvan, ABD'li yetkililere kendini anlatacak

Munir'in bu çekinceli yaklaşımına karşın İngiltere'nin başkenti Londra'da yaşayan İhvan'ın önde gelen isimlerinden Muhammed Sudan, neredeyse bir asra yakın geçmişi olan teşkilatın her zaman şiddetten uzak kaldığını belirterek, "Bu gerçeği anlatmak için ABD'li siyasiler, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, milletvekilleri ve akademisyenler ile görüşmeler yapıyoruz." dedi.

Aynı zamanda İhvan'ın siyasi kanadı olan Hürriyet ve Adalet Partisi'nin Dış İlişkiler Komitesi Genel Sekreteri de olan Sudan, ABD'nin teşkilat aleyhine bir karar alması durumunda atılacak adımlar konusunda uzman ekipler tarafından çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Sudan şunları söyledi:

"Karar hangi yönde olursa olsun teşkilatın izlediği barışçıl yönteme bağlı kalacağız. İhvan, tarihinde bundan çok daha büyük baskılara maruz kaldı. Şiddetten uzak, barışçıl duruşumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz. 1928'de kurulan İhvan bugün 88 yaşında köklü bir kurum. Ne bir kişi ne de bir ülke İhvan ile terörü bağdaştırabilir, bu mümkün değil. Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de bu gerçeği gördüğü için Kongre'ye sunulan 'İhvan'ın yabancı terör örgütleri listesine alınması' şeklindeki tasarıyı reddetmişti. İhvan terör listesine alınsa dahi bu ABD sınırları içerisinde kalacaktır. Mısır veya herhangi başka bir ülkeye etkisi olacağını zannetmiyorum."

 "Trump yönetimi İngiltere'nin kararını göz önünde bulundurmalı"

İhvan Şura Meclisi Üyesi Hammam Ali de teşkilatın terör listesine alınması için tek bir gerekçe olmadığını, aksine İhvan'ın geçmişinin ve tüm delillerin terörden ne kadar uzak bir çizgide yer aldığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

Ali, Eski İngiltere Başbakanı David Cameron hükümetinin araştırmaları sonucunda İhvan'ın şiddet yanlısı olmadığının ortaya çıktığını söyleyerek, Trump yönetiminin bunu göz önünde bulundurması gerektiğini vurguladı.

İngiltere Aralık 2015'te Cameron hükümetinin hazırladığı raporda bazı İhvan üyelerinin "kapalı bir aşırıcılık ve şiddet" yanının olduğu öne sürülmüş, incelemeyi sürdürecekleri belirtilmiş ancak hükümet İhvan'ı terör listesine almamıştı.

Ali ayrıca ABD'nin İhvan'ı terör listesine alması halinde faaliyetlerini sürdürmekle beraber siyasal, medya ve yasal mecralarda gereken adımları atacaklarını dile getirdi. Ali söz konusu adımların içeriği hakkında ise bilgi vermedi.

 "İhvan'ın işi, ABD'de daha zor"

Öte yandan İslami hareketler konusunda uzman Mısırlı araştırmacı Ammar Fayid, Trump'ın İhvan konusunda izleyeceği siyasetinin henüz netlik kazanmadığını ifade etti.

Trump ile ülkedeki bazı kurumlar arasındaki çekişmelere dikkati çeken Fayid, "ABD bir kurumlar devleti. Bu tarz kararlar Ulusal Güvenlik Konseyi, Savunma ve Dışişleri bakanlıklarının, ABD'nin Ortadoğu'daki çıkarlarına uygun olup olmadığı konusundaki yönlendirmelere bağlı olarak alınır." ifadeleri kullandı.

Fayid, ABD'nin İhvan'ı terör listesine alması durumda 3 senaryonun gündeme gelebileceğini öne sürdü.

ABD'nin olası kararının Arap ve Körfez ülkelerindeki İhvan okullarına kadar uzanacak etkileri olacağını ifade eden Fayid, buna karşılık Avrupa ve ABD'deki İslami kurumların gözetim altında tutulduğu ve resmi olduğu söylenerek, teşkilat ile bağı olmadığı gerekçesiyle karardan etkilenmeyeceğini savundu.

Kararın Mısır'da ise doğrudan etkileri olacağını kaydeden Fayid, ancak bu etkinin teröre karıştıkları gerekçesiyle öyle binlerce kişiyi değil İhvan'ın öne çıkan isimleriyle sınırlı kalacağı yorumunu yaptı.

Fayid üçüncü senaryo olarak ise Suudi Arabistan'ın İhvan'ı terör örgütü kabul etmesinin ardından yaşanan gelişmelere benzer etkisiz bir durumun olabileceğini savundu.

Sisi ile Trump arasında daha ilk günlerde görülen bu yakınlığa işaret eden Fayid, "Bu durum, İhvan'a baskı yapılması noktasında iş birliğine dönüşerek, Mısır dışındaki Sisi muhaliflerinin ABD'ye girişinin yasaklanması ve Washington yönetimiyle güçlü ilişkileri bulunan diğer ülkelerde teşkilatın hareket alanının ve faaliyetlerinin sınırlandırılması gibi etkilere yol açabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Fayid ayrıca Washinton'daki durumun Londra'dakinden farklı olduğunu belirterek, İhvan'ın işinin ABD'de daha zor olduğunu, terör listesine alınması durumunda çok fazla seçeneklerinin olmayacağını söyledi.

Teksas Senatörü Ted Cruz tarafından iki hafta önce ABD Kongresi'ne sunulan tasarıda İhvan'ın "yabancı terör örgütleri listesi"ne alınması talep edilmişti.

Tasarının kanunlaşması için komitelerden geçtikten sonra önce Temsilciler Meclisi'nde, ardından Senato'da kabul edilmesi gerekiyor. Kongrenin iki kanadından da geçmesi halinde tasarı ABD Başkanının önüne gidiyor. Bu sürecin sonunda Dışişleri Bakanlığının tasarıyı uygun bulup bulmadığına ilişkin karar vermesi için 60 günlük bir süresi bulunuyor.

Cruz'un aynı yönde Kasım 2015'te sunduğu tasarı, Temsilciler Meclisi Adalet Komitesinde kabul edilmiş ancak Meclis Genel Kuruluna getirilmemişti.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.