Türkiye-AB KİK 35. Toplantısı

Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi 35. Toplantısı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sosyal Tesisleri'nde yapıldı.

Türkiye-AB KİK 35. Toplantısı

 Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Avrupa Parlamentosu'nun aldığı vizyonsuz karar gibi kararların marjinal kararlar olarak tarihe geçmesi, önümüzdeki dönemde büyük meydan okumalara karşı daha çok işbirliği yapmamız gerektiğini ifade ediyorum." dedi.

Çelik, açılışta yaptığı konuşmada, komite ile daha önce bir araya geldiğinde, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinin tek başına siyasilerin yürüteceği bir süreç olmadığını söylediğini hatırlatarak, çalışmalarını bu çerçevede sivil toplumla beraber sürdürdüklerini ifade etti.

Türkiye'nin tarih boyunca bir Avrupa devleti ve yüz yıldır da güçlü bir Avrupa demokrasisi olduğunu söyleyen Çelik, "Bu darbe girişimi Avrupa topraklarında, bir Avrupa demokrasisine karşı gerçekleşmiştir. Gurur duyduğumuz olay şudur; Türk halkının demokrasi bilinci öylesine yüksek ki, halk sokaklara dökülmüş, 241 şehit verilmiş, binlerce yaralı verilmiş ve bu darbe girişimi geri püskürtülmüştür." diye konuştu.

Sapık bir dini anlayışa dayanan askeri diktatörlük kurma hevesinin 12 saat içinde sona erdirildiğini anlatan Çelik, bir demokratik parlamento saldırıya uğradığında, Avrupa Parlamentosu'nun yapması gereken ilk işin bu parlamentoya sahip çıkmak olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'ye darbe girişiminden bir, bir buçuk ay sonrasına kadar Avrupa Parlamentosu'ndan hiçbir ziyaret olmadığına işaret eden Çelik, "Darbe girişimine karşı Türk halkının yanında olduk deniliyor, fakat retorik olarak Türk halkının yanında olmak yetmiyor." ifadelerini kullandı.

 Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi 35. Toplantısı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sosyal Tesisleri'nde yapıldı.
 

DEMOKRASİ KONUSUNDAKİ DAYANIŞMAMIZIN ALTINI ÇİZMEMİZ LAZIM 

Bakan Çelik, üst düzey bir yetkilinin konuya ilişkin açıklamasında taraflara itidal tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatarak, Mısır'da Sisi darbe yaptığında da benzer bir açıklama yapıldığını, bu nedenle kendilerinin bu açıklamaya çok kızdığını belirtti. Çelik, şöyle devam etti:

"Taraflar kim? Halkımızı öldürmek üzere bize silah doğrultanlar ile seçilmiş hükümetin temsilcileri, halkın kendisi. Dolayısıyla bütün bu çerçeve içinde eğer Türk demokrasisiyle güçlü bir dayanışma gösterilseydi dünyaya şöyle bir mesaj vermiş olacaktık; Avrupa Birliği'nin sınırları dışında da bir demokrasi saldırıya uğradığı zaman, AB kurumlarının ne kadar güçlü sahip çıktığını görecektik.

Musul operasyonunun en az 6 ay süreceği söyleniyor. Terör örgütüyle askeri mücadele sürüyor ama esas mücadelenin, DEAŞ gibi terör örgütlerinin insanlık düşmanı ideolojisiyle olması gerekir. Eğer Türkiye'de, bir Müslüman ülkede bu mesajlar verilmiş olsaydı, bir Avrupa demokrasisinde bu bahsettiğim mesajlar verilseydi, DEAŞ gibi örgütlerin radikal ideolojisine de en büyük darbe vurulmuş olacaktı. Dolayısıyla demokrasi konusundaki dayanışmamızın daha çok altını çizmemiz lazım. Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları gibi kavramların sadece belli coğrafyalara, belli siyasi ideolojilere özgü gibi anlaşılmasının önüne geçilmesi lazım.

Tarihte hiçbir halk Türk halkı kadar modern silahlara bu şekilde direnmemiştir. Türk halkı o gün demokrasi tarihini baştan yazmıştır. Buna sahip çıkılması gerekirdi. Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu'nun kararının şu olması gerekirdi; 'Biz saldırıya uğrayan Türk parlamentosuyla demokrasi temelinde sonsuz bir dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz' demesi gerekiyordu."

Bu tür açıklamaları yapmanın eleştirileri rafa kaldırmak anlamına gelmediğini de vurgulayan Çelik, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda yeryüzünde hiç kimsenin mükemmel olmadığını, bu nedenle işbirliği kanallarını açık tutmak gerektiğini ifade etti.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.