Düşeceğimiz Tek Tuzak Had Bildirmek İçin Sokağa Dökülmektir


Cemil BARLAS

Cemil BARLAS

27 Haziran 2017, 09:08

Yıllardır Türkiye'yi kaşıyorlar. Önce sağcı solcu diye başladı. Sonra bu ayrışma eksenine "laik" ve "dinci"  tanımlamaları eklendi. Tabii aynı zamanda "Türk"lük ve Kürt'lük diye bir şey var zaten. Bütün bu kaşıdıkları grupları sokağa dökmek için ellerinden gelen provakasyonu yaptılar. 12 Eylül öncesini saymayacağım. 

Gezi'de Beyaz Türkleri ve Alevileri kaşıyıp sokağa döktüler. 6- 7 Ekim Kobani, hendekler falan derken Kürtler sokaklara döküldü.  15 Temmuz'da da hain FETÖ'nün çetesinin karşısına demokrat, dindar halk mecburen çıkmak zorunda kaldı. 250 şehit verdik. 2000'den fazla kişi yaralandı.

Yani anlayacağınız Türkiye'de her kesim en az bir kere kendini sokağa çıkmak zorunda hissetmiş. Özellikle 15 Temmuz'da oluşan refleks, demokrasi ve Türkiye için çok ümit verici. Ancak oluşan bu refleksin riskli yanları da var. Elleriyle tırnaklarıyla tankları durdurmuş halk iş başa düşerse her şeyi yaparız özgüveniyle yaşıyor. Konuyu uzatmadan "Kontrollü Kemal" in yürüyüşüne getireceğim.

15 Temmuz'da vatanı, demokrasisini, canını kurtarmış halk, darbeci, kumpasçı FETÖ'cüleri aklamak için yapılan bu yürüyüşe çok sinirleniyor. "Gerekirse sokağa çıkarız derslerini yine veririz" diyenler var. İşte bu ruh hali üst aklın tam da istediği hal. 

Son on yılda parçalanmış veya darbe olmuş ülkelere bakalım. Irak, Suriye, Mısır, Libya, Tunus veya aklıma gelmeyen hangi ülke varsa hepsi için felaket sokaklarda iki karşıt görüşlü kitlenin birbirleriyle çatışmasıyla başladı. Bu çatışmaların kazananı sadece savaş endüstrisi oldu. Milyonlarca insan öldü ve sakat kaldı. Bugün çatışan grupların hangisinin haklı hangisi haksız olduğunun hiçbir önemi yok. Hepsi kaybetti.

Türkiye'de de defalarca denenip başarıya ulaşmayan bu senaryonun yeni bir versiyonu yürürlükte. FETÖ, çıkarları doğrultusunda yollara dökülen kontrollü Kemal'e yolda HDPKK da eklenecek. Ve tabi doğal olarak hepimizin sinirleri tepesine çıkacak. İki terör örgütünün söylemleri "barışçıl yürüyüş" kisvesi altında kitlelere sempatik kılınmaya çalışılacak. Bu arada evlerinde oturan demokrat kitleyi kışkırtmak için her türlü yola başvuracaklarını söylemek için de müneccim olmaya gerek yok.

Ne olursa olsun bu terör seviciler için evlerimizden çıkmayacağız. Devlet bütün mekanizmalarıyla devrede. Zaten o yürüyenleri korumak için çok yoğun güvenlik önlemleri var. Polisi Gezi'deki FETÖ'cü polis değil. İçişleri Bakanı da Süleyman Soylu. Bize oturup sabırla rezil olmalarını seyretmek ve "adalet"e yürüyenlere gerçek adaletin gelmesini beklemek düşüyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.