Cem KÜÇÜK : Cumhuriyet Operasyonu Doğru Operasyondu

Cem KÜÇÜK : Cumhuriyet Operasyonu Doğru Operasyondu

 Dün FETÖ ve PKK'nın ele geçirdiği Cumhuriyet gazetesi davasının ilk duruşması vardı. Davaya bu hafta devam edilecek ve cuma günü ara karar çıkacak. Kim ne derse desin Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon doğruydu. Sözcü'ye yapılan operasyonun altı tam dolu değildi ama Cumhuriyet yüzde yüz gerekli ve doğru bir operasyondu.


Akın Atalay vakfın başına geldikten ve Can Dündar yayın yönetmeni olduktan sonra Cumhuriyet gazetesi bir FETÖ/PKK yayın organına dönüştü. Kadri Gürsel, Hikmet Çetinkaya gibi isimler bu ddiayı komik buluyor ve 10 sene önce Fethullahçıların örgüt olduğunu yazdık diyorlar. Doğru 10 sene önce yazdılar. Ergenekon, Balyoz, Şike, KCK gibi davaların birer kumpas olduğu bugün tescillendi. Bu kumpasları yapan FETÖ'ydü.


7 Şubat, 17-25 Aralık ve Mit tırları ihanetini yapanlar da FETÖ'cülerdi. Kadri Gürseller, Can Dündarlar FETÖ'cülerin kumpas yaptığını biliyorlardı da, niye hükümeti devirmek için tertiplenen bu davalara destek oldular. Cevabı çok basit: Erdoğan'ı ve AK Parti hükümetini devirmek için. Cumhuriyet gazetesi, Doğan Grubu ve diğer bazıları da 17-25 Aralık ve sonraki operasyonların FETÖ işi olduğunu bal gibi biliyorlardı. Fethullahçıların çok daha güçlü olduğunu zannettiler. Bu işler bittiğinde FETÖ kazanır, Erdoğan kaybeder diye düşündüler ama sonuç istedikleri gibi olmadı.


FETÖ'cü Erkam Tufan Aytav, Hikmet Çetinkaya için "Onu helva gibi yaptık" demişti. FETÖ hakkında onlarca kitap yazan Çetinkaya nedense 2015'te "Ben FETÖ için örgüt demem" demişti. Onu bu ifadeye zorlayan kimdi acaba? FETÖ'cüler olmasın sakın. Çetinkaya da FETÖ kazanacak hissiyatındaydı.


Eğer FETÖ kazansa ya da 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsa Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı rahmetli Menderes'ten beter etmek isteyeceklerdi. Darbe girişimi amacına ulaşsa "Erdoğan hak etti" diyeceklerdi. Girdikleri savaşı kaybettiler ve yamuldular. Yanlarına kâr kalacak zannettiler ama  kazın ayağı öyle olmadı. Şimdi bunlara hesap soruluyor ve ciyaklamalarının sebebi bu.


Ha, bu haltı sadece Cumhuriyet yemedi. FETÖ'cüleri sadece onları koruyup kollamadı. Bunu yapan çok kişi oldu. Elbette onlar da hesap verecekler. Şimdi düşünün Can Dündar 17-25 Aralık'ın güya belgeselini yaptı. Avrupa'da bu sözde belgesel için geceler düzenledi. Hepsini finanse eden FETÖ'ydü.


Celal Kara denilen FETÖ'cü terörist savcıyla günler süren söyleşiler yapıldı, hem de 2015'te. Utanmadan "1 Numara Erdoğan"dı manşetlerini attılar. "Yüce Divana gitse hayatı bitmiş olurdu" yazılarını ön sayfadan duyurdular. Hem 17-25 Aralık'ı FETÖ'nün yaptığını bileceksin hem de FETÖ'cü firari savcı Celal Kara'nın PR'ını yapacaksın. Utanmanız olsun be.


Yetmedi, 22 Temmuz 2015'ten sonra DAEŞ'in gerçekleştirdiği Suruç Katliamı'nı fırsat bilerek PKK'nın masayı devirmesini ve yaptığı katliamları savundular. Savcı Selim Kiraz'ı şehit eden teröristleri Ahmet Şık üzerinden aklamaya çalıştılar. "Bu eylem mecbur bırakıldığımız eylem" manşetini atarak DHKP-C'ye can simidi oldular. "Erdoğan'la İŞİD'İ yenemeyiz" diyerek Erdoğan'ın DAEŞ'i koruyup kolladığını yazdılar. "Hükümetin planı seçim sonrası savaş" diyerek PKK hamiliğine soyundular.


2014'ün sonundan beri PKK yüzlerce askerimizi, polisimizi, vatandaşımızı şehit etti. Cumhuriyet gazetesi bir kere bile PKK'lı teröristleri suçlamadı. Gerilla dedi. "Dağlarda yere sigara izmariti bile atmıyorlar" diyerek PKK'yı meşrulaştırmaya devam ettiler. Cemil Bayık'lar gazetelerde aklandı, MİT müsteşarı Hakan Fidan suçlandı. "Ya Apo Kandil'e ya Biz İmralı'ya" manşetini atarak PKK'lı olduklarını ispat ettiler.


Devlet Nusaybin'e, Cizre'ye PKK'nın kökünü kazımak için operasyon yaptığında, "Devlet masum insanları katlediyor" diye yazılar yazarak devleti suçladılar. Ama PKK'nın katlettiği insanlarımız için tek kelimeyle bile PKK'yı suçlamadılar.


MİT tırları olayında Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın ve devletin DAEŞ'e yardım ettiğini ileri sürdüler. Yani bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanını terör örgütlerine destek olmakla suçladılar. Bunları o kadar rahat ve pervasız yaptılar ki, kaybedecekleri hiç akıllarına gelmedi. Çünkü 7 Haziran'dan sonra AK Parti % 41'e düşünce artık tek başına iktidar yok sandılar. Erdoğan gidici diye düşündüler. 1 Kasım'da AK Parti % 50 ile tek başına gelince önce moralleri bozuldu ama sonra gene toparlandılar. Kim bilir belki de FETÖ'cülerin darbe girişiminden haberleri vardı.


Bazıları da çıkmış Kadri Gürsel'i aklamaya çalışıyor. Kadri Gürsel defalarca Erdoğan'ı ve hükümeti DAEŞ terör örgütüne yardım etmekle suçladı. Milliyet gazetesinde de benzer yazıları yazdı ama Erdoğan Demirören onu kovdu. Cumhuriyet'te akla hayale gelmedik yazılar yazdı. Mesela 22 Temmuz 2015'te şunu yazdı: "Yabancı liderlerin Türkiye'de İŞİD terörünün bir numaralı sebebini oluşturan kişiyi arayıp Suruç için başsağlığı dilemeleri utanç verici". Aslında bunu yazdığı an gözaltına alınmalı ve hakkında gerekenler yapılmalıydı. İsteyenler girip Gürsel'in yazılarına bakabilir.


Bu arada firari Can Dündar, Kadri Gürsel ve Akın Atalay dışındaki diğer Cumhuriyet çalışanları bırakılmalı. Bylock çıkan muhasebe çalışanı hariç. Neticede Cumhuriyet operasyonu doğruydu. Bu gazete FETÖ ve PKK'nın kontrolünde. Gerçi hala öyle. Cumhuriyet gerçek sahiplerine, Atatürkçü ve Kemalistlere verilmeli. Verilsin ki, operasyon amacına ulaşsın.
 
 
 
 
 
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.