Dizlerinin üzerinde yaşamak ya da ayakta ölmek

Alaattin Çakıcı'nın yakın dostu Üzeyir Çakmaktaş, Çakıcı'nın 10 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleşecek mahkemesi hakkında açıklama yaptı.

Dizlerinin üzerinde yaşamak ya da ayakta ölmek

Alaattin Çakıcı; 15 Temmuz 2016 öncesinde Cumhurbaşkanı’na bazı icraatlarını eleştirmek gayesiyle yazmış olduğu mektuplarında “hakaret”ettiği gerekçesiyle açılan/ açtırılan birden çok zincirleme davaların ikisinden daha 10 Mayıs 2017’de Bolu Adliyesinde yargılanacak..
 
Bu davaların geri çekildiğine dair 15 Temmuz sonrası millet huzurunda verilen söze takılmanın bir gereği ve değeri yoktur.
Devleti temsil eden en tepedeki, en güven duyulması gereken idareci, kendisine güven duyarak işbaşına getiren milletinin huzurunda vermiş olduğu sözde durmamış, sözünden dönmüştür.
Bu onunla millet arasındaki bir sorundur.
Son derece ciddi ve rencide edici güven kırılmasıdır.
Tarihe kaydı düşülecek ibretamiz bir örnektir.
Alaattin Çakıcı, hiçbir zaman, hiçbir idareciden af, bağışlanma, lutuf talebinde bulunmadı.
Hukuk devletinde hakkı olan yasal haklarını talep etti, ihlalleri dile getirdi.
Hukuk devletinde, yasalar önünde insanlar eşittir.
Hukuk devleti, yargıladığı insanların kimliğine, kim olduğuna bakmaz; muhatabın suçuna bakar,somutluk varsa suçun tam karşılığıyla tecziye eder; hukuksuz, yasa dışı bir tasarrufta bulunmaz.
Şekle, şüpheyle, zanla, olabilirikle, olasılıkla, tahminle kesin ön yargı oluşturulmaz,buna dayalı olarak da hüküm tesis edilemez.
Alaattin Çakıcı,”sütten çıkmış ak kaşık” olmadığını kabul etmiş; bihakkın mahkemelerin  aleyhine kurduğu hükümlere itiraz etmemiştir.
Adil olan her hükmü,her kararı saygıyla karşılamıştır.
Ancak, kanun ve yasalarda karşılığı olmayan,”katalog suçlusu, olası tehdit, potansiyel suçlu…. ”vs gbi paranoyak gerekçelerle, zorlama, kılıfına uydurma yorumlarla haksız, katmerli ceza tayin etmeye  yasal haklarını kullanarak, kendine özgü çıkışlarla itiraz etmiş, tepki koymuştur.
Mahkemeler, Alaattin Çakıcı’ya isnad edilen suçların kanunlarda belli, sınırları çizili tam karşılığını vermemiş; kanun maddelerinde karşılığı olmayan, kanunlara aykırı olan bir yaklaşımla abartılı, hatalı, katmerli cezalar vermişlerdir..
Verilen hükümler sonrası cezaevinde ne kadar yatacağını gösteren “müddetname”bile yanlış, hatalı hatta kasıtlı olarak düzenlenerek yatması gereken süreden çok daha uzun yatması hedeflenmiştir…
 Hak ihlallerinin izale edilmesi ile ilgili yapılan tüm girişim ve müracaatlar “gizli bir el” tarafından engellendi. Tüm müracaatlar muhatab bulamadığı için akim kaldı, sonuç alınamadı…
Ankara’da Ceza davalarında yetkin bir avukata dosyası incelenmek üzere götürüldü.
Avukata dosya hakkında yönlendirici ön bilgi verilmedi.
Dosyayı kısa bir incelemeye tabi tutan avukat iki saat içerisinde görüşünü bildirdi, dosyada “hukuk cinayeti” olduğunu söyledi.
 Vekalet aldı. Davayı takip etmeye başladı..
İlerleyen süreçlerde bir noktada tıkandı ve geri adım attı..
Nedeni soruduğunda”Adalet Bakanı” dedi sadece!
Eski ANAP Milletvekili Mehmet Kocabaş, Alaattin Çakıcı’ya aktardığı bir diyalogda: “Havaalanında Erdoğan’la karşılaştım. Karadeniz delikanlılarını, sokakların milli insanlarını (Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker’i kasdederek) neden içeride tutuyorsunuz?diye sordum. Cevaben: ”onlar gün yüzü göremeyecek”dedi.
Geçen zamanda Sedat Peker bırakıldı!Alaattin Çakıcı içeride tutulmaya devam edildi. Olayın” siyasi tasarruf, hatta siyaseten katl” olduğunu izahtan varestedir…Alaattin Çakıcı, maruz bırakıldığı hukuksuzluklar, hak ihlalleri karşısında sürekli ve kesintisiz olarak hakkını aradı, durumuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirici yüzlerce mektup ve dilekçe yazdı..
Bir diğer husus, Alaattin Çakıcı, sadece kendisinin maruz kaldığı durumlarla ilgili mektuplar yazmadı, açıklamalarda bulunmadı..
Siyasal  kavga vermiş “milli bir insan” olarak da siyasal-toplumsal her konuda görüşünü açıkladı..
Doğru gördüğü icraatları destekledi, yanlış bulduklarına sert eleştirilerde bulundu…
Ahmet Türk’ün, imtiyazlı FETÖ tutuklusu Ömer Faruk Harmancı’nın sağlık gerekçeleriyle serbest bırakıldığı şu günlerde, onlarca tam teşekküllü üniversite hastanelerinin “Alaattin Çakıcı’nın sağlık durumu cezaevinde yatmaya elverişli değildir” raporlarına rağmen bu hakkın Alaatti Çakıcı hakkında işletilmemesi de ayrıca manidar ve düşündürücüdür.
Şimdi,10 Mayıs 2017 ’da Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanacak.
Kendisini, kendisine has birikimi ve üslubuyla savunacak.
Maruz kaldığı haksızlıkları ve nedenlerini açıklayacak.
Dün olduğu gibi bugün de pervasız, kaygısız, yüksek sesle “kral çıplak”diyecek.
Ayrıca,çıkarılacağı Bolu adliyesine dost-düşman, ”baltacı”… vs herkes gelebilir özgüven ve meydan okuyuşunu açıkladı.


Üzeyir Çakmaktaş
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.