Çavuşoğlu: Schulz, elinden geleni ardına koymasın

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'un idam cezasının getirilmesi halinde Türkiye ile müzakerelerin durdurulacağına yönelik açıklamalarına ilişkin, "Schulz'un bu tehditkar açıklamalarının bizde hiçbir etkisi yok. Hiç kusura bakmasın. Önce AP'deki PKK faaliyetlerini durdursun. Gücü yetiyorsa yine AB üyesi ülkelerdeki teröre destek veren faaliyetlere karşı söylem içinde olsun. Ekonomik yaptırımlarla ilgili de elinden geleni arkasına koymasın. Gerekeni, ne yapmak istiyorsa yapsın." dedi.


Çavuşoğlu ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türkiye-Çin Dışişleri Bakanları İstişare Mekanizması 1. Toplantısı'nın ardından bakanlık resmi konutunda ortak basın toplantısı düzenledi.
 
Son dönemde çeşitli düzeylerde karşılıklı ziyaret ve görüşmelerin ikili ilişkilerin gelişmesine büyük katkı sağladığını söyleyen Çavuşoğlu, Çin ile stratejik işbirliğinin giderek güçlendiğini ve çeşitlendiğini ifade etti. Siyasi ilişkilerin de bu çerçevede güçlendiğini dile getiren Çavuşoğlu, güvenlik  alanında yakın işbirliği içinde olduklarını belirtti.
 
Bugünkü toplantıda ekonomik işbirliğini geliştirmek için hangi  adımların atılması gerektiği üzerine görüş alışverişinde bulunduklarını aktaran  Çavuşoğlu, "Ticaretimizi artırmalıyız. Ama Çin'in lehine olan ticaret açığını da  dengelememiz lazım. O sebeple de ürünleri çeşitlendirelim ve Türkiye'nin ihraç  ettiği ve edeceği ürünlerin önündeki engelleri kaldırma konusunda Çin'in olumlu  bakışını bir kez daha görmekten mutluluk duydum." diye konuştu.
 
Karşılıklı yatırımları da artırmak gerektiğinin altını çizen  Çavuşoğlu, Çin'in Türkiye'de bankacılık, enerji, ulaşım gibi birçok alanda  yatırım yapmak istediğini bildiklerini ve bu firmalara ellerinden gelen desteği  vermeye devam edeceklerini anlattı.
 
Çavuşoğlu, Çin firmalarının Türkiye'de planlanan mega projelere  yönelik ilgisine de dikkati çekerek, "Londra'yı Pekin'e bağlama hedefimiz var.  Çin, Batı'ya doğru hareket ediyor. Biz de Çin'e doğru hareket ediyoruz. İnşallah  ortak bir noktada ilişkilerimizin tüm boyutuyla birlikte buluşacağız." ifadelerini kullandı.
 
Halklar arasında kültürel bağları güçlendirmek konusundaki  kararlılıklarını dile getiren Çavuşoğlu, eğitim ve turizmin bunu sağlamada önemli  bir mekanizma olduğunu vurguladı. Çin vatandaşlarının Türkiye'yi çok sevdiğini  bildiğini ve daha fazla Çinli turistin Türkiye'ye gelmesini istediklerinin altını çizen Çavuşoğlu, Çin'in 2018 yılını "Türkiye Turizm Yılı" ilan etmesinden büyük  memnuniyet duyduğunu söyledi.
 
İdam tartışmaları
 

Bakan Çavuşoğlu, gazetecilerin, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı  Martin Schulz'un idam cezasının getirilmesi halinde Türkiye ile müzakerelerin  durdurulacağına yönelik basında yer alan ifadelerinin hatırlatması üzerine,  Schulz'un söylediklerinin kendileri için çok fazla öneminin olmadığını belirtti.  "Schulz'un gücü yetiyorsa öncelikle AP'de PKK faaliyetlerine son versin, bunları  engelleyebilsin. Öyle görünüyor ki ya destekliyor kendisi ya da gücü yetmiyor."  diyen Bakan Çavuşoğlu, Schulz'un hep üst perdeden, tehditkar tavırlarını  sürdürdüğünü, ancak bu tavırların kendilerini etkilemediğini kaydetti.  Kendilerinin karar alırken Türk halkından güç aldığını söyleyen Çavuşoğlu, şöyle  devam etti:
 
"Türkiye-Avrupa Birliği (AB) temasının devam etmesini arzu ederken de  esasen gerçek niyetini söylüyor. Diyor ki diyaloğu devam ettirmezsek, muhalefete,  Türkiye'de karşıtlarına sahip çıkamayız. Kimi kastediyorsunuz CHP mi MHP mi?  Hayır, PKK ve onun yandaşlarını kastediyorsunuz. Türkiye ile ilişkilerin  karşılıklı çıkar çerçevesinde önemini söylemiyor. Ne için Türkiye ile diyaloğun  devam etmesini istediğini de açıkça söylüyor. Türkiye'deki gelişmelerle ilgili  Schulz'un ve arkadaşlarının açıklamaları var. PKK'lılar da çok iyi savunuyorlar.  Peki bizim en son şehit kaymakamımızın teröristler tarafından şehit edildikten  sonra Schulz ve onun gibi düşünenlerin herhangi bir açıklaması oldu mu? Yani bir  PKK'lı çok önemli ama bizim kaymakamımızın, diğer şehitlerimizin, hatta PKK'nın  katlettiği Kürt vatandaşlarımızın hiçbir değeri, hiçbir önemi yok. Dolayısıyla  Schulz'un bu tehditkar açıklamalarının bizde hiçbir etkisi yok. Hiç kusura  bakmasın. Önce AP'deki PKK faaliyetlerini durdursun. Gücü yetiyorsa yine AB üyesi  ülkelerdeki teröre destek veren faaliyetlere karşı söylem içinde olsun. Ekonomik  yaptırımlarla ilgili de elinden geleni arkasına koymasın. Gerekeni, ne yapmak  istiyorsa yapsın. Ve gerçekten AB'nin ve parlamento başkanının iki yüzlülüğünü,  çifte standardını her zaman olduğu gibi görüyoruz. Sadece biz değil, halkımız da  bunu çok iyi görüyor.
 
Demokrasi, insan hakları gibi konularda bize ders vermeye çalışanların  iki yüzlülüğünü sanırım Çin de bizim kadar iyi biliyor."
 
"Kıbrıs konusunda yapıcı tutumumuzu sürdürüyoruz"
 
Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs müzakerelerine ilişkin son durumun sorulması  üzerine de iki tarafın 4 fasıl üzerinde gerçekten önemli mesafeler kat ettiğini  dile getirdi. Türkiye'nin İsviçre'de bir hafta süren müzakereleri desteklediğini  ve elinden gelen katkıyı sağladığını ifade eden Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler'in  açıklamasında görüldüğü üzere Rum tarafının talebiyle bu müzakerelere ara verildiğini hatırlattı.
 
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "İki tarafın anlaşması çerçevesinde  müzakerelerin önümüzdeki hafta sonu tekrar aynı yerde başlaması öngörülüyor. Bir  an evvel de beşli formata geçilip, bu son fırsat olan müzakere sürecini başarıyla  tamamlamak ve sonuçlandırmak istiyoruz. Türkiye olarak her zaman olduğu gibi bu  konuda yapıcı tutumumuzu sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin açıklamaları

 
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, "Çin ve Türkiye terör mağdurudur. Güvenlik ve terörle mücadele işbirliğimizi güçlendirmek, ülkelerimizin temel ve ortak çıkarlarına uygundur ve karşılıklı siyasi güvenimizi  sağlamlaştırmaya ve somut iş birliğimiz için daha sağlam bir temel atmaya yardımcıdır." dedi. 
 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Çin Dışişleri Bakanı Wang, Türkiye-Çin Dışişleri Bakanları İstişare Mekanizması 1. Toplantısı'nın ardından bakanlık resmi konutunda ortak basın toplantısı düzenledi.
 
Wang, Türkiye'ye gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, geçen  yıl Antalya'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nde kararlaştırılan ve iki ülke  arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan "Türkiye-Çin Dışişleri Bakanları  İstişare Mekanizması"nın ilk toplantısının açık ve samimi şekilde gerçekleştiğini  vurguladı.
 
İki ülkenin karşılaştığı yeni fırsatları değerlendirerek stratejik iş  birliğinde daha hızlı ilerleme kaydetmeyi hedeflediğini belirten Wang, "Her iki  taraf da kalkınma stratejilerimizi birleştirerek karşılıklı yarar ve çifte kazanç  gerçekleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İş birliğimizin temeli iyidir, birbirini tamamlayabilirliği güçlü ve perspektifi çok geniştir." diye konuştu.
 
Terörle mücadele

 
Wang, iki ülkenin terörle mücadele işbirliğini derinleştirip ortak güvenliği birlikte kurmak yönünde hemfikir olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam  etti:
 
"Çin ve Türkiye terör mağdurudur. Güvenlik ve terörle mücadele iş  birliğimizi güçlendirmek, ülkelerimizin temel ve ortak çıkarlarına uygundur,  karşılıklı siyasi güvenimizi sağlamlaştırmaya ve somut iş birliğimiz için daha  sağlam bir temel atmaya yardımcıdır. Daha geniş bir iş birliği perspektifi yaratabiliriz. Her iki taraf olarak karşı tarafın ulusal egemenliğini,  güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına kararlı destek vermeyi taahhüt  ederek, kendi ülkesinde karşı tarafın ulusal güvenliğine zarar verecek olayların  meydana gelmesine asla müsamaha gösterilmeyeceğini taahhüt ettik."
 
Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Wang, gelecekte de ikili  görüşmelerin devam edeceğini vurgulayarak, "İnanıyorum ki görüşmelerimizde  mutlaka siyasi çözümde ısrar ederek, bölgesel barışı birlikte korumamız gerektiği  kanaatine ulaşacağız." ifadesini kullandı.
 
Batı Asya ve Kuzey Afrika'daki gelişmelere işaret eden Wang, "Mutlaka  uluslararası terörle mücadele iş birliğimizi güçlendirmeliyiz." dedi.
 
Bölgesel sorunların siyasi çözümünün Birleşmiş Milletler (BM)  yönetiminde aranması gerektiğini belirten Wang, "Gerçeklere uygun olan ve  tarafların hassasiyetlerine dikkat eden çözüm birlikte bulunmalıdır." diye  konuştu.
 
Türkiye ve Çin ilişkilerinin olgun ve istikrarlı bir kalkınma  aşamasına girdiğini vurgulayan Wang, "Şu an Çin halkı Çin Komünist Partisi'nin ve  Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşlarının 100. yıl dönümleri için konan hedefleri  gerçekleştirmeye çabalıyor. Türk halkı ise 2023 hedeflerini gerçekleştirmeye  çabalıyor. İki ülkenin müthiş rüyaları ve parlak kalkınma perspektifi bulunuyor.  Türk tarafıyla karşılıklı siyasi güvenimizi daha da güçlendirerek karşılıklı  yararlı işbirliğimizi derinleştirerek ülkelerimizin kendi müthiş hedeflerini  gerçekleştirmesi için hizmette bulunmaya hazırız." değerlendirmesinde bulundu.
 
Çin- ABD ilişkileri
 
Wang, bir gazetecinin ABD Başkanlığı'na seçilen Donald Trump ile bir  temas kurup kurmadıkları yönündeki soru üzerine, iki ülkenin ilişkilerini daha da  geliştirmek ve derinleştirmenin ABD'de gerek Cumhuriyetçi gerek de Demokratların  ortak fikri olduğunu söyledi.
 
Obama hükümetiyle var olan işbirliğini devam ettirmeyi ve ilişkilerin  ABD’nin gelecek yönetimine de istikrarlı bir şekilde geçiş yapmasını arzu  ettiklerinin altını çizen Wang, "Ayrıca Trump ekibiyle irtibata geçerek  karşılıklı anlayışı daha da artırmayı ve işbirliğimiz için mutabakatımızı daha da genişletmeyi istiyoruz." dedi.
 
Kendilerinin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Trump’ı kutlayan  mesajda belirttiği gibi çatışmama, karşı karşıya gelmeme, karşılıklı saygı,  işbirliği ve çifte kazanç ilkelerine dayanarak ilişkilerin yeni başlangıçla daha  büyük ilerlemelerin kaydedilmesine hızlandırmaya hazır olduklarını ifade eden Çin  Dışişleri Bakanı Wang, bunun için ABD ile ortak çaba sarf etmeye hazır  olduklarını dile getirdi.
 
"Türk tarafıyla iş birliğimizi güçlendirmeyi arzu ediyoruz"
 
Konuk bakan, hem Çin hem de Türkiye’nin dünya çapında büyük ülke ve  yükselen ekonomiler olduğunu vurgulayarak, "Aramızda bazı sorunlar olmasına  rağmen, iş birliğimizin gelişme potansiyeli hala çok büyüktür. Türk tarafıyla  işbirliğimizi ve karşılıklı güvenimizi daha da güçlendirmeyi arzu ediyoruz ve bu  bağlamda ilişkilerimizi daha da ileriye götürmeye hazırız." diye konuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Devrim özer - 3 hafta önce
Çocukça bir sölem, devlet adamlığından uzak bir söylem.
Sanki mahalle kabadaysı
Ülkem bu zihniyet yönetmekte