İngilizlerin 15 Temmuz Raporu Tam Olarak Ne Diyor?


Cem KÜÇÜK

Cem KÜÇÜK

28 Haziran 2017, 05:24

 İngiliz Parlamentosu'nun Dış İlişkiler Komitesi 21 Mart 2017'de "Birleşik Krallık'ın Türkiye ile İlişkileri (The UK's relations with Turkey)" başlıklı bir rapor yayınladı. Altı bölüm ve sonuç bölümünden oluşan rapor Türkiye'nin İngiltere ile stratejik ilişkilerini, Türk devletinin DAEŞ'e karşı verdiği haklı mücadeleyi, PKK'dan gelen tehditlere nasıl cevaplar verildiğini ve Türkiye'de demokrasi konusunu tartışıyor.


Komite'nin raporunda tartışılacak çok konu var ama buradaki hayati konu İngiliz devletinin 15 Temmuz darbe girişimine nasıl baktığı ve Türkiye'nin darbe girişiminden hemen sonra izlediği politikayı değerlendirme biçimi. Türk medyasında raporla ilgili bazı şeyler yazıldı ama genelde önyargılı yorumlar yapıldı.  Aralarda bazı ayrıntılara bakılırsa aslında tartışılması gereken kritik noktalar var. Ben de bu raporun 15 Temmuz'la ilgili tam olarak ne dediğini aktarmaya çalışacağım.


Raporun 3. bölümü "Darbe girişimi ve Gülenistler (The coup attempt and the Gülenists)" başlığını taşıyor. Türkiye tarihinde daha önce de darbeler olduğunu belirten rapor, halkın ilk kez bir darbeye karşı sokağa çıkarak bunu önlediğinin altını çiziyor. Ardından da şu soruyu soruyor: "15 Temmuz'un arkasında kim var?" Bu soru elbette bizler için abes ama İngiliz devletinin bulguları ve konuştukları  kişilerden elde ettikleri malzeme önemli.


74. maddeye göre 15 Temmuz darbesine karışan askerler 4 gruba ayrılmış. Birinci grup Pensilvanya'da yaşayan terörist başı Fethullah Gülen'in her dediğini emir telakki eden ve uygulamaya koyanlar. Rapor bunlara Gülenistler diyor ama biz FETÖ'cüler tabirini kullanacağız.  İkinci grup Mustafa Kemal'in görüşlerine sıkı sıkıya bağlı, Türk milliyetçiliğini savunan ve geçmişten beri PKK ile mücadelede şahin görüşü temsil edenler. Rapor bu grubu "Kemalistler" demiş. Üçüncü grupta sadece çıkarlarını ve pozisyonlarını düşünen, kim güçlüyse ona yanaşanlar ve ideolojileri olmayanlar var. Dördüncü grup ise darbe girişimine katıldığı halde yalan söyleyen ya da komutanlarının baskılarıyla katılmak zorunda kaldıklarını iddia edenlerden oluşuyor.


Raporu hazırlayanlar, konuştukları kaynaklar, farklı çıkar gruplarının darbeye karıştıklarını söylese de hükümet darbe girişiminin baş faili olarak FETÖ'yü gördüğü için Komitedekiler bütün dikkatlerini FETÖ'ye yöneltmişler.  Komite "FETÖ" ya da "Paralel Devlet" tabirlerini kullanmamış. Ancak "hizmet" ya da "cemaat" ifadelerini de kullanmamış, sadece Gülenistler demiş.


Komite üyeleri rapordan anlaşıldığı üzere Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Dış İşleri Bakanımız ile görüşmüşler. Tabii Londra'daki Türk büyükelçimizle de. Bizim yani devletimizin rapora yansıyan görüşlerine göre FETÖ'cüler devleti ele geçirmek için her türlü komployu yapan, kurumlara sızmak için eğitim kurumlarını araç olarak kullanan terörist bir yapı. FETÖ'cüler ise kendilerini tam tersi olarak lanse etmişler. Eğitim ve hayır işleri yapan, siyasetle işleri olmayan bir yapı olarak tasvir ediyorlar kendilerini.


Geçmişe dönük AK Parti ile FETÖ'nün müttefik olduğunu belirten rapor 2013 Kasımı'nda dershaneler meselesiyle aranın yavaş yavaş bozulduğunun altını çizmiş.  FETÖ için büyük bir gelir ve adam devşirme sistemi olan dershaneler kaldırılmak istenince ipler koptu. FETÖ'cülerin ne kadar sahtekar olduğunu bu rapora verdikleri bilgilerde de anlıyoruz. "15 Temmuz darbe girişiminden önce kamuda 60 bin kişi görevlerinden uzaklaştırılmıştı" yalanı raporun 83. maddesinin 3. bendinde var. FETÖ'cülere göre Aralık 2013'ten beri devlet onları kamudan atmıştı. Tabii bu yalanın en kuyruklu olanı.


Tam burada Komiteye konuşan Londra Üniversitesi, Savunma Çalışmaları Bölümü'nden Bill Park şöyle diyor: "AK Parti'yi destekleyenlere göre daha iyi eğitimli olan Gülenistler yargıya, akademiye, medyaya, emniyete sızdılar. AK Parti hükümeti sayesinde hızla yükseldiler ve AK Partililer de onlara sempatiyle bakıyorlardı."


Bu bilgiler üzerine Komite, Bill Park'a 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ'nün ne kadar dahli vardır diye soruyor. Park'ın cevabı: "Muhtemelen yüzde 60. Subayların bu kadar önemli görevlerde olmasının sorumluluğu da elbette AK Parti'dedir."  Park da burada işi AK Parti'ye getiriyor ama bir generalin ne zaman orduya girdiğini hiç sorgulamıyor.


Bir sonraki yazıda rapora yansıyan FETÖ'cü subayların ifadelerini, İngiliz siyasilerin yorumlarını ve aslında FETÖ'nün bazı sorulara niçin cevap veremediğini irdeleyeceğiz.
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YazarKara M.Paşaoğlu - 5 ay önce
Cem bey rapora analiniz mükemmel ancak İngilizler bu raporda bile katmanlar oluşturma ve Devletimizi suçlama çabasında
bizler yaşamımızda sanki hiç hata yapmamış gibi geçmişimiz olan Osmanlı'yı,Cumhuriyet döneminde Atatürk'ü,Şimdilerde Cumhurbaşkanımızı eleştirmekten ötekileştirmekten geri duramıyoruz.
Bu da bizi birbirimize karşı hasım haline getirip,enerjimizi İç siyasi çekişmelerle tüketip,terörle mücadele ve ulusal ve uluslararası arenada başarılarımızı engelleyip hızımızı kesiyor
Osmanlı'yı,Cumhuyeti ve Atatürk'ü ve son çeyrek asra damgasını vuran Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ı birbirinin dúşmanıymış gibi gören bayat oyunlara kanmaktan vazgeçip
tüm geçmişimizi eğrisi-doğrusuyla kabullenip,kenetlenerek yarınları için enerjisini harcayan bir Millet olarak Tarih sahnesinde haklı yerimizi almalıyız
bunun temelleri Siyasi iktidar,
Üniversiteler,STÖ'lerle anlatılmalı
tek çözüm birlik ve beraberliktir
Fetö dahil tüm terör örgütlerine ve ABD,AB gbi vampirlere kullanabilecekleri bir alan bırakılmamalıdır.
Ben Türk'üm diyen Vatanı Bayrağı dúşünen herkes geçmişimizin olumsuzluklarıyla ayrışmaktan vazgeçip, geçmişimizin destanlarıyla övünerek birleşmenin yolunu bulmalıdır
toplumsal barış projesini Büyük Türkiye Cumhuriyeti haketmiyor mu?
Avatar
ali veli - 5 ay önce
Darbenin arkasındaki birğüç Amerikaysa diğer güçte İngiltere dir,Avrupa dır,kısaca Nato Gladyo girişimidir,işin özü budur diger şeyler yanılgıya götürür,ama onların kendilerine yansıtma şekillerini okumadada fayda var.Saygılar