Katar Operasyonunu Kim Organize Etti?


Cem KÜÇÜK

Cem KÜÇÜK

07 Haziran 2017, 08:32

Suudi Arabistan ve Mısır'ın başını çektiği konsorsiyumun Katar'la bütün diplomatik bağları kopardığını açıklaması dünya gündemini sarstı. Körfez ülkelerinin Katar'a karşı böyle bir tavır almasının mutlaka  bir mantığı ve sebebi olması lazım. "Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü?" sorusu tam şu an Ortadoğu için geçerli. 

Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın dün akşam yaptığı, "Burada farklı bir oyun oynanıyor ama bu oyunun arkasında kimler var şu anda onu henüz tespit edebilmiş değiliz" açıklamasını da bir kenara koyalım. Akıl süzgeciyle geçersek Katar'a yapılan operasyonu daha iyi anlarız. Bahreyn, Yemen, Libya gibi ülkeleri bir kenara bırakalım, çünkü bu ülkelerin bırakın dünyayı kendi coğrafyalarında bile olayların seyrini değiştirecek gücü yok.  Birleşik Arap Emirlikleri'nin İsrail'le dostluğu herkesin malumu. İsrailli işadamı, aynı zamanda Mossad ajanı Mati Kochavi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) bütün güvenlik ve siber işlerini yapıyor. Mursi'nin devrilip darbeci Sisi'nin Mısır'da başa gelmesinde BAE'nin özel bir gayreti vardı. 

İzleme ve gözetleme alanında merkezi Zürih'te bulunan AGT International şirketinin sahibi Kochavi'nin BAE ile ilişkileri gizli değil ama kapalı. Dolayısıyla İsrail'e göbekten bağlı BAE'nin tavrı anlaşılır. Mısır, Batı'dan aldığı destekle Mursi'yi indirdi ve darbeci Sisi iktidara geldi. Hem ABD hem de İngiltere Mısır'a karşılıksız silah yardımı yapıyor. Mısır'ı ayakta tutan biraz da bu. Peki Kral Selman'ın iktidara gelmesinden sonra Suudi Arabistan daha dengeli bir politika izliyordu. Önceki yönetimden farklı olarak Kral Selman yapıcı ve Batı ile mesafeliydi. Arabistan Kralı'nı kim ikna etti sorusu akılda belirdi. Gelen haberlere göre Kral Selman'ı oğlu ikna etmiş. ABD ile samimi ilişkileri olan Kral'ın oğlu babasını Katar konusunda ikna etmiş. 

Peki hedeflenen nedir? Katar terörü finanse etmekle suçlanıyor. Önüne birtakım ödevler konuyor ve bu ödevleri yerine getirirse her şeyin normale döneceği söyleniyor.  Hürriyet gazetesinde yazan habere göre Katar'a sunulan beş ödev şöyle: 

-Terör örgütü olarak kabul edilen grup ve hareketlere maddi desteğe derhal son vermesi. Bunlar Müslüman Kardeşler, DEAŞ ve El Kaide olarak sıralanıyor.

- Yemen’de hükümete karşı savaşan Şii Husilere mali desteğin kesilmesi.

- İran’ın bölgede etkisini güçlendirme çabalarına karşı çıkması ve bu ülkeyi destekleyen tutumu terk etmesi.

- Katar merkezli ve uluslararası yayın yapan El Cezire televizyonunun yayın politikasının değiştirilmesi.

- Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından varılan anlaşmaların yerine getirilmesi.

El-Cezire özgürlükçü yayın yapan bir kanal. Bu durum elbette Arabistan ve Mısır'ı rahatsız ediyor. BBC, CNN kadar etkili yayın yapan El-Cezire'nin yumuşaması isteniyor. Basın özgürlüğünden dem vuranlar umarım bunu görürler. 

Ayrıca silaha ve şiddete bulaşmayan Müslüman Kardeşler'i terör örgütü olarak kabul edin baskısı Katar'da Mısır ve Arabistan tarzı bir yönetimin  istendiğini gösteriyor. Yani Katar'da iktidarı devirip Körfez ile uyumlu bir lider başa getirilebilir. Suudi Arabistan Dış İşleri Bakanı El-Cubeyr'e "Doha’ya askeri yaptırım olacak mı?” sorusu soruldu dün. Bakan da temkinli bir dil kullanarak, “Umarım olmaz” yanıtını verdi. Katar istediklerini yapmazsa her şey mümkün olabilir. 

Bu krizin çıkmasıyla alakalı bir diğer iddia da Financial Times'dan geldi. Gazete nisanda Irak’ın güneyinde avlanmaya giden 26 Katar kraliyet ailesi üyesinin El Kaide bağlantılı gruplar tarafından kaçırıldığını ve fidye istendiğini aktardı. Gazeteye konuşan Suriyeli muhalifler Tahrir el Şam’a yapılan ödemenin 300 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Bir diplomat da, “Katar’ın İran’a da ödeme yapması Suudi Arabistan için bardağı taşıran son damla oldu” dedi. İddiaya göre Tahrir el Şam’a yapılan fidye ödemesine bağlantılı olarak Irak’ta faal İran destekli Hizbullah Tugayları (Kata’ib Hizbullah) ile Tahran yönetimine de toplam 700 milyon dolar ödendi. (Hürriyet Gazetesi) 

Tabii tüm bu olup bitenler Türkiye'yi yakında ilgilendiriyor. Katar bizim dostumuz. En kötü zamanlarda yanımızdaydı. 15 Temmuz'da bizi ilk arayan Katar yönetimiydi. O yüzden bizim desteğimiz çok önemli. Dikkatli olmakta fayda var. Burada pis bir oyun dönüyor. Çok geçmeden kokusu çıkar. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YUSUF CETINTAS - 3 hafta önce
EGER TERORE DESTEKSE MEVZU TURKIYEDE TEROR ESTIRENLERE KIMLERIN SAHIP CIKTIGI KIMLERIN DESTEK VERDIDIGI ORTADA BASTA ABD VE ALMANYA OLMAK UZERE ELBET BIR GUN C ALLAH BUNLARIN CEZASINI VERECEKTIR
Avatar
Karabeyoğlu cengiz - 3 hafta önce
Çok iyiaraştırma ve tesbit avrupa ufak bir terör desteğine hertürlü yaptırımı uygularken katara neden sessiz çünkü bölgedekienyakın komşu arap ülkelerini öne sürerek arap ların birbirine karşı husumet inioluşturarak müslümanların bibirlrrine güvensizlliğine algı operasyonu oluşuyor Katara destek verelim
Avatar
Kemal - 3 hafta önce
Oyun belli israil ve ABD destekli hizaya getirme projesi eğer katar dik durabilirse veya durmak isterse bunlara ne kadar göğüs gerer hep birlikte göreceğiz.Türkiyenin desteği çok önemli hatta türkiye açıkca katara desteği ifade ederek bir anlamda abd ve israile mesaj vermeli.Fetöyü iade etmeyeceği trump hükümetinin belli zaten trump'ın buna güce pek yetmez.Mit acilen harekete geçip yurt dısında devlet aleyhine çalışan fetöcüleri susturmalı.
Avatar
Birgül Parmak - 3 hafta önce
Akılsız bazı Müslümanlar kendi elleriyle kendi topuklarına sıkıyorlar yazık ALLAH CC lu Isla eylesin
Avatar
Ahmet nasîr - 3 hafta önce
Sizi her firsatta takip ediyorum aslında beğeniyorumda diyebilirim fakat ülkemizi karıştıran Abd yi görmemezden gelmemi doğrusu anlayamıyorum başkalarına karşı seni savunurken haklı çıkıyorlar galiba üzgünüm bize asıl vuranı neden dillendirmiyorsun.
Avatar
Napsitli - 3 hafta önce
Sayin Kücük tek basiniza bizim bütün samanlik müslümani yazarlardan daha etkilisiniz
Avatar
yunus - 3 hafta önce
terörün aga babası ABD terör yandası arıyorsa aynada kendine baksın .ABD fazla olmaya basladı . islam ülkeleri abd ile ilişkisini kestigi gün abd diye bir devlet kalmaz bu vurdum duymazlık da nedir artık açsın gözlerini.bugün katar yarın sırada kendileri varuyanmaları lazım
Avatar
Turgay ŞIK - 3 hafta önce
Katar'a karşı alınan bu ani ve sert kararların arkasında asıl neden dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçısı olduğudur.
2016 yılının başlarında İsrailli Isramco ve Modiin şirketleri Akdeniz'de bulunan Tamar bölgesindeki yüksek rezervli bir doğalgaz alanı buldu. Ayrıca Rum kesimi ile ittifaka giren İsrail, gözünü Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz yataklarına diktiğinden Katar’ın elindeki bu gücü itibarsızlaştırarak kendi elini güçlendirmektir. Kısaca bu operasyonun perde arkası Siyonistlerin oyunudur.