banner46

Kılıçdaroğlu’nun Başını Okşamak Lazım


Ahmet DUVARCI

Ahmet DUVARCI

10 Temmuz 2017, 09:04

Dünya tarihinin “Adalet” talep eden en absürt yürüyüşü dün Maltepe’de tamamlandı. 

FETÖ ve PKK’lı teröristleri destekleyerek ulusalcı/Kemalistlerin çoğunluğunu saflarından uzaklaştıran Kılıçdaroğlu’nun –Cem Küçük’ün tâbiriyle- hakikaten başını okşamak lazım.

Bir toplumsal hareket ancak bu kadar akılsızca programlanıp hayata geçirilebilirdi. 

Öngördüğümüz gibi hiçbir kaos senaryosunun hayata geçmesine öncelikle senin yüksek zekân fırsat vermedi. Aferin sana Kılıçdaroğlu...

Maltepe Mitingi, Balzac’vâri bir ifadeyle tam bir “CHP Komedisi”ne dönüştü.

CHP’li vekiller Aykut Erdoğdu, Eren Erdem, Mahmut Tanal ve CHP Genel Sekreteri Kamil O. Sındır, AK Parti’nin 2013’teki 1,2 milyonluk Kazlıçeşme Mitingi’ni, “İşte Maltepe’den kareler” şeklinde methiyeler düzerek tweetledi.

Fotoğraflara zoom-in yapanlar ise, “Maltepe Mitingi” diye paylaşılan fotoğraflarda devasa Recep Tayyip Erdoğan posterleriyle karşılaştı.

Şaka değil, gerçek.

15 Temmuz sonrası ABD Ankara Büyükelçisi John Bass tarafından talimatlandırıldıktan sonra Yenikapı Ruhu’nu satan bir ana muhalefet liderinden “Gandhi” çıkarmayı başaramadılar...

Kılıçdaroğlu’nun 25 gün süren efsanevî(!) yürüyüşüne sahip çıkanların sayısı sanıldığı gibi 1 ya da 2 milyon değil, 175 bin oldu. 


Amacım niceliği küçümsemek değil. Ancak, “Adalet Yürüyüşü”nün ne denli Türkiye aleyhtarı, anti-milli bir söylem ve eylem üzerine kurgulandığı çok çok açık. Gerçek Atatürkçüleri kandırmaya kalkmanın bir âlemi yok. 

Terör örgütleri adına bir yerlerden programlandığınızda, elde ettiğiniz sonuçlar da o nispette güdük ve etkisiz kalıyor işte millet nezdinde...

Kılıçdaroğlu’nun yanında görmek istediği tüm Kemalist aktörler, PKK ve FETÖ’yle kol kola giren CHP liderinin karşısında konumlandı.

Ne Metin Feyzioğlu, ne Ümit Kocasakal, ne Deniz Baykal, ne de Doğu Perinçek yüz verdi Kılıçdaroğlu’nun PKK ve FETÖ’cüler için adalet isteyen yürüyüşüne...

“Yurtta Sulh” zihniyetiyle adı sıkça anılan Meral Akşener bile pragmatik davranmak suretiyle bu rezâlete ortak olmadı.

İşte bu gerçekler ışığında, Atatürk’ün partisini heder eden Kılıçdaroğlu’nun, iktidar için ne büyük bir şans olduğunu dün bir kez daha idrâk ettim.


24 Haziran 2017 tarihli “Mehmetçiğin Katilleriyle Aynı Safta Adalet Yürüyüşü” adlı yazımda aynen şu satırları kaleme almıştım.

“...Kılıçdaroğlu önümüzdeki dönemde, siyasî kariyerini bitiren son aksiyon olarak yâd edecek arşınladığı bu yolları... 

Sonu kocaman bir “Sıfır”a tekâbül edecek olan bu yürüyüşle, hâlihazırda ağır hasarlı olan siyasî itibarı tamamen yerle bir olacak Kemal Kılıçdaroğlu’nun... 

Kılıçdaroğlu’nun kitleleri mobilize etme kabiliyetinden yoksun, etkisiz biri olduğunu Erdoğan’dan nefret edenler bile çok çok iyi biliyor çünkü...”


Evet.

Gerçek Atatürkçülerle yol yürümek yerine, 17-25 Aralık 2013’ten itibaren FETÖ’nün suç ortağı olmayı yeğleyen Kılıçdaroğlu, FETÖ ve PKK’lılar için gerçekleştirdiği bu yürüyüşle “kendi kendini bitirmek” bağlamında son derece başarılı olmuştur.

“Adalet Yürüyüşü”, Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki iki yıl içinde siyaset sahnesinden silinmesi adına çok çok önemli bir manivela görevi görmüştür.

Arrivederci Kılıçdaroğlu...

banner47
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.