Eski Kültür Bakanı'ndan Tarih Romanı

Eski Kültür Bakanı Gökhan Maraş, Moğol istilasına karşı meydan savaşları veren Ahi Evran-ı Veli ile Osmanlı Devleti'nin manevi mimarlarından Şeyh Edebali'nin hayat hikayesini ve mücadelesini anlatan roman yazdı.

Eski Kültür Bakanı'ndan Tarih Romanı

Bakanlığının ardından Kırşehir'de 3 dönem baro başkanlığı yapan ve tarihe olan merakıyla bilinen avukat Maraş, Ahiliği Kırşehir'den dünyaya tanıtan Ahi Evran ve Osmanlı beyliğinin devlet haline dönüşmesinde büyük emeği olan Kırşehir doğumlu Şeyh Edebali'nin romanlarını kaleme aldı.

Maraş, yaptığı açıklamada, Şeyh Edebali ve Ahi Evran-ı Veli'nin hayatları incelendiğinde egemenlik, özgürlük, hürriyet ve boyunduruk kabul etmeyen anlayışları ile ön plana çıktıklarını belirtti.

Kitabında, Ahi Evran'ın Moğollara karşı teşkilatlarıyla şimdiki Aksaray Ortaköy ilçesi ve Sultanhanı beldesinde meydan savaşları verdiğini anlatan Maraş, Anadolu'nun işgaline karşı büyük bir mücadele örneği sergilediklerini, Şeyh Edebali'nin de Moğol istilası sonrasında darmadağın olan Anadolu'nun yeniden toparlanması için Osmanlı beyliğinin bir cihan devleti olmasına önderlik ettiğini kaydetti.

Selçuklu Devleti'nin 1243 yılında Kösedağ Savaşı'nı kaybettikten sonra Moğolların Anadolu'yu işgal ettiğini ve oluk oluk kan aktığını vurgulayan Maraş, "Moğollara karşı direnen tek güç Ahiler oldu. Tabiri caizse o dönemin Kuvayımilliyecileri. Özgürlük, bağımsızlık ve egemenlikten yanadırlar. Ahiler, egemen olmayan bir ülkede cuma namazının kılınamayacağına inanan, nizamı alem ülküsünün askerleridir. Dünyaya nizam getirmenin yolunun kudretli devletten geçtiğine inanırlar. Selçuklu Devleti zaafa uğradığı zaman derhal Ahiler Moğollara karşı 1260 yılında o zamanki Konya Sultanhanı civarında ve 1263 yılında Ortaköy'ün eteklerinde meydan savaşı verdiler. Ahiliğin prensiplerini bilirseniz Kuvayımilliye ruhunu ve istiklal harbini anlayabilirsiniz." ifadesini kullandı.

Gökhan Maraş, Şeyh Edebali'nin de 1253 yılında, Moğol istilası sonrasında Kırşehir'den ayrılmak zorunda kaldığını ve batıda yeniden bir toparlanma hareketine giriştiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Osmanlı beyliğini devlet haline getirerek Moğol istilasına karşı koydular. Şeyh Edebali'nin Osmanlı beyliğini devlet haline getirmesiyle 1919'da Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Erzurum ve Sivas'a gidip istiklal mücadelesini başlatmalarının arasında pek fazla fark yoktur. Aynı ruh, ülkü ve amaç var. Aynı ruhu, 15 Temmuz'daki darbe girişiminde Ankara ve İstanbul'da ve birçok yerde sokağa dökülüp, işgalcilerin elinde alet olmuş, batılı emperyalistlere uşaklık eden üç beş tane asker elbiseli soytarılara karşı verilen direnişte aynı ruhu görürsünüz. Bu millet bu ruhu kaybetmediği müddetçe Türkiye geleceğin en büyük ülkelerinden birisi olacaktır."

Şeyh Edebali ve Ahi Evran'ın mücadelelerini iyi öğrenen bir kişinin kurtuluş savaşındaki Kuvayımilliye ruhu ile 15 Temmuz darbe girişiminde halkın verdiği mücadeleyi daha iyi anlayabileceğine işaret eden Maraş, "Şeyh Edebali, Ahi Evran'ın en büyük yardımcısıdır. Her ikisinin de egemenlik, özgürlük, hürriyetten yana olması, boyunduruk kabul etmeyen anlayışı bugün 15 Temmuz'da sokağa dökülen insanlarımıza, istiklal savaşında çarpışan dedelerimize ışık olmuştur. İnşallah bunu gelecek nesillerimize daha iyi anlatarak yeni bir Türk-İslam medeniyetini oluşturacağız." değerlendirmesinde bulundu.

- Hedefi Alaaddin Keykubat ve Caca Bey'in romanları

İlk romanı olan Ahi Evran'ı 2013 yılında çıkardığını, ikinci romanı Şeyh Edebali'nin de raflardaki yerini aldığını kaydeden Maraş, "Anadolu'nun işgallerden kurtarılması ve bir medeniyetin kurulmasında öncülük edenlerle ilgili kitap yazmaya devam edeceğim. Yeni hedefim Selçuklu Devleti'nin en önemli sultanlarından Alaaddin Keykubat ve devrinin gökbilim medresesini kuran Caca Bey'in hayatını yazmak." diye konuştu.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.