Caner Taslaman ve Ebubekir Sifil tartıştı

Veyis Ateş'in sunduğu TV programına Prof. Dr. Caner Taslaman ile Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil konuk oldu.

Caner Taslaman ve Ebubekir Sifil tartıştı

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Taslaman ile Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, Habertürk TV'de Veyis Ateş'in konuğu oldu.

"Hadisler İslam'da hüküm çıkarmak için referans kaynağı mıdır, değil midir?" sorusunun cevabı tartışıldı.

Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil:

"Bu münazara sürecinde sosyal medyada olanlarla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Biz İslami tartışmalara aşinayız çoğu zaman bunu medya önünde yapmamamız olmaması gerektiği halde yapıyoruz. Bu doğru bir şey değil. Herkesin birikimi yeterli olmayabilir. Bu bir futbol maçı değil. Benim burada niyetim mümkün olduğunca müslümana yakışır şekilde bir şeyler anlatmak. Bu tartışamaların İslam dünyasına bir şey getireceğini düşünmüyorum. Bunlar vakit israfı. Ümmetin gündemi belli. Mescid-i Aksa Yahudiler tarafından işgal ediliyor. Bir biçimde içine dahil edildiğim bir tartışmanın içindeyim. 

Aradan 1400 yıl geçtikten sonra dönüp yeniden gündemimize almamız bana çok normal gelmiyor. Bir Müslüman için İslamın sabiteleri vardır. Ve bunlar kıyamete kadar korunması gereken sabitelerdir. Sabiteleri asli meseleleri tartışma konusu yapmamız normal değil. Acayip bir süreç içindeyiz. Dinin içinde bunları anlayıp işlediği şeyler neler varsa bunlar dinin dışına çıkarılıyor, dinin reddettiği ne varsa dinin için aktarılmaya çalışılıyor. Evrim bunlardan birisi. Bu ümmet meaalesef Kuran üzerinden hareket edildiği iddia edilerek evrim denen bataklığa getirildi. Şimdi. Hz. Adem'in babası var mı diye tartışıyoruz."

Prof. Dr. Caner Taslaman:

"Sosyal medya bir tartışma başladı buraya geldi ama bunu devam ettirecek değilim. Buradaki amacım bir gerçeğin ortaya çıkması. Şuna inanıyorum Ebubekir Bey için de Allah'ın dini her şeyden önemli. Ama onun Allah'ın dinine inanış tarzı ile benim Allah'ın dinine inanış tarzım arasında fark var. O anladığı tarzı anlatmayı vazife biliyor ben de kendi anladığım şekilde anlatmayı vazife biliyorum. Allah'ın razı olacağı bir sonuç çıksın. Allah yanlışlarımızı ortaya çıkarsın.  Ben kendi delillerimi sunacağım. Kuran'da bir ayet var 'Onlar ki sözü dinlerler en güzeline uyarlar' diyor. Seyircilerimiz de kendi kararlarını kendi versin.

Benim iki anlayışla sorunum var. Bir tanesinin Allah'ın dinine zarar verdiğini düşünüyorum. Bu anlayış geleneklere göre olan anlayış Kuran gibi hadislerden de farzların haramların dine ilavelerin çıkacağını anlatan bir anlayış. Ben bugün burada bu şekilde anlayışın sorunlarını anlatmaya çalışacağım. Bu anlayış ateizmin üremesine sebep veriyor. Bugün Talibanların DEAŞ'ların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor."

"Namaz kılmayanların öldürülmesini DEAŞ savunuyor. Hanefi mezhebi insanın namaz kılmazsa ölene kadar hapsedilmesini savunuyor. Diğer mezhepler üç gün mühlet veriyor kılmazsa öldürün diyor. Bununla ilgili hadisler var. Kuran'da namaz kılmayanların öldürülmesi diye bir şey yok. Türkiye'nin yüzde 70'ten fazlası namaz kılmıyor o halde yüzde 70'in öldürülmesi lazım. Öldüren ülke olmamasından ziyade öyle bir hüküm duruyor. DEAŞ oraya referans gösteriyor. Atıf yaptıkları yer Kuran dışındaki bir İslam. Bir insana sorsak niye güneşe tapmıyorsun, niye ineğe tapmıyorsun desek akla aykırı olduğu için reddiyorum diyecektir."

"Mesela niye üçlemeli Hristiyanlığı reddediyoruz. Çünkü üçleme akla aykırı. Ben bir felsefeciyim. En başta benim karşıma dini bir metin gelince ben onun içeriğine bakarım. Kuran'ın olduğu İslam anlayışını anladığımda Allah'tan olduğuna kanaat getiriyorum. Hadislerle İslamı birleştirdiğimde bunların Allah'ın dinine ait olmadığını kanaat getiriyorum. Hadis peygamberin sözü demek değildir. Hadis demek peygamberin sözü olduğu iddia edilen sözler demektir. Ya da sahabenin olduğu düşünülen söz demektir. Peygambere atfedilen bu sözler Allah'a iftira, peygamberimize iftira, kadınlarımıza ifitira, bir sürü iğrenç, akla zıt şeyler var."

"Ben hadislerin hepsi hatalıdır demiyorum. Bunların akıl ve Kuran süzgecinden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela bir hadis var sinek hadisi. Sinek bir kaba düşerse içine batırın onu öyle yeyin onda şifa vardır diyor. Şimdi biz sineğin biliyoruz ki ayağında birçok bakteri taşıyor. Dışkılara leşlere konuyor.Tifo, kolera gibi birçok hastalığı taşıyor."

Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil:

"Evvela bu hususların bir zemin üzerinde konuşulması lazım. Bir hadisin Kuran'a aykırı olduğunu tespit etmek şurada bir hadis var burada bir ayet var. Burada bunlar çatıştı bu sahih olamaz gibi bir mantıkta yürütülemez. Çünkü Kuran dediğimiz bu kitap yaklaşık 23 senede nazil oldu. Ve o bir peygambere nazil oldu. O peygambere de o kitabı anlatmak vazifesi verildi."

"Kuran'da kader var mı yok mu çok tatışıldı. Şimdi bakıyoruz Kurana. Kuran'da Allah'a iman, ahirete iman, meleklere iman, peygambere iman var ama  kadere iman yok. Yani bir şeyi Kurana nasıl aradığımıza bağlı olarak sonucu değişebilecek bir şey. Bu bir metodoloji gerektirir. Kurana baktım ben kadere iman edin diye bir ayet bulamadım, Kurana baktım ben evrim yoktur diye bir ayet bulamadım. Dolayısı ile İslam'da evrim de vardır kader de yoktur vs gibi çok basit bir mantıkla bu iş yürümez."

Hadisler DAİŞ gibi arızalara vücut veriyor dedi. Bir insan bir şeyi yanlış anlayıp yanlış yorumlama diye aklına koyduğu zaman bunu Kuran için de yapabilir. Bugün DAİŞ iddialarına Maide 44-45-47'yi delil getirerek yola çıkıyor. Eğer Caner Bey ciddi ise Kuran zeminini de gündeme getirmelidir.

Kuranda namaz kılmayanların öldürülmesi ile ilgili bir hüküm yok. Bu çok önemli bir şey bizim bir meseleyi dinin içinde olduğunu kabul etmemiz için Kuranda açık, net, somut yol tabelası koyar gibi şunun hükmü şudur gibi yer alması gerekmiyor. Kuranda onlarca ayet bizim Hz. Peygambere yönlendiriyor mu evet. Şimdi bütün bu ayetleri topladığımızda Efendimiz bir meselede bir şey söylemiş o bizim için hiçbir önem arzetmiyor. Kuran bize ona itaat edin demiş. Biz diyoruz ki burada peygamberin ne dediği bizim için bir şey ifade etmiyor."

Yayına Deve Sidiği Getirdi

Caner Tastamam, yayına deve sidiği getirdi. Bunu, deve sidiğinin şifalı olduğunu söyleyen bir hadis olduğunu ve bu hadisi Ebubekir Sifil'in kabul ettiğini iddia ederek açıklayan Taslaman, "Ebubekir Sifil buyursun içsin" dedi.

Bu İlmi Değil, Şov

Ebubekir Sifil ise o hadisin doğru ve güvenilir (sahih) olduğunu belirterek sözlerine başladı. Ancak bunun Hz Muhammed'den önce de bilinen bir tecrübeye dayalı olarak maruf olan (çokça bilinen) bir tıp bilgisi olduğunu ve bunun öyle Taslaman'ın iddia ettiği gibi bardakla yada bunun gibi fazlasıyla içilmesinin kastedilmediğini tıpkı şuan tıpta olduğu gibi ancak çok az miktarda ve sidiği alınan devenin sütüyle alınması gerektiğini söyledi. Bunu bir ilaca benzeten Sifil, şuan ilaçların içinde de, normalde sağlığa zararlı olan hatta zehirli olan bir çok maddenin bulunduğuna dikkat çekti. Ve Taslaman'ın tavrını şov olarak niteledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.