Metal Yorgunluğunun İlacı Rotasyon


Cemil BARLAS

Cemil BARLAS

05 Ekim 2017, 13:33

Tayyip Erdoğan kendi partisi ile ilgili ortaya metal yorgunluğu kavramını attı. 15 yıldır iktidarda olan bir teşkilat körleşmiş ve yorulmuştu. Bunu referandum oylamasında İstanbul, Ankara gibi Ak Parti’nin kalesi olduğu söylenen yerlerdeki oy kaybında tam olarak hissettik.

Metal yorgunluğu denen şey aslında  tüm işletmelerde görülen bir olaydır. Görevlerinde belli bir süreden uzun çalışmış yöneticiler bulundukları durumu kanıksamaya başlarlar. İşletme açısından bakacak olursak bu zor bir durumdur. 

Yılların tecrübesini taşıyan yöneticiler körelmiştir. İşten çıkartmaya kalksan onca yıllık tecrübe heba olur, çıkartmazsan da işdeki tüm dinamizm yok olmuştur. Yenilik ve atılım durmuştur.

Bir işletme böyle bir hastalığa yakalandında sihirli formül “rotasyon”dur. Bir organizasyon rotasyon sürecine girdiğinde bütün yöneticilerin görevleri birbiriyle değiştirilir. Bir yöneticinin iş tanımı zaten her işi yönetebilmektir. Mesela, satın almacı pazarlamacı olur, pazarlamacı üretime geçer, finansçı pazarlamaya geçer. 

Zaten firma tecrübesine sahip olan bu yöneticiler, işleri tamamen başka bir gözden görmeye başlarlar. Otomatiğe bağlanmış bütün kararlar gündemden kalkar. Çünkü sonuç olarak herkes bilmediği bir işi yapmaktadır. Ortada otomatiğe bağlayacak bir durum yoktur. 

Gerektiğinde isterlerse mevcut bulundukları bölümün eski yöneticisinden yardım da alabilirler. Şirket hem yenilenmiş hem de tecrübesini kaybetmemiştir.

Kendini ve pozisyonunu sürekli yenilemeyi günlük alışkanlık haline getirmiş Tayyip Erdoğan’ın kafasındaki sihirli formülün “rotasyon” olduğunu düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın bunu bir kulise veya bir duyuma Dayanarak da söylemiyorum. yaptığı açıklamalardan ve olayın gidişatına dayanarak söylüyorum.

Önümüzdeki dönem bir çok yerel siyasetçinin merkezi siyasete geçtiğini görebiliriz. Aynı şekilde merkezde siyaset yapmış bir çok kişinin yerel yönetimlere geçmesi de muhtemeldir.  Yeni sistemde bakanlar bürokrat olacak. Yani yeni dönem bakan ve CB yardımcısı olmayı planlayan siyasetçiler aslında bürokrasiye geçiyor olacaklar. Ve tabii ki bürokrasideki bir çok parlak ve başarılı insan siyasete girecek.

Örnek üzerinden gidecek olursak, yıllardır Ankara’yı çok başarılı yöneten, devlette tanımadığı bilmediği kademe olmayan Melih Gökçek keşke merkez siyasete girse ve yeni Türkiye’nin ve siyasetin şekillenmesinde rol alsa.

Veya başka bir örnek olarak,  gözünü kırpmadan oturduğu başbakanlık makamını feda ederek hepimizin gönlünde taht kurmuş, Türkiye’ye ulaşım ve iletişim de çağ atlatmış Binali Yıldırım keşke gelip İstanbul’a da bir çağ daha atlatsa. Trafiği sıfırlasa, yapılaşmayı ve dönüşümü mükemmelleştirse.

Bu sadece Ankara İstanbul için değil tüm belediyeler için geçerli. Yerel siyasette başarılı olmuş yöneticilerin modellerini merkezi siyasete taşımaları gerekir. Merkezi siyasette başarılı olmuş kişilerin de tecrübelerini ve karizmalarını yerel siyasete götürmeleri lazım.

Eğer AK Parti bu dönüşümü başarabilirse 2019’da rekor kırar. 

15 yıllık müthiş tecrübesini kaybetmeden değişimi sağlamış olur.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.