banner46

O Yaptığınız Her Neyse Adam Satarak Olmaz


Cemil BARLAS

Cemil BARLAS

07 Ağustos 2017, 06:44

Son bir haftadır Ayhan Oğan'ın sözleri tartışılıyor. Özetle," vesayetçi devleti temizliyoruz yeni devlet kuruyoruz" demiş. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk olduğuna da atıfta bulunmuş. Yeni devleti inşa eden de Tayyip Erdoğan'dır demiş. Aklı başında demokrasi bilinci olan her vatandaşın katılabileceği sözler bunlar. 

Ayhan Oğan'ın tek hatası bütün bunları çıkıp demokrasi konusunda sabıkalı bir medya kuruluşunda söylemesiydi. O programın sunucusu, konukları konuyu kışkırttılar, Aynı grubun gazete tetikçileri de konuyu ele aldı ve sonunda oluşan sahte mahalle baskısı sonucunda Devlet Bahçeli'ye gereksiz bir twit attırdılar.

Aslında Ayhan Oğan'ın söyledikleriyle veya niyetiyle Devlet Bahçeli'nin niyeti arasında hiçbir fark yok. Ayhan Oğan zaten milliyetçilik hassasiyeti yoğun olan birisi. FETÖ''nün ve diğer vesayet odaklarının bütün kalkışmalarında aktif direniş göstermiş bir karakter. Onu hedef gösteren tetikçileri de zamanında ilanlarla rezil etmişti. Yani kuyruk acısı olan da çok.

Özellikle Davutoğlu'nun Tayyip Erdoğan ile senkronize olamadığı dönemlerde arıza çıkmaması için yoğun çaba gösterdi. Binali Yıldırım'ın başbakan olması öncesinde kurulan bel altı pis aşağılık karalama operasyonlarında Binalı Yıldırım'ın yanında durdu. Daha önce yüce divan kumpasının atlatılmasında büyük rol oynadı. 

Geldiğimiz noktada partisinin sözcüsü ve diğerleri bazı yöneticileri kelimenin tam manasıyla onu sattılar. Ağzından yanlış bir söz çıkmışlığı yok. Bir gaf falan da yapmadı. İhanet hiç etmedi. Yok o kelime değil de bu olsaymış ondan önce bu değil de şu olsaymış gibi ucuz bahanelerle Oğan'ı kendi partisine kınatmayı başardılar.
 
Ayhan Oğan diyor ki devleti yeniden kuruyoruz. Başka birisi diyebilir ki devleti yeniden yapılandırıyoruz. Bir başkası der ki ülkeyi idare ediyoruz veya çağ atlatıyoruz. Daha samimi olanı çıkar der ki siyaset yapıyoruz günümüzü idare ediyoruz.

Bir siyasetçi yaptığı işi nasıl tanımlarsa tanımlasın eğer dava arkadaşlarını satıyorsa hiçbir yere varamaz. Mesela Tayyip Erdoğan en önemli özelliği vefalı olmasıdır. Yıllar önce hayatının kesiştiği insanları hiçbir zaman unutmadan onlara vefa göstermektedir.
 
Devlet Bahçeli pijamalı medyadaki tetikçilerin her dediğine cevap vermek zorunda değildir. Aynı şekilde  Cumhurbaşkanı'nın Devlet Bahçeli'nin her söylediği şeye cevap vermek gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Ne yazık ki Devlet Bahçeli zaman zaman doğrudan alakası olmayan konularda Erdoğan'a çağrı yaparak cevaplar istemektedir. Bunu Topbaş'ın damadı konusunda da yaptı.

Ak Parti MHP kompleksinden vazgeçmelidir. MHP Ak Parti'den daha milliyetçi bir parti değildir. Bahçeli de Erdoğan'dan daha vatansever değildir. İki parti de vatan hassasiyeti konusunda birleşmiştir. Ama ikisi de ayrı birer partidir. Ve birbirlerinin rakipleridir. Ayrıca MHP FETÖ mücadelesine çok sonradan dahil olmuştur. Dolayısıyla Ak Parti'ye milliyetçilik hassasiyeti kasacak bir psikolojik üstünlüğü kesinlikle yoktur.

Ak Parti'nin, düştüğü bu hatayı yakın zamanda düzeltmesini ümid ediyoruz. Rakibi kim, dostu kim, düşman kim, yerli yerine koyamayan bir parti, tam anlamıyla "metal yorgunudur".
banner47
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hikmet zafer - 2 hafta önce
ne yazık ki ak parti sözcüleri ulusalcı hainlerin ekmeğine yağ sürüyor.bu gidişle 2019 da hezimete uğrayacaklar ,farkında değiller.
Avatar
FARUK ŞAHİN - 2 hafta önce
AYHAN BEYDEN RAHATSIZ OLAN ULUSAL VE YEREL AKTÖRLERİN İŞİ BU.
Avatar
Pnr - 2 hafta önce
Şeyh Edeb-Ali'nin Osman Gaziye nasihatı;

"En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir."
“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek sana..
Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!..
Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Çünkü Vaktinden önce çiçek açmaz.
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın kalmaz...
Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.
En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur.
Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Lakin, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir
Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”