Önce Küfretti, Sonra Koltuğa Oturdu


Fikri AKYÜZ

Fikri AKYÜZ

10 Temmuz 2017, 14:00

Akıl hastanesinde yatan Ahmet, arkadaşı Mehmet’e “Ben peygamberim”  der. Mehmet ise  “Tamam oğlum kafayı yedik de o kadar da değil” der.

Mehmet, daha sonra hastanede yatan Hasan’ın yanına gider ve “Bizim Ahmet akıllanmayacak, bu kafayla buradan çıkması mümkün değil, herif kendini peygamber sanıyor” diye söyler.

Hasan, gözünün birini kapatıp üst dudağını alt dudağının içine yerleştirerek “Hayır yalan söylüyor, ben öyle bir peygamber göndermedim” der!

Teşbihte hata aranmaz; bizim bazı yazar ve siyasetçi tavrı da buna çok iyi uyuyor.

Pek çok kişi kendi meşrebince olayları tahlil ederken objektiflikten uzak, sadece ve sadece reyting, tiraj, ikbal kaygısıyla.. velhasıl rant beklentisiyle hadiseye bakıyor.
 
Örneğin dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü tamamlandı. Kazasız belasız tamamlandı. Hem Kılıçdaroğlu’nun provokasyona mahal verecek tavırlardan sakınması hem de iktidarın dirayetli ve sorumlu davranışı takdiri hakediyor.
 
Fakat bu yürüyüş boyunca, Kılıçdaroğlu’nun yanında "poz veren" insanlardan bazılarını görünce, şöyle bir geriye gittim.
 
Enteresandır; memleketin “ilericileri”, geriye bakmadığı için memleket geriye gidiyor.
 
Bilinir ki, en ileri donanımlı araç da üretilse mutlaka bir dikiz aynası olacaktır.
 
Zira, sürekli ileri bakarsan kaza yaparsın. Pek tabii ki sürekli dikiz aynasına bakarsan ilerleyemezsin. Üstelik durduk yerde kaza yaparsın.
 
Evet, geriye gittim. Gittim ve gördüm ki, bu memlekette muhafazakarların, dindarların kazanımı, özellikle şu son 10 yılda büyük artış gösterdi.
 
Kazanım başka kazanç başka tabii ki.. Bazı “muhafazakarların” helal olmayan yoldan büyük kazançlar elde etmesi ise başlı başına ayrı bir yazı konusu olduğu da muhakkak.
 
Evet, şimdi geriye yaslanıp şu geriye bir bakalım. Bakalım neler olmuş?
 
28 Şubat’ta, yüzünde topluiğnenin ucu kadar bir kızarma oluşmadan bu halkın çoğunluğunun bağrına paslı bir mıh saplamaya çalışanlar oldu mu? Oldu.
 
28 Şubat’ta, tıp fakültesinin 5. sınıfına giden bir genç kızın sırf başında örtü var diye beşinci sınıf zekaya sahip birileri tarafından okulla ilişiği kesildi mi? Kesildi.
 
Hükümet kurmak için gerekli salt çoğunluğu elde etmelerine rağmen, yiğit adam Muhsin Yazıcıoğlu destekli Refah-Yol’a hükümet kurma görevi verilmeyip bu görev, DYP’den istifa edip bağımsız kalan Yalım Erez’e verildi mi? Verildi.
 
Veren kişi utandı mı? Utanmadı.
 
Utanmamaktan usandı mı? Usanmadı. Bu girişiminden utanmayan bu şahsı bu millet unuttu mu? Unutmadı.
 
Dönemin bazı generalleri, sonradan batacak olan, battıkları için bu milleti de batıran bankalara danışman ya da murahhas aza oldu mu? Oldu.
 
Yani jandarma genel komutanlığı ve MİT müsteşarlığı yapmış olan Teoman Koman, Cavit Çağlar’ın İnterbank’ında “general manager” olmasa bile yönetime girdi mi? Girdi.
 
Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapmış olan Muhittin Fisunoğlu Sümerbank’a girdi mi? Girdi.
 
Asker palaskası ile Sümerbank patiskası arasında bir alaka olmadığını düşündü mü? Düşünmedi.
 
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapmış olan Vural Bayazıt, Dinç Bilgin’e ait Etibank’ta danışmanlık yaptı mı? Yaptı.
 
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapmış olan bir diğer isim olan Güven Erkaya, emekli olduktan sonra ekspres hızıyla Bank Ekspres’e girdi mi? Girdi.
 
Bu bankalar on milyarlarca doları bu milletin sırtına yüklemek suretiyle battı mı? Battı.
 
Özür dilerim, düzeltiyorum. Batırıldı mı? Batırıldı.

Atatürk’ün 30’lu yıllarda oluşturduğu Tarih Tezi ile Osmanlı'nın yok varsayıldığı ama “Eti”lerin ve “Sümer”lerin öncelendiği bir atmosferde kurulan Etibank ve Sümerbank’a paşa tayin etmekle bu işlerin yürümeyeceği anlaşıldı mı? Milletin havale geçirmesi pahasına, evet, anlaşıldı.
 
(“Akat”lar da böyle değerlendirilmişti.. Beşiktaş ilçesinde bulunan Etiler ve Akatlar semtleri de zaten bu dönemde kurulmuştu.. Ama niye Akatbank isminde bir banka kurulmadı, bilmiyorum.)
 
Sorulara devam edelim: Tıp fakültesini birincilikle bitiren kardeşime mezuniyet töreninde rektör Kemal Alemdaroğlu ve rektör yardımcısı Nur Serter plaket verdi mi? Verdi.
 
Aynı Serter, töreni tribünde izleyen annemin gözleri önünde “İşte çağdaş gençlik.. Başındaki ortaçağ örtüsüyle, örümcek kafalarıyla laikliği yıkmaya çalışanlar işte çağdaş gençliği görüyorsunuz, değil mi?” dedi mi? Dedi.
 
Evladının başarısıyla göğsü kabaran annemin o anda bağrı yandı mı? Yandı.
 
Gözlerinden akan yaşları avuçlarıma doldurup, annemin yanan bağrına döktüm mü? Döktüm.
 
Ateşi söndü mü? Söndü.
 
Ben ve yanımızda oturan “sıfır kollu” giyinmiş tanımadığımız o yiğit kadın aynı anda yüksek sesle Serter’e “Sana yazıklar olsun” diye bağırdı mı? Bağırdı.
 
Duyuldu mu? Duyulmadı.
 
Çevik Bir sıçradı mı? Sıçradı.. İki sıçradı mı? Sıçradı.
 
Başbakan’a “pezevenk” diyen bir general terfi etti mi? Etti.
 
Daha birkaç yıl önce “Erdoğan Çankaya’ya çıkarsa türban da Köşk’e çıkar.. Aman Tanrım.. Atatürk’ün Çankayası işgal altında!” nidasını panikle ve sırıtarak höykürenler bugün, iktidarın bazı mensupları dahil, bazı “muhafazakarlar” tarafından iltifata mazhar kılınıyor mu? Kılınıyor.
 
Problem, işte budur. Zira bu,bir problemdir.
 
FİKRİ AKYÜZ
fikriakyuz99@gmail.com
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Emre - 4 ay önce
Birçok köşe yazarından daha iyi yazıyorsunuz,ancak ona buna saldıranlar,şakşakçılar prim yapıyor.Bir de çıkarına göre hareket edenler.Içiniz rahat mı, rahat...Işte önemli olan budur.CHP nin muhafazakar ve dindarlara bakış açısını herkeszs biliyor.Fetö yü geç anlamış olup da işlerinden olanlar,mağdur olanlar,zulme uğradıklarını düşünenler ve yakınları da CHP den medet ummaya çalışıyor.Denize düşen yılana sarılır misâli. Travma yaşıyor Fetö cü denen kesim.Ayıdan post solcudan da yar olmaz.
Avatar
mustafa karabasmaz - 4 ay önce
Bunları gören varmı hepsi kör olmuş