Anksiyete Nedir?

Anksiyete,  daha çok kullanılan adıyla kaygı, nedeni belli olmayan sıkıntı, gerilim, korku ve tedirginlik halidir. 

Anksiyete Nedir?

Anksiyete bozukluğu ise, kişinin kaygı durumunu kontrol edememesi halidir.

Kaygı temel düzeyde, bizleri yaşama bağlayan, hayatta kalmamızı sağlayan, sorunlara ve tehlikelere karşı hazırlıklı olmamızı sağlayan bir dürtüdür.

Zaten bu güdüler, atalarımızın riskli yaşam şeklinden bize miras kalan savunma mekanizmalarıdır.

Ancak bu güdülerin kontrol edilemez hale gelmesi, günlük hayattaki basit işlerin bile kişinin gözünde çok büyümesine neden olabilmektedir. Oldukça sıradan görünen işlerin, içinden çıkılamaz, çözülemez ve karmaşık hale gelmesi bireyin daha da kaygılı hissetmesine neden olmaktadır.

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin bu hali, onları iş hayatında sıkıntıya soktuğu gibi, aile hayatlarını da etkilemektedir.

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, kaygılı hissetmelerine neden olan düşünceleri kontrol edemezler.

Fiziksel olarak çarpıntı, titreme, heyecan, terleme, mide bulantısı, nefes darlığı, baş ağrısı, halsizlik, uykusuzluk, baş dönmesi, sersemlik içinde olurlar.

Duygusal olarak ise, her zaman en kötü olasılığı düşünürler, felakete odaklanırlar. Sinirli ve huzursuz bir görünümleri vardır.

Anskiyete bozukluğundan muzdarip olanların, özgüvenleri sarsılmıştır. Alıngan, huzursuz, ürkek kişilerdir.

Çabuk gerilirler, hızlı nefes alıp verirler, sıklıkla avuçları terler.

Odaklanma sorunu yaşarlar, duygu durumları değişkendir, umutsuz ve dalgındırlar.

Odaklanma sorununa bağlı olarak zihin dağılması, geçici hafıza kayıpları ve zaman kayması yaşayabilirler.

Anksiyete,  tedavi edilmediği takdirde, kişiyi yavaş yavaş sosyal hayattan ve zamanla tüm toplumsal ilişkilerden soyutlayan bir rahatsızlıktır.

Kendine konfor alanı oluşturan birey, önce o konfor alanın içinde kalmaya gayret etmekte, sonra sınırlarını giderek küçültmektedir.

Anksiyete, sosyal fobi ile beraber kişiyi yaşarken yalnızlaştıran bir rahatsızlıktır.


Anksiyetenin Nedenleri Nelerdir?


Uzmanların görüşlerine göre, anksiyetenin iki farklı temel nedeni vardır.

Bunlardan birisi anksiyetenin öğrenilmiş  davranışlar olduğu yönündedir. Diğer görüş ise anksiyetenin yaşanan iç çatışmaların sonucu olduğu yönündedir.

Anksiyetenin oldukça fazla nedeni vardır, ancak bilmek gerekir ki bu rahatsızlık, kişinin yaşamış olduğu kötü tecrübelerden ya da kişinin zayıflığından kaynaklanmamaktadır.


Anskiyetenin Tedavisi Mümkün Mü?


Yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Öncelikli olarak bu durumun normal ve tedavi edilebilir olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Şiddetli olmayan anksiyete atakları için sadece psikoterapiler yeterli olurken, daha şiddetli ataklar için,  hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulanmaktadır. 

Psikoterapi olarak bilişsel davranışçı psikoterapiler kullanılmaktadır.

Daha şiddetli atak geçiren hastalarda psikoterapilerle ilaç tedavileri birlikte verilerek tam düzelme sağlanabilmektedir.

Anksiyete genel bir korku durumu değildir.

Korku, belli bir olay karşısında birden ortaya çıkarken, anksiyetenin ne zaman ortaya çıkacağı belli değildir.

Unutmamak gerekir ki, özellikle modern yaşam şekli ile beraber hayatımızın tamamı kaygıdan oluşmuş durumdadır.

Bu kaygı toplumunda, yaptığımız her seçim yeni olasılıklar doğurur ve yeni bilinmezlikler ortaya çıkarır.

Her neyi seçersek seçelim, süreci ve sonunu asla tam olarak planlayamaz ve tahmin edemeyiz.

Burada kıstas almamız nokta, "bilinmezliğin gizemini ne kadar taşıyabiliyoruz?" sorusudur.

Bu gizemin üzerimizde oluşturduğu baskı, gündelik hayatımızı etkilemeye başladığında yardım almanın vakti gelmiş demektir.

İş hayatındaki başarı ölçütlerinin değişmesi, kişisel çatışmalar, bireyselleşme ve yaşanan toplumsal olaylar korku ve endişenin artmasına, kontrol edilememesine yol açmaktadır.

Düşüncelerin ve duyguların farkında olmak, onların yönetilebilir olduğunun bilincinde olmak, hem hayatı, hem de anksiyetenin tanı ve tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.


Yarın : Tükenmişlik Sendromu 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.