Siyonizm ve Filistin Toprakları (II)

Yahudiler üzerinden bir toplumu dönüştürme hareketi olan Siyonizm, Yahudileri Filistin’e yerleştirmek için uygulanan büyük bir dünya oyunu.

Siyonizm ve Filistin Toprakları (II)

Yüzlerce yıllık Kutsal Topraklar özleminin bir sonucu olarak, Yahudi geleneklerinden uzak bir şekilde yozlaşmış bir yapıyla hareket edilerek, Filistinlilerin mülkiyet hakları gasp edildi.

Siyonizm’in kurucuları olan  kişiler, çeşitli baskılar sonucu, Museviliği terk ederek kendilerine Ateist Yahudi diyen Yahudilerdir. Bu Yahudiler, dini bir toplumdan ziyade siyasi ideolojilerin ön planda olduğu, tüm dünyayı yönetebilecekleri bir devlet kurmanın peşindeler.

Musevilik ile Siyonizm’i temel noktada ayırmak gerekiyor.

Musevilik dini bir aidiyeti ifade ederken, Siyonizm bir ideolojidir.

Yahudilik, Museviliğin bir kavme, bir ırka indirgenmiş halidir.  Kelime olarak aynı zamanda da İsrail oğulları anlamına gelir.

Yahudi toplumunun temel kitabı olarak Tevrat’ın Hz Musa’ya gönderilen metin olmadığı biliniyor.

Zaten Kur'an-ı Kerim'de açık ve net bir şekilde Hz. İbrahim ‘in Yahudi ve Hıristiyan olmadığı belirtiliyor. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yakup'un Yahudi veya Hıristiyan olmadığı da  belirtiliyor. (Bakara 140).

Bugünkü Hıristiyanlık ve Yahudilik ise hakiki din yerine ikame edilen, kulların yazmış ve dikta etmeye çalışmış oldukları bir sistemdir.

Yahudiler, Tevrat’ın sadece kendilerine geldiğine inanırlar ve Yahudi soyundan gelmeyenleri Musevi olarak kabul etmezler. Bu nedenle de başka bir milletten ,başka bir inanca sahip birisinin Yahudi kitabını okuyup Musevi olması mümkün değildir. Yahudilik kan bağı ile anneden geçer. Sonradan Yahudi dinine girmek isteyen birisinin sıkı bir eğitimden geçmesi istenir. İbraniceyi öğrenmesi, Tora’yı ve Yahudi tarihini öğrenmesi ve Yahudi yaşamında yer alan birçok âdeti, töreni uygulanması gerekir.

Siyonizm ise Yahudiliğin siyasal zeminde yer edinmiş halidir.




Temel hedefi, Nil’den Fırat’a kadar uzanan coğrafyayı kapsayan, vaat edilmiş toprakların tamamını ele geçirip, Büyük İsrail devletini kurmaktır.  

O bölgeyi el geçirdikten sonra, Mescid-i Aksa'yı yıkarak ve Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmek en büyük idealleridir.

Mescid-i Aksa defalarca Yahudilerce yakılmaya, patlatılmaya ve çökertilmeye çalışılmıştır.

Hatta arkeolojik kazılar bahane edilerek mescidin altı oyulmuştur. Şimdi tam Mescid-i Aksa'nın altında bir Yahudi ibadethanesi vardır.

Mescid-i Aksa’nın altında Ahit Sandığı’nın arandığı da gündemde olan bir konu.

Siyasal Siyonizm  Nil ve Fırat arasında kalan tüm topraklar üzerinde hak iddia etmektedir. Üstelik bunun Cenab-ı Allah’ın vaadi olduğu, bunun önündeki tüm engellerin kaldırılmasının ilahi emir olduğu inancındadır.

Siyonizmin nihai amacı tüm dinleri saf dışı bırakarak başkenti Kudüs olan büyük Yahudi Devleti’ni kurmaktır.

Siyonizm, "Halkı olmayan bir ülkeyi, ülkesi olmayan bir halka devredin..." sloganı ile Filistin topraklarında hayat bulmaya çalışmıştır.

  Süleyman Mabedi 

Onlara göre, dinlerin saf dışı olmasından dolayı para ve siyaset tek hâkim güç olmalı, altın rezervleri, petrol ve doğalgaz kaynakları tek elde toplanmalıdır.

Özellikle basın-yayın ve medya yolu ile kitleleri etkileri altına almaya çalışan Siyonistler, para, güç ve nüfuzlarını kullanarak ülkelerin siyasi yapılarını deforme etmeyi ve onları yönetmeyi hedef almış durumdalar.

Siyasal Siyonizm, istedikleri gibi gündem oluşturarak halkı yönetebilme, manipüle edebilme, halk arasındaki dengeleri bozma, siyasi iktidarı yönetebilme, yönetemediğini idam ya da hapis gibi yöntemlerle cezalandırma, halk arasında sürekli olarak bir sürtüşme yaratma, toplumun dinamikleri ile oynama gibi çok sayıda hedefle hareket eder.
 
Siyonizm’in kapitalizm ile olan bu vahşi dansına karşı olan Yahudiler de vardır. Hatta bazı Yahudiler, Siyonizm’ i, Musevilikte bir sapma olarak görmektedir.

Bununla birlikte günümüzde siyasal Siyonist düşünce İsrail’de hâkim ve yönetici düşüncedir.

Siyonist çalışmalar ve bu paraleldeki emeller dünyanın “derin devletini” oluşturmaktadır.

Bu derin devleti yöneten karanlık gizli güçler, Birinci Dünya Savaşı'ndan beri Filistin dramının yaşanmasına, Irak ve Afganistan’ın işgal edilmesine neden oldu.

1920’den beri, sadece Filistin’de (kayıtlara geçen rakamlar) yaklaşık 90 bin Müslüman şehit olurken, 67 bin Müslüman da yaralandı.

Beş milyon Filistinli evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kaldı.

 

Müslümanlar, Filistin topraklarında topyekûn başlattıkları İntifada'ya kadar, en ağır şekilde sindirilmeye çalışıldı. İntifada, on yıllardır kan kaybetmekte olan Filistin için yeni bir diriliş oldu.

Bir finans hegemonyası kurarak, dünya endüstrisini, dini ve siyasi idealleri yönlendirerek dünyayı sömürenler, Hz. Süleyman’dan beri Yahudi kılığına girerek gizli kapılar ardında şeytana tapanlar, sözde demokrasi savunucuları , gizli ve güçlü bir şekilde örgütlenmeyi başarmış durumdalar.

Nasıl mı? En basit haliyle bugün devletler borç para almak istedikleri zaman Dünya Bankası ve IMF’ye başvurmak zorundalar. Bunlar, Siyonist lobinin elindeki parayı faizle geliştirebilmesi için kurmuş olduğu ekonomik kuruluşlardır.

Ya da dünyanın herhangi bir yerinden bir yerine para göndermek istediğinizde, bu para önce ABD’de Amerikan Expres Bank veya Chase Manhatten Bank veya herhangi bir benzer banka üzerinden gitmek zorundadır. Ve bu bankalar Siyonizm’e ait bankalardır.

Sadece ekonomi değil, spordan sanata, enerjiden medyaya siyasete tüm dünyadaki egemen kurum ve kuruluşlar bu yapının kontrolü altındadır.

Başarılı ve halkın seçtiği hükümetlerin pasifize edilmeye çalışılması, yine halkın seçtiği liderlerin zindanlara atılması, gelecek 100 yılı yönetebilmek adına başta Ortadoğu ve mağrip ülkelerinde kaotik çalışmalar yapılması “Yeni Dünya Düzeni’nin” birer parçasıdır.

Siyonist lobi çoğumuza komplo teorisi olarak gelse de, tarihi ayrıştırmadan incelediğimizde planın nasıl kurulduğunu ve işlediğini görebiliriz.

Dünya tarihini, demografik, siyasal ve teolojik bölünmelerle, belli başlı dönemlerden ibaretmiş gibi algılamamız mümkün değil.

Filistin halkına uygulanan bu zulüm tarihin seyrini değiştiren bir katliamdır. Önce Müslümanlar, sonra bu topraklarda yaşayan halklar ve daha iyi bir dünyada yaşamak isteyen herkes gizli örgütlere karşı dikkatli ve uyanık olmalıdır.

Siyonist düzenin yönlendirmelerine, akıl ve ayak oyunlarına karşı İslam âlemi özüne dönmelidir.

Savaş sadece silahla yapılmaz. Gerçek savaş ilimle, idrak ve imanla güçlendirilmelidir.




İçinde bulunduğumuz duruma baktıkça şu duaya daha yüksek sesle ve daha gönülden âmin dememek elde değil.

“Âmin

Ya Rabbi ;

İşittik ve itaat ettik, Allah muhakkak işinde galiptir.

Görünen ne olursa olsun, kim yenerse yensin, kim yenilirse yenilsin, Galip olan, Hâkim olan, yapan ve yaptıran SEN'sin!

Ya Rab! Sen ki Muhammed Mustafa'ya(sav) dahi yenilgi sınavını yaşatansın.

Sen zulmetmezsin Ya Rabbi!

Ya Rabbi inandık ve tasdik ettik, Zulmeden biziz Ya Rabbi!

Senin yolunda kenetlenmeyip benlik hevesiyle ayrı düştüğümüz ve bölündüğümüz için kendimize zulmettik.

Biz bize zulmettiğimiz için düşman da şimdi bize zulmediyor.

Bütün zalimlerden ve SEN'den sana sığındık Ya Rabbi!

Bizler gafil olduk, günahkâr olduk, mahkûm olduk, mağlup olduk...

Kur'an ve sünnetin hikmetleriyle uyanmadık.

Sen bizleri düşmanın saldırılarıyla uyandırdın.

Şimdi de lütfet Ya Rabbi!

Bize bu saldırıları defedecek güç ve enerji ver.

Bilinçli sabır ve sebat ihsan eyle.

Ya Rabbi!

Bize barış dini İslam'ı getiren kutlu Peygamberin hürmetine, O'nun mecbur kalıp savaştığı zaman titizlikle sadık kaldığı vuruşma hukuk ve ahlakından ayırma Ya Rabbi!

 Âmin”

 

Sefer bizden, zafer Allah’tan.

Gayret bizden, tevfik Allah’tan.

 
 
Esra TAVUKÇU 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kutluay - 10 ay önce
Din bile siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna kullanılıyor maalesef. Dünya üzerinde yahudilerin bu kadar lobisi olması ve ettikleri zulumlere kimsenin ses cikarmamasi da paraya ne kadar tapildiginin gostergesi