Türkiye artık Suriye'nin tamamen özgürleşmesi için Rusya ve İran'ın yanında

Olmayacak olan birkaç gün içinde oldu.

Türkiye artık Suriye'nin tamamen özgürleşmesi için Rusya ve İran'ın yanında

Suudi Dışişleri Bakanı Adel el-Jubeir, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi ve her ikisi de Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve devlet kurumlarının korunmasını desteklemek için ortak bir bildiri yayınladı.

Suriye'deki işbirliğinden bahsetmemek için, bu iki şahsın toplantısı sadece birkaç ay öncesine kadar düşünülemezdi. Ancak Suriye ihtilafının yönü böyle. Rusya'nın, Suriye savaşına müdahalesi, Esad yanlısı güçler lehinde askeri dengesini kararlı bir şekilde değiştirdikten sonra, bölge aktörleri, çatışmayı gidermek için Astana'da üretilen yeni gerçeklere ve çerçeveye uyum sağlamışlardı ve ne olursa olsun barış anlaşması olmasa da geçerli oluyordu.



Suudi Arabistan ve Türkiye'nin Esad'a yakınlaşması

 
Suudi Arabistan bu konuda yalnız değil. Bir zamanlar silahlı ve siyasi muhalefetin çeşitli gruplarının en ateşli savunucusu Türkiye, Suriye'nin çatışma sonrası geleceğinin garantörlerinden biri olarak Rusya ve İran'ın yanında İdlib için harekete geçti.
 
Suriye'nin geleceği konulu üçlü anlaşmanın planları şimdi uygulanmaktadır.
Teröristlerin kontrolü altındaki en büyük kalesi İdlib’in Türkiye tarafından teröristlerden temizlenmesi ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün tamamen sağlanması hedefleniyor.
Sınırdaki herhangi bir "terörist koridor" u engellemek için Türkiye, İdlib'deki askeri liderliği devraldı ve İdlib'in kontrol ve sorumluluğunu üstleneceği bir politikayı kabul etti. Rusya'da Türkiye'ye havadan destek olacağını açıkladı.

Pazartesi günü, Türk Ordusu, Özgür Suriye Ordusunun terörist gruplara karşı ilerlemesini desteklemek amacıyla İdlib'i bombalamaya başladı.
İdlib'in sorunlarından birisi, silahlı grupların, özellikle de El-Nusra cephesinin ardılı Hayat Tahrir el-Şam (HTS) tarafından temsil edilen terörist grupların geleceği için ne anlama gelebileceğidir. İdlib'de Türk ordusunun zaferi demek Suriye ve Esad'ın aynı zamanda zaferi oluyor. Rusya ve İran'da bunu zaten destekliyor.



Terör koridoru ve ABD destekli Suriyeli Kürtlerin geleceği


 
Türkiye'nin Suriye'deki hesaplamaları, münhasır olmamak şartıyla, esas olarak Kürt sorununun prensibi aracılığıyla incelenmelidir. Esad ve müttefikleri arasında Rojava Projesinin (Suriye Kürdistanı) zayıflatılmış bir Suriyeli varlığın bağımsız bir devlete veya hatta güçlü ve merkezi olmayan bir parçaya dönüştürülmemesi konusunda bir anlaşma var. Geçtiğimiz yıl Türkiye, YPG ve IŞİD grubunun sınır boyunca ilerlemesini önlemek için ÖSO'yu harekete geçirdi.
 
Şimdi Özgür Suriye Ordusu, İdlib bölgesinde bulunan Afrin Kürt bölgelerini kuşattı ve Türk askeri desteği ile Kürt gruplarına karşı ilerlemektedir. Türk hükumeti, İdlib'i temizleme ve bir de-eskalasyon bölgesi oluşturma müdahalesinin, Türkiye'nin hava müdahalesi, lojistik, malzeme ve istihbarat tarafından desteklenen bir kuvvet olarak ÖSO tarafından yönetileceğini ortaya koyuyor.


Suriye'deki eski müttefiklerinin askeri yeteneklerinin bozulması Türkiye'nin Suriye'deki Kürt genişleme ve özerkliğini önleme politikasını ciddi şekilde zayıflatacaktı.
 
Bu nedenle asıl soru, İdlib operasyonunun terörist grupları bir kez daha ve tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı değil, uzun süredir destek veren Türk yetkililerin Kürt genişlemesine karşı savaşta yararlı aracılar olarak görüp görmeyeceği.

Türkiye'nin ÖSO'dan aracı olarak tatmin olup olmayacağı İdlib operasyonunun HTS'yi ne derece düşüreceğini belirleyecektir.
 

Ali Jean Çorakçı - Paris


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.