AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal'dan Selahattin Demirtaş’ı Deniz Gezmiş’e benzeten CHP’ye cevap

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı. Toplantı sonrası AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal açıklamalarda bulundu.

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal'dan Selahattin Demirtaş’ı Deniz Gezmiş’e benzeten CHP’ye cevap

Mahir Ünal'ın konuşmasından satır başları:

16 Nisan'da milletimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine 'evet' dedi ve Türkiye kazandı. Bununla ilgili değerlendirmeler yaptık.

CHP Genel Başkanı ve sözcüler rutin iftiralarını sıraladılar. Dikkatimizi çeken iki noktanın altını çizmek istiyorum. İstanbul il başkanının konuşmasında tutuklu milletvekilleri için 'rehin' ifadesini kullanması ve genel başkan yardımcılarından birinin Selahattin Demirtaş ile Deniz Gezmiş benzetmesi. Bütün bunlar anlaşılabilir ve izah edilebilir. Buna, Kılıçdaroğlu'nun parka ve postal giydiği günleri hatırlatmasını da eklemek gerekiyor. Biliyorsunuz Marksist Leninist Komünist Parti ve 10 marjinal örgüt HDP'ye destek verdi ve Figen Yüksekdağ karşımıza eş başkan olarak çıktı. Bunların ortak özelliklerine baktığımızda bunların Stalinist yöntemleri kullandığını görürsünüz. İdeolojik angajmanları aynıdır. Sorunların çözümünü silahlı mücadele olarak gördüklerini biliyoruz.

Yeni olan şey Kılıçdaroğlu CHP'sinin yeni Marksist Leninist angajmanlarıdır. CHP'nin HDP'yle, YPG'yle, DHKP-C ile ortak angajmanlarını görmemiz gerekir. Atatürkle ve CHP geleneğiyle bağını kopardığını söylerken kastımız budur.

'ARKAİK, GERİDE KALMIŞ BİR İDEOLOJİ'

Her ne kadar Avrupa'daki marksist leninist gelenek gelişime katkı sunmuş olsa da, bizdeki gelenek arkaik, geride kalmış bir ortak fikri ideolojik işbirliğini ifade ediyor.

CHP'nin eylemlerini, protestolarını, yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne dönük pozisyonunu, kutsallara değerlere karşı aldığı tavrı da buradan okumak gerekir.

'KARAMOLLAOĞLU BÖYLE DÜŞÜNÜYORMUŞ'

(Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun eleştirileri hakkında) Bunları değerlendirmeye değer görmüyorum. Nihayetinde bu değerlendirmeler daha çok bir spekülasyon oluşturmak ve yeni tartışma alanı oluşturmak ve bunlar üzerinden siyasal konum oluşturmak üzere bu dil ve söylem görülüyor. Bunlar Karamollaoğlu'nun kendi siyasi görüşleridir. Bu siyasi değerlendirmeler yeni değil. Sadece "Karamollaoğlu böyle düşünüyormuş" diye düşünüyorum.

(Döviz kurlarıyla ilgili dalgalanmayla ilgili Kılıçdaroğlu açıklamaları hakkında) Az önce anlatmak istediğim şey buydu. Kılıçdaroğlu'nun dili ve söylemi açık ve net Türkiye karşıtıdır. Kılıçdaroğlu ağır bir Erdoğanfobya yaşıyor. Bu PKK'nın DHKP-C'nin ortak söylemidir. Siyasette muhalefet olur, milli meselelerde mutabakat olur. Eğer muhalefetseniz çözüm önerisi ortaya koyarsınız.

CHP'Lİ BİNGÖL, DEMİRTAŞ İÇİN 'DENİZ GEZMİŞ' BENZETMESİNDE BULUNMUŞTU

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Selahattin Demirtaş’ın savunmasını, ‘Deniz Geçmiş’in savunması gibi tarihi önemde’ bir savunma olarak nitelendirmişti.

Bingöl, Demirtaş’ın tarihe not düşecek bir savunma yaptığını öne sürdü, “Savunması nedamet getiren değil, yaptıklarının sonuna kadar bilincinde, bunları savunan, doğruluğuna inanan bir savunma. Bence bu siyasi tarihimizde önemli savunmalardan biri olacak. Tıpkı Deniz’lerin savunmasında olduğu gibi” ifadelerini kullandı.

Mahkemenin “samimi ve belgelere dayanan savunmadan ne kadar etkilenerek tarafsız bir yargılama sonucunda karar alıp almayacağını görecekleri” ifadesini kullanan Bingöl, şöylr sürdürdü: “Umut ediyorum ki Selahattin Demirtaş gibi Türk siyasetinde çok önemli yeri olan bir siyasetçi tez elden özgürlüğüne kavuşarak yeniden siyasi faaliyetlerini sürdürür.”

‘HDP BELİRLEYİCİ’

Bingöl, Demirtaş’ın “Cumhurbaşkanlığı seçiminde kilit parti biziz” sözleriyle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Sonuçta HDP’nin hatırı sayılır bir oyu var. Son seçimlerde 6 milyonun üzerinde seçmen kitlesi HDP’ye oy verdi. Son referandum sonuçlarını göz önüne alırsak bu seçmen kitlesi gerçekten çok önemli ve belirleyici seçmen kitlesinden biri olacak”

‘TUTUKSUZ YARGILANMALI’

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de Meclis’te görev yapan milletvekillerinin tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu: “Elbette milletvekilleri de parti liderleri de Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç işleme şüphesi varsa yargılanabilirler ama bunun tutuksuz olması çok önemli. Milletvekili tutuklanarak siyaset yapma hakkının önüne geçiliyor. Dolayısıyla milli iradenin olması gerektiği gibi temsili olanaksızlaşıyor.”

‘SONUÇLARI OLACAK’

Emir, davanın önemli bir dava olduğunu ve uzun süreceğini belirterek, “Bu süreç içinde biz de hukuki ve teknik boyutunu izlemeye devam edeceğiz” dedi, “Selahattin Demirtaş savunmasında partisinin programında yazan görüşleri ifade ettiğini bu çerçevede partilerinin, genel siyasetlerinin yargılandığını iddia ediyor. Dolayısıyla bu davadaki karar da Türk siyaseti açısından önemli sonuçlar doğurmaya aday.”

‘OLAĞAN AÇIKLAMALAR’

Demirtaş’ın bu davada yargılamaya konu edilmiş bazı sözlerinin çözüm süreci olarak ifade edilen dönemde olağan karşılanan açıklamalar olduğuna dikkat çeken Emir, “İddianameye konulan bir çok olay, ilgili bakanların bilgisi dahilinde, hatta katkıları ile gerçekleşmiş. Dolayısıyla burada çözüm sürecinin neden başarısız olduğu da tekrar siyasetin gündemine gelmiş oluyor. Bu da ayrı bir tartışma konusu” ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.