Başbakan: Ana muhafelet merkezi yanına HDP'yi alarak...

Dünya Gümrük Günü dolayısıyla yapılan programa katılan Başbakan Binali Yıldırım önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan: Ana muhafelet merkezi yanına HDP'yi alarak...

Başbakan Binali Yıldırım, "Duvarlar örerek, duvarların yüksekliğini artırarak dünyadaki huzursuzluğun önüne geçemeyiz. Dünyadaki huzursuzluğun önüne geçmenin yolu, adil olmaktır." dedi.

Başbakan Yıldırım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konferans Salonu'nda "Dünya Gümrük Günü" dolayısıyla düzenlenen kutlama programında yaptığı konuşmada, TOBB ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. 

Yıldırım, geçen yıl Dünya Gümrük Günü için "Dijital Gümrükler" temasının belirlendiğini, Türkiye'de bu temaya uygun birçok faaliyetin başarıyla tamamlandığını hatırlattı.

Bu yıl kutlamalar için Dünya Gümrük Örgütü'nce "Etkin Sınır Yönetimi İçin Veri Analizi" temasının benimsendiğini belirten Başbakan Binali Yıldırım, bu çerçevede hem gümrük idarelerine hem de gümrük işlemlerine katkıda bulunan özel sektör kuruluşlarının, veri analizinin gümrük çalışmalarına sağladığı katkıya dikkati çekeceklerini vurguladı.

Uluslararası iş birliğiyle taşımacılık hizmetlerinin etkinleştirilmesinde 2016'da yoğun çalışma gerçekleştirdiklerini, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, tır sistemine ilişkin teknik alt yapısı hazırlanan "e-TIR" projesine öncülük ettiğini anlatan Başbakan Yıldırım, projenin, ulusal gümrük sistemleri ile diğer paydaşlar arasında güvenli veri değişimi ve eşyanın ülkeler arasında güvenli, düzenli aktarımı imkanı getirdiğini vurguladı.

"e-TIR uygulaması şubat ayında yürürlüğe girecek"

Yıldırım, Birleşmiş Milletler, Avrupa Ekonomik Komisyonu ve Uluslararası Karayolu Birliği ortaklığında İran ile 27-28 Kasım 2015'te fiilen başlatılan "e-TIR" uygulamasının, bu yılın şubat ayında tamamen yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Başarıyla tamamlanan pilot proje çerçevesinde İran ve Türkiye'nin, elektronik teminat kullanmak suretiyle bütün işlemleri ve bilgi aktarımını karşılıklı olarak gerçekleştirebileceklerini vurgulayan Yıldırım, bütün proje ortaklarının, işlemleri anlık olarak elektronik ortamda takip edebildiklerini de ifade etti.

Projenin, pilot uygulama boyunca başarıyla sürdürüldüğünü anlatan Yıldırım, sonuçların Birleşmiş Milletler bünyesindeki tır sözleşmesine taraf olan 70 ülkeyle de paylaşıldığını kaydetti.

Komşu ülke Gürcistan ile bu yıl içinde tamamlanması planlanan "e-TIR" pilot projesinin uygulamaya konulduğunu bildiren Yıldırım, projeyle gümrükten gümrüğe gerçek bir bilgi değişiminin sağlanacağını açıkladı

"Gümrükler güvenlik kadar önemli"

"Gümrük kapılarımız ülkemizin dış dünyaya açılan yüzüdür, dünyayla bütünleştiğimiz noktalardır. Bu kapılarda yaşanan olaylar, sıkıntılar ülkenin imajına, itibarına zarar verir." diyen Yıldırım, gümrüklerin güvenlik kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

Bu konunun ne kadar hayati öneme sahip olduğunu, geçen yıl yaşanan bir olayın açıkça ortaya koyduğunu hatırlatan Yıldırım, "Cumhuriyet tarihinin deniz yoluyla tek seferde yapılan en büyük kaçakçılığı, titiz ve gayretli çalışmalar sonucu engellendi. Böylece 30 milyon lira değerinde, 100 tonu aşkın sigara kaçakçılığı önlenmiş oldu. Bu tarihi başarıdan dolayı Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci başta olmak üzere, ekibini tebrik ediyorum." diye konuştu.

"Bilmeden ayağımıza sıkmış oluruz"

Küresel ticaretin, 2009 küresel kriziyle birlikte küçülmeye başladığını anımsatan Başbakan Binali Yıldırım, dünyanın zenginleşmesinin yavaşladığını, hatta bazı yerlerde fakirleşmenin başladığını belirtti.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Küresel ticaretin daraldığı ortamda eğer biz işi bir de gümrüklerde sıkarsak, bu sefer işler daha kötüye gider. Amaç, ticaretin geliştirilmesidir, karşılıklı ticaretin artırılmasıdır. Araç, taşıma, gümrükleme ve depolamadır. Aracı amaç haline getirdiğimiz zaman bundan herkes zarar görür. Demek ki gümrükleri para kazanma amacına dönüştürürsek, taşımacılığı para kazanma amacına dönüştürürsek, aslında bilmeden ayağımıza sıkmış oluruz. Ticaret kısıtlanır, yavaşlar ve bundan alan da satan da herkes de kaybeder. O yüzden gümrüklerde şüphecilikten ziyade alt yapıyı tesis edip gerekli emniyet tedbirlerini almak malın, sermayenin, insanların serbestçe hareket etmesini sağlamak nihai hedef olmalıdır."

Dünyanın dört özgürlüğe ihtiyacının bulunduğunu hatırlatan Başbakan Yıldırım, bu özgürlükleri, malların, hizmetlerin, sermayenin ve insanların serbest dolaşımı şeklinde sıraladı. 

Bunun, evrensel insan hakkı olduğunu ve bu hakkın eninde sonunda küresel anlamda tahakkuk etmesi gerektiğine işaret eden Başbakan Yıldırım, "Duvarlar örerek, duvarların yüksekliğini artırarak dünyadaki huzursuzluğun önüne geçemeyiz. Dünyadaki huzursuzluğun önüne geçmenin yolu, adil olmaktır, güçlünün daha az güçlü karşısında insanlık normlarına uygun olarak hareket etmesi, gücünü güçsüzler karşısında kötüye kullanmamasından geçer." değerlendirmesinde bulundu.

Ticarette çek sistemine tedbirler aldık, sicil affını getiridik. Bu zor günler de finansman sıkıntısı yaşayan şirketlere yeni çek kanunları çıkarttık. Kare kod sistemini getirdik. Bundan sonra çek yazdıysan gereğini yapacaksın.

Karşılıksız çeke adli para cezası geldi. Kare kodlu çek, bu yanlış uygulamaları ortadan kaldıracak.

1 Ocak itibariyle taşınır ehli kanununu çıkarttık. Bu bir devrimdir. Bazı bankaları görüyorum ki bunu anlamamışlar. Ne yazık ki bunlardan biri Kamu Bankası. 

Kardeşim, kanun çıktıysa uygulayacaksanız bunu lamacimi yok. Uygulamazsanız gereği ne ise yaparız. Menkul gayrimenkul, biraz da siz taşın altına elinizi koyun hep niye milletten bekliyorsunuz.

"Milleti yaşatmak varken bir tekme de ben vurayım" olur mu böyle şey. ABD Başkanıyla işler daha da netleşecek bu dalgalanmalar sona erecek. Önümüzdeki dönemde ekonomik fırsatlar var. Ekonomimiz çoğu ülkeden daha iyi durumda. Şimdi ABD başkanı da oturdu yerine, kısa sürede her şey düzelecek. Dolar kurundaki dalgalanma bitecek. Türkiye'nin ekonomik göstergeleri birçok ülkeden daha iyi durumda. 15 Temmuz'dan sonra FETÖ'cüler ve BETÖ'cüler ittifak kurdu. Türkiye ekonomisi kötü olacak diye mücadele ediyorlar. Unutmasınlar, hazırın ardı tez gelir. Bu millet burunlarından getirecek.

Fetöcüler, Türkiye ekonomisi kötü olacak diye himmet himmet diye topladıkları paraları oluk oluk şirketlere aktarıyorlar. Burunlarından lime lime bu millet getirecek.

Ticareti kolaylaştıracağız. Özellikle satarken daha kararlı olacağız, alırken daha nazlı olacağız. İçerden alalım. Bunda bir Dünya Ticaret Örgütü'ne aykırı birşey var mı? Memlekette üretenlere birkaç kuruş gitsin. Dışarıdan alıp fuzili masraf yapmaya gerek yok.
 

"ÖNÜMÜZDEKİ 75 GÜN ÖNEMLİ"

Devlet olarak, hükümet olarak Türkiye'yi zayıf düşüren bütün alanlara tedbir alıyoruz. Önümüzdeki 75 gün önemli. Bir halk oylaması yapacağız. Meclis, 39 oyla anayasa değişikliğinin millete gideceğini kabul etti. Millet önüne sandığı koyacak. Kararı verecek. Asıl sözü millet söyleyecek. 

Ana muhafelet merkezi yanına HDP'yi alarak "Hayır" kampanyası yaptı. Ama meclis galip geldi. Mecliste 339 arkadaşımız biz milletin iradesine karşı çıkamayız, millet karar versin diyerek üzerine düşen görevi yaptılar.

Memleketin uzlaşma kültürünü en iyi şekilde ortaya koyan MHP'ye teşekkür ediyorum. Dolayısıyla bu bir sorun. 2007'de siz bu cumhurbaşkanlığı seçimine karışmayın, biz de dedik ki herkes kendi işine baksın.
 

"BİZDE BUNA TİLKİ FISTIĞI DERLER"

367 icadını çıkardılar. Bizde buna tilki fıstığı derler. Zaten cumhurbaşkanlığı seçimlerini hep problem etmişler. Vesayetin dediği olur, vatandaşın dediği olmaz derler. 119 turla cumhurbaşkanı seçilemediği olmuş. 5 buçuk ay cumhurbaşkanı olmamış. Cumhurbaşkanı seçimleri ya darbe nedeni olmuş ya da darbeden sonra olmuş. 2007'de de aynı şeyi yapmaya kalktılar. Bizde millete gidiyoruz dedik. Millet ne dedi: Cumhurbaşkanını ben seçeceğim. Madem orada alavare dalavare oluyor dedi ve kararı verdi. 10 Ağustos 2014'de Cumhuriyet tarihinde millet ilk kez kendisi seçti.Şimdi yaptığımız yarım kalan işin tamamlanması.

Millet şimdi aynı sandıkta hem meclisini hem cumhurbaşkanını seçecek. Mazeret üretemeyecekler hizmet üretecekler. Bundan kimin zararı var. Cumhurbaşkanlığı Sistemi,hükümet sistemi istikrarı demek. Ülkede ilelebet birliğin sağlanması demek. Hükümetin ihtiyacı varsa gelip milletvekillerine dil dökecek. Yasama güçlenecek, milletvekili daha da güçlü hale gelecek. Denetim zayıflıyor diyor CHP'liler. Okumadıkları oradan belli. Genel görüşme aynen devam ediyor, yazılı soru, meclis soruşturması aynen devam ediyor. Bakanlar meclise bilgi vermesi gerekiyorsa, gelip verecekler.

Güçlü iktidar olacak, vatandaşa verdiği sözleri yerine getirecek. Güçlü bir ülkenin sağlayacağı faydaları düşünün. Bakın, 65. hükümetteyiz. 4 çarpı 64 2183 senesine denk geliyor. Demek ki hiçbir seçimi zamanında yapamamışım.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi istikrar demek, ekonominin çok daha hızlı büyümesi demek, bürorasinin azalması, vesayetlerin ortadan kalkması demektir. Hükümetin bekalığının, milletinin kardeşliğinin ilelebet devam etmesi demektir.

Meclisin iki görevi var. Yasaları yapmak, hükümeti denetlemek. 

Milletvekilleri uzlaşıp milletinin ihtiyacı olan kanunları çıkartacaklar. Hükümetin ihtiyacı varsa kanuna, milletvekillerinden talep edecek. Yasama güçlenecek. Bununla sınırlı değil. 

Yetki kullanıyorsan sorumluluk da olacak. Sadece vatana ihanetten suçlanabilir. Şimdi, Cumhurbaşkanı, bakanları, yardımcıları, hepsi her suçtan suçlanabilecek. Mecliste haklarında soruşturma açılabilecek. Üçte iki çoğunlukla yani yüzde 66 yüce divana gitmesine karar verecek. Mevcut sistem daha emniyetli. Cumhurbaşkanlığını her konuda suçlayabilen sorgulayabilen ve yüce divan yolunu açabilen parlemantoya geliyoruz. Parlementonun zayıfladığını söyleyenlerin kulakları çınlasın.

Bu sistemin en güzel özelliklerinden bir tanesi olumsuzları gözden geçirmek. Krizleri çözüm üretilemiyor. Uzlaşma kültürü gelişmiyor. Bu sistemde bunlara çözüm bulmak ön görülüyor. 

Diyelim ki, Cumhurbaşkanı meclisin sistemini beğenmeyip, seçim kararı alıyor. Kendi seçime giderken, meclis de gidiyor. Ve ya tam tersi. Bu ne demektir, vatandaş diyor ki, uzlaşın anlaşın.

Bu millet ki, her türlü yanlışı bugüne kadar düzelterek gelmiştir. Siyasetçi yanlış yapar millet düzeltir. Milletin terazisi altın teraziden daha hassastır. O yüzden millete itaat et, rahat et.

Her işin başı millettir. Burada ayrıca yargıdaki ayrıcalıklar kalkıyor. Sivil yargı asgari yargı kalkıyor. Modern dünyada artı böyle. Kimse elbisesine, rütbesine gören yargılanmıyor. Mesela Cumhurbaşkanı, milletvekillerinin yargılama usulu farklı olacak. 

Bu yapılan değişiklik, 2007'de Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesiyle başlatılan sürecin devamıdır. İşi rejim değişikliğine götürmek tamamen safsatadır. Türkiye Cumhuriyeti Büyük Atatürk tarafından kurduğu gün rejim tartışması sona ermiştir. 

Türkiye bölünmez bir bütündür. Başkenti Ankara'dır. Bunlar üzerinde kimse siyaset yapmasın. Bize düşen vatandaşın yükünü azaltmak, mazeretleri değil hizmeti arttırmaktır.

Dünyada barış huzur ve kardeşliğin gelişmesine vesile olmasını diliyorum. Gümrük sisteminin ticareti zorlaştırmaya değil kolaylaştırmayı hedefleyen Gümrük Bakanlığı ve TOBB'a teşekkür ediyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.