Başbakan Yıldırım Kırşehir'den seslendi

16 Nisan'da yapılacak referandum öncesi miting çalışmalarına devam eden Başbakan Yıldırım'ın bugünkü durağı Kırşehir oldu.

Başbakan Yıldırım Kırşehir'den seslendi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, "Almanya'da iki bakanımızın memleket sevdalıları, Türkiye'den göç eden gurbetçilerle yapacağı toplantıları eften püften sebeplerle iptal ettiler. Bu, demokrasiye, özgürlüklere karşı çok talihsiz bir karardır. Alman makamlarını bu konudaki tutumlarını, iki ülke arasındaki iyi ilişkilerle bağdaşmayan bu tutumlarını gözden geçirmeye davet ediyorum." dedi.

Partisinin Cacabey Meydanı'nda düzenlenen mitingindeki konuşmasına, "İşte bu meydan, işte bu coşku, işte Kırşehir, büyük Türkiye'ye selam veriyor." diyerek başlayan Yıldırım, Neşat Ertaş'ın, "Şirin Kırşehir Türkü Sözleri" isimli türküsünün, "Ana vatanımsın baba yurdumsun, Ozanlar diyarı şirin Kırşehir, Uzak kaldım gurbet elde derdimsin, Hasretin bağrımda derin Kırşehir, Kimi engin kimi yüksek evlerinen, Kimi fakir kimi zengin böyleyinen, Kazaların nahiyelerin köylerinen, Gönlümün içinde yerin Kırşehir." sözlerini anımsattı.

16 Nisan'da yapılacak halk oylaması için Kırşehir'in zaten kararını verdiğini, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için Kırşehir'in çoktan yeşil ışığı yaktığını belirten Yıldırım, alandakilere "16 Nisan'da Türkiye ruhuyla destan yazmak için sandıklara akın akın koşmaya var mısın Kırşehir?" şeklinde seslendi.

Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Kırşehirlilere selamını getirdiğini aktardı.

"Bu tutumlarını gözden geçirmeye davet ediyorum"

Milletle omuz omuza çıkılan bu demokrasi yolculuğunda bazı tatsız olayların da yaşandığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Almanya'da iki bakanımızın memleket sevdalıları, Türkiye'den göç eden gurbetçilerimizle yapacağı toplantıları eften püften sebeplerle iptal ettiler. Bu, demokrasiye, özgürlüklere karşı çok talihsiz bir karardır. Alman makamlarının bu konudaki tutumlarını, iki ülke arasındaki iyi ilişkilerle bağdaşmayan bu tutumlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.

Almanya'da 'hayır' diyenler, teröristlerin bayraklarını dalgalandıranlar, FETÖ'nün propagandasını yapanlara izinler vereceksiniz, ay yıldızlı bayrağı dalgalandıranlara, memlekete sevdalılarına yasak koyacaksınız. Bu kabul edilemez, demokrasi önüne set çekilemez. Demokrasi gürü gürül akan bir nehirdir. Almanya'daki vatandaşlarımızın bu tutum karşısında, 'evet' oylarıyla daha da coşup yedi düvele demokrasi dersini verecektir, biz buna yürekten inanıyoruz."

Bu sırada alandaki vatandaşların "Bana her şey seni hatırlatıyor" isimli şarkının "Beraber yürüdük biz bu yollarda, Beraber ıslandık yağan yağmurda" sözlerini söylemesi üzerine, Başbakan Yıldırım da "Bana her şey sizi hatırlatıyor" sözüyle karşılık verdi.

"FETÖ gelecek, hesabını verecek"

Yıldırım, 15 Temmuz'un milletçe yaşandığını vurgulayarak, o dönemde demokrasiyi, özgürlükleri ağzından düşürmeyen ülkelerin bazılarının ise nasıl sus pus olduklarına herkesin şahit olduğunu ifade etti.

Ama bu milletin çıktığı yoldan asla dönmediğini ve dönmeyeceğini kaydeden Yıldırım, o gece FETÖ'nün karşısında topyekün bir milletin bulunduğunu, ikinci kurtuluş savaşının milletle kazanıldığının altını çizdi.

Başbakan Yıldırım, kendisini dinleyen gençlere, "Gençler, sizin geleceğinizi karartmaya çalışan o karanlık gecenin sorumlusu olan FETÖ gelecek, hesabını verecek. Yine bugün şartlar ne olursa olsun, bu kutlu yürüyüş devam edecek. FETÖ, Pensilvanya'da 'hayır' çıkması için elinden gelen her şeyi yapıyor. PKK terör örgütü de 'hayır' çıkması için gece gündüz çalışıyor. Kandil'de bir panik var, endişe var. PKK'nın elebaşları ne diyor biliyor musunuz? 'Evet çıkarsa, biz yandık, biz biteriz.' 'Evet' çıkacak, siz de biteceksiniz, başka yolu yok. Bu aziz millet ülkesini, bayrağını, devletini, milletini seven bu gençler demokrasinin önündeki engelleri kaldırmak için ne gerekiyorsa yapacağız." şeklinde seslendi.

 

Yıldırım, partisince Cacabey Meydanı'nda düzenlenen mitingdeki konuşmasında vatandaşların, 15 Temmuz şehitlerinin isimlerini söylemeleri üzerine, "Onlar bizim şehidimiz, onlar bizim gökyüzünde parlayan yıldızlarımız, onlar 15 Temmuz kahramanları." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, 2001'de dönemin cumhurbaşkanı ve başbakanı arasındaki tartışma yüzünden ekonominin yerle bir olduğunu, yazar kasaların ve anayasaların fırlatıldığını hatırlatarak, bu dönemde borsanın çakıldığını, yüzde 15 değer kaybettiğini, faizlerin de yüzde 7 bin 500 arttığını anımsattı.

Merkez Bankası'ndan da 7 milyar doların gittiğini, 23 bankanın kapandığını dile getiren Başbakan Yıldırım, "50 milyar dolar Türkiye'nin kaynağı buhar oldu, gitti. Şimdi AK Parti geldi, bu vesayetçiler, bu kumpasçılar, geziciler ne yaptılar? Türkiye'yi karıştırmak istediler. Pabuç bıraktık mı? Milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları bunların önüne dimdik durdu mu? 17-25 Aralık'ta milli iradeye kurulan kumpas karşısında yine AK Parti vardı, yine Recep Tayyip Erdoğan vardı ve nihayet 15 Temmuz darbe girişimi, elhamdülillah Cumhurbaşkanımızın dirayeti, hükümetimizin kararlılığı ve aziz milletimizin, sizlerin sayesinde alçaklar dersini aldı. O gece halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin artık IMF'ye borcunun bulunmadığını, başının dik, alnının da açık olduğunu ifade ederek, "Çift başlı yönetimlerin millete ödettiği bedeli AK Parti millete ödetmedi. Gece gündüz çalıştık, 'Millet efendi biz hizmetkarız' dedik." ifadesini kullandı.

Bir daha eski kötü günlere dönmemek için anayasa değişikliği kararı aldıklarını söyleyen Yıldırım, "Vatandaşımız istedi, biz yapıyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi ile beraber bu kararı aldık. Sayın Bahçeli 'Önce memleketim ve milletim' dedi, 'Sonra partim.' dedi ve bu yolculuğa beraber çıktık. Ben inanıyorum ki Kırşehir'in ülkücü ve milliyetçileri bu referandumda kendilerine yakışanı yapacaklar, terör örgütlerine, FETÖ'cülere hak ettikleri cevabı Kırşehir'den verecekler." dedi.

"16 Nisan'da derslerini alacaklar"

Vatandaşlara, "Hazır mıyız? Ülkücüler hazır mıyız? Milliyetçiler hazır mıyız?" diye soran Yıldırım, "Kırşehir hazır evelallah. Türkiye'yi bölmeye çalışanlar, bölücüler, teröristler bir kez daha 16 Nisan'da derslerini alacaklar." şeklinde konuştu.

Anayasa değişikliğini yapma sebeplerini de anlatan Yıldırım, 18 yaşında gençlerin siyasete girmesinin önünü açacaklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:  

"CHP ne diyor? 'Biz varken gençlerin siyasette ne işi var, hele dur biz bir emekli olalım, ondan sonra bakarız.' Olur mu? Gençler, 15 Temmuz'da o gece bu meydanda en önde siz vardınız, onun için siyaset sizin hakkınız, onun için seçilme yaşını, milletvekili olma yaşını 18'e indirdik, hayırlı uğurlu olsun. Ama ana muhalefet partisi buna karşı çıkıyor. Kendisine rakip geleceğini biliyor, onun için karşı çıkıyor, 18-25 yaş arasında 7,5 milyon gencimiz var. Ben buradan bütün gençlerimize sesleniyorum, bunu bir kenara not edin, sizin bu ülke yönetiminde, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmanıza rıza göstermeyenlere siz de 16 Nisan'da cevabınızı hazırlayın."

"Siyasette gençler olmasın." diyen bir kesimin bulunduğunu aktaran Yıldırım, gençlerin söz hakkının olması gerektiğini belirtti.

İstiklal Savaşı'nın ardından Cumhuriyet'in kurulduğunu anımsatan Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şimdi bunlar ne diyor? 'Rejim değişiyor'. Bakın buradan, Kırşehir Meydanı'ndan sesleniyorum, bu meydandan bütün Türkiye duysun, Türkiye'de rejim sorunu yok değişime direnen bir ana muhalefet sorunu var. Türkiye'nin rejimi 1923'te Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Cumhuriyet'in ilanıyla kuruldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyet'i kurdu. Allah onlara rahmet eylesin, Allah razı olsun. Bu ülkenin bağımsızlığı için, bu ülkenin geleceği için onlar kan döktüler, bedel ödediler ve bu ülkede biz rahatça yaşıyoruz. Şimdi asıl problem CHP'nin kafasında. Şöyle, başörtüsü problemi olduğu zaman, kızlarımız okullara, üniversitelere gidemediği zaman o yasağı niçin aldırdılar biliyor musunuz? Rejim değişecek diye. Peki şimdi başörtüsü yasağı bitti, her şey serbest, rejim değişti mi, kimseye bir zararı oldu mu? Millet bunları tanısın, bunları tanıması lazım milletin. Bunlar milleti korkularla bugünlere getirdiler." 

"Eğer bu çift başlılık olmasaydı 65. hükümet 2183'te kurulacaktı" 

Başbakan Yıldırım, anayasa değişikliğinin istikrar ve güçlü hükümetler getirdiğine işaret ederek, 1923'ten bugüne 94 yıl içerisinde 65 hükümet kurulduğunu, bunun her hükümet için 17 ay gibi bir zamana tekabül ettiğini belirtti. Yıldırım, "17 ayda bir hükümet ne yapabilir? Soruyorum. Ancak tebrikleri kabul eder, bürokratlardan, memurlardan brifing alır, ondan sonra bir de bakar ki zaman dolmuş, vedalaşmaya başlar, valizini toplar. Hizmet nerede? Hizmet başka bahara." değerlendirmesinde bulundu.

ABD kurulduğundan beri 228 yıl geçtiğini ve şu anda Amerika'da 45'inci başkanın seçildiğini söyleyen Yıldırım, "5 yılda bir, hiç değişmiyor, biz de ise 25 günlük hükümetler oldu, 9 aylık hükümetler oldu. 1970-1980 arasında tam 13 tane hükümet kuruldu, 10 yılda 13 tane hükümet. 1990-2000 arasında yine aynı. Kim kaybetti? Türkiye kaybetti. Eğer bu çift başlılık olmasaydı Türkiye'de bugün 65. hükümet 2183 yılında kurulabilecekti ama maalesef zayıf hükümetler, koalisyonlar nedeniyle iktidarlar kısa süreli oldu, hizmet üretemedi ve darbelerin oluşması için bir altyapı teşkil oldu." dedi.

Anayasa değişikliğiyle birlikte artık hükümeti doğrudan sandıkta vatandaşın kuracağını, iki sandığın birinde cumhurbaşkanını ve kuracağı hükümeti, diğerinde de milletvekillerini seçeceğini söyleyen Yıldırım, "Şimdi sadece milletvekili seçiyorsunuz ama kim başbakan olacak onu bilmiyorsunuz. Ankara'ya gidiyorlar, Ankara'da sizin seçtiğiniz değil, bir bakıyorsun başka biri seçilmiş. Yağma yok, artık güvenoyunu sandıkta siz veriyorsunuz, hükümete siz karar veriyorsunuz. İki sandık arasında 5 yıl boyunca seçtiğiniz cumhurbaşkanı, hükümetiyle birlikte sizlerin beklediği bu hizmetleri yapıyor. Beğeniyorsanız bir daha seçiyorsunuz ama üçüncü sefer seçilme yok, ne yaparsan yap. Peki bu ne demektir, istikrar, daha fazla hizmet, daha fazla iş, daha fazla gençlere imkan ve gelecek."

Yıldırım, partisinin Cacabey Meydanı'ndaki mitinginde, anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için yapıldığının iddia edildiğini belirterek, değişikliğin Erdoğan için değil, "her doğan" için olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin hemen 17 Nisan'da başlamayacağını, 2019 seçimlerine kadar mevcut hükümetin iş başında olacağını aktaran Yıldırım, seçimden sonra yeni sistemin devreye gireceğini, seçimlere kadar bütün kanuni değişikliklerin, hazırlıkların yapılacağını, seçim için her şeyin hazır hale getirileceğini, daha sonra ise yeni sistem için cumhurbaşkanının seçileceğini kaydetti. 

Türkiye'nin önünü tıkayan mevcut sistemi kaldıracaklarını vurgulayan Yıldırım, "Artık Türkiye'de her seçimde daima tek başına güçlü iktidar çıkaran yeni bir sistem getiriyoruz. Vekil iktidarından millet iktidarına geçiyoruz. Vekiller kurmuyor, millet iktidarı, hükümeti kendisi kuruyor." diye konuştu.

Yıldırım, vatandaşın istediklerini yaptıklarını dile getirdi.

"Nerede güzel bir iş varsa buna 'hayır' derler"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "tek adam olmaz" sözünü anımsatan Yıldırım, "Senin hatırın için iki tane cumhurbaşkanı seçelim. Olur mu?" diye sordu.

"Tek adam olacak, patron da millet olacak" diyen Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Siz bize istikamet veriyorsunuz, biz de 'vira bismillah' deyip yola koyuluyoruz. Türkiye istiyor, Osmangazi Köprüsü'nü yapıyoruz, dünyanın 3'üncü büyük köprüsü, bunlar ne diyor 'Hayır.' Türkiye istiyor, Avrasya Tüneli'ni yapıyoruz. Denizin 106 metre altından tünel yapıyoruz, bunlar karşı çıkıyor. Yavuz Sultan Köprüsü'nü yapıyoruz, bunlar yine karşı çıkıyor. Hızlı tren yapıyoruz, bunlar yine karşı, 15 Temmuz Ilgaz Şehitler ve İstiklal Tüneli'ni yapıyoruz, bunlar yine karşı çıkıyor. Bunlar nerede güzel bir iş varsa, hayırlı bir iş varsa buna 'hayır' derler. Bu köprüleri, demiryollarını yaptığımız zaman ne yapıyorlar biliyor musunuz? En önce onlar kullanıyorlar, önce 'hayır' diyorlar, köprüden en önce onlar geçiyor, hızlı trene en önce onlar biniyor, bunlar böyle. Allah ıslah etsin, ne diyelim."

Merkel'le telefon görüşmesi

Yıldırım, "Türkiye'yi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti'nin çıktığı bu kutlu yolda imar etmeye, refaha eriştirmeye tam yol devam ediyoruz. Büyük Türkiye'yi inşa etme gayretimizi ilk günkü gibi sürdürüyoruz. Biz bu aşkla bu hissiyatla çalışıyoruz. Onlar konuşur, biz yaparız." ifadelerini kullandı.

Kırşehir'e AK Parti iktidarı zamanında toplam 4 milyarlık yatırım yapıldığına dikkati çeken Yıldırım, yapılan ve yapılacak yatırımlara ilişkin bilgi vererek, kentin daha fazlasını hak ettiğini söyledi.

Başbakan Yıldırım, konuşmasında, Almanya Başbakanı Angela Merkel'le saat 15.00'te telefon görüşmesi yapacağını da söyledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.