'CHP, ülkenin hayrını istemez'

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Osmaniye'de kentin terör konusunda çok büyük fedakarlık gösterdiğini söyledi.

'CHP, ülkenin hayrını istemez'

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Diktatörler halklarından korkar ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tanklara ve savaş uçaklarına halkıyla beraber karşı çıktı. Asıl diktatörler halkın arasına giremeyenlerdir, sofrasına oturamayanlardır, çayını içemeyenlerdir, halkıyla ekmeğini paylaşamayanlardır." dedi.

Türkiye'yi daha güçlü kılmak gerektiğini, anayasa değişikliğinin yaklaşık 200 yıldır tartışıldığını belirten Çelik, "Elimizde şöyle bir sistem var, Türkiye'yi sürekli krizlere boğan, aşağı çeken bir sistem." ifadesini kullandı.

Bakan Çelik, geçmişte cumhurbaşkanı ile başbakanlar arasında yaşanan kavganın nelere mal olduğunun bilindiğine dikkati çekerek, "Çok net bir şey var. Türkiye'de eğer 2002'den beri bir istikrar olduysa, bu yönetim sistemi içerisindeki krizlerle, büyük bir fedakarlıkla mücadele eden AK Parti sayesinde oldu." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini 16 Nisan'da güçlü bir "Evet" ile hayata geçireceklerini dile getiren Çelik şöyle devam etti:

"Bu sistemle ilgili bazı eleştirilerde bulunuyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız için ahlak dışı şekilde, 'Diktatör olacak' diyorlar. Bu mesele ilk olarak Türkiye'de dillendirilmedi. Bu bizim dışımızdaki bazı ülkelerde dillendirildi. Oraların basın-yayın organlarında, oranın kanaat önderi denebilecek kimseler tarafından dillendirildi. O günleri bir düşünün, niye Türkiye ile ilgili böyle söylüyorlardı? Çünkü o ülkelerin Türkiye ile ilgili tarihsel olarak büyük rekabetleri vardır. Bu rekabet içerisinde, Türkiye'nin ilerlemesi bazı ülkeleri rahatsız etti. O bize karşı bir kara propagandaya dönüştü. Diktatörler halklarından korkar ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tanklara ve savaş uçaklarına halkıyla beraber karşı çıktı. Asıl diktatörler halkın arasına giremeyenlerdir, sofrasına oturamayanlardır, çayını içemeyenlerdir, halkıyla ekmeğini paylaşamayanlardır. O gece yürek isterdi, savaş uçakları öldürmek için gezerken, savaş uçakları sivil halkın üzerine ateş açarken, insanımızı ezerken, Sayın Cumhurbaşkanımızın ölümü göze alarak 'Ben ülkemi terk etmem, İstanbul'a gideceğim' şeklindeki tavrı, o gece yürek isterdi."

 "Koalisyonlar bir ihtimal olmaktan çıkmalıdır"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz'da devleti işgal etmeye çalışan teröristler olduğunu belirten Çelik, o zaman bir koalisyon hükümetinin görevde olması halinde, makamlar arasında fikir ayrılıkları olabileceğini ve o darbe girişimini önlemekte çok daha fazla zorlanılacağını aktardı.

Bakan Çelik, artık koalisyonlara kapıların kapatılması gerektiğine işaret ederek "Koalisyonlar bir ihtimal olmaktan çıkmalıdır. 7 Haziran'da gördük. Aziz milletimiz AK Parti'ye tek başına iktidar olacak kadar oy vermedi. Koalisyon görüşmeleri yapıldı ama sonuçta koalisyon ortaya çıkmadı ama gördük ki koalisyon tehlikesi ortadan kalkmamış, daha sonra 1 Kasım'da seçime gidildi ve tek başına iktidar olma yetkisi verildi. Koalisyon ihtimalinin ortadan kalkmadığını gördük. FETÖ'nün darbe girişimi karşısında bunu iyi düşünelim. 7 Haziran sonrası koalisyon kurulsaydı, bakanlar arasında görüş ayrılığı veya çatlak olsaydı ne yapacaktık?" değerlendirmesinde bulundu.


 "Rejim değişikliği yok"


16 Nisan'dan sonra gelecek sistemle artık koalisyon ihtimali olmadığını vurgulayan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir kişinin hükümeti kurabilmesi için en az yüzde 50 oy alması gerekiyor, yüzde 50'nin üstünde alması gerekiyor. Yüzde 50'nin üstünde oy alan kişi de doğrudan tek başına iktidarı kurmuş olacak. Yüzde 50'nin üstünde oyla iktidar hükümetinin kurulması demek, en büyük uzlaşmanın sağlanması demek. 'Rejim değişikliği' diyorlar. Biz CHP'yi tanırız, CHP ne zaman Türkiye'de iyi bir şey olacak olsa bunu engellemek için 'rejim değişikliği' der."

CHP'nin memleket için faydalı ne varsa "Rejim değişikliği" diyerek engellemeye kalktığını dile getiren Çelik, "Rejim değişikliği millete ait iradenin gasbedilmesidir. 27 Mayıs darbesi, 12 Eylül darbesi bir rejim değişikliğidir. 28 Şubat bir rejim değişikliği teşebbüsüdür. Bütün bu rejim değişiklikleri olurken, milletin başına bu belalar gelirken, bu ülkede başbakanlar idam edilirken, bütün bu rejim değişikliklerini destekleyen parti kimdir? Demek ki rejim değişikliğinden en son bahsedecek onlar." diye konuştu.

Çelik, "Rejim değişikliği yok. Bizim anladığımız rejimde Türkiye Cumhuriyet'nin sahibi cumhurdur. Cumhuriyetten cumhuru çıkarıyor, asıl rejim değişikliğini yapanlar onlardır." ifadesini kullandı.

 
"Bu büyük tarihi bir fırsattır"


Her siyasi ve anayasal düzenlemede vatandaşın yetkisinin artıp atmadığına bakılması gerektiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Daha önce yüzde 30-40'la iktidar çıkarıyordunuz. Şimdi yetki sizdedir, siyasilerin en az yüzde 50'yi ikna etmesi lazım. En az yüzde 50'lik bir vatandaş topluluğunun ikna edilmesi demek, farklı görüşten farklı hayat tarzına sahip vatandaşlarımız arasındaki uzlaşmanın sağlanması demek. Emin olun bu büyük, tarihi bir fırsattır. 200 yıldır beceremediğimiz, tartıştığımız bir işi inşallah 16 Nisan'da 'evet'lerimiz ile güzel şekilde neticelendireceğiz. Bunun iyi anlatılması lazım. Bu CHP'nin, HDP'nin yapmaya çalıştığı şey, Türkiye'yi eski yönetim modellerine mahkum ederek vatandaşlarımızın güçlenmesini, Türkiye'nin yönetiminde daha çok söz sahibi olmasını engellemektir. Bunun dışında bir şey yapmıyorlar. 16 Nisan'da Bahçe'de, Osmaniye'de inşallah sandıklardan tamamen 'evet' çıkmasını sağlayacak şekilde vatandaşlarımıza ulaşalım. CHP'nin istediği şey, bu ülkenin hayrına olan şey değildir. Bunlar milletin hayrına olan hiçbir şeyde sokağa dökülmediler."


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.