Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül Müzesi'ni açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül Müzesi'nin açılışına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül Müzesi'ni açtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül Üniversitesi Yerleşkesi'ndeki "Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi" açılışında, Türkiye'de siyasi tarih müze geleneğinin yavaş yavaş oluşmaya başladığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesini söz konusu geleneğin en önemli temsilcisi olarak nitelendiren Erdoğan, "Burada olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı olarak arzu edilirse tüm eski cumhurbaşkanlarımız adına kurulacak şahsi müzeleri destekliyor ve gereken her türlü imkanı da sağlıyoruz." diye konuştu.

"Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş" sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dünyada bırakacağımız hoş sadaların böyle güzel mekanlarda gelecek nesillere aktarılması aynı zamanda kültürümüze ve medeniyetimize yapılmış en önemli katkıdır. Tarih yapan bir millet olarak tarihimizi kayda geçirme, yaşatma ve gelecek nesillere aktarma konusunda aynı başarıyı maalesef gösteremiyoruz. Esasen elimizin altında dünyanın en düzenli ve kapsamlı devlet kayıtları olan Osmanlı arşivleri gibi bir hazine bulunuyor. Buna rağmen onu bile şimdiye kadar doğru dürüst değerlendiremedik. Bir dönem Osmanlı arşivlerinde yer alan milyonlarca belgenin hurda niyetine kilosu 3-5 kuruşa satılmasının utancını dahi yaşadık. Bunun için, hükümetimiz döneminde arşivciliğin modern versiyonu olan dijital arşiv konusuna özel önem verdik, tüm kurumlarımızın arşivlerini kalıcı hale getirmesinin yolunu açtık."

"Adeta ayaklı bir kütüphane olarak biliyoruz"

Erdoğan, kişisel arşivlere olan ilginin giderek yaygınlaştığını görmekten duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi'nin bu ilgiyi daha da artıracağına yönelik inancını paylaştı.

11. Cumhurbaşkanı Gül ile üniversite yıllarından beri yol arkadaşı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Sayın Abdullah Gül'ü bilimsel çalışmalarının yanında kültür ve medeniyet hayatımıza dair okumalarıyla adeta ayaklı bir kütüphane olarak biliyoruz." diye konuştu.

Kendisi adına açılan kütüphanenin Gül'ün yarım asrı bulan birikimini de yansıtan bir eser olacağını belirten Erdoğan, müze kısmındaki sergi alanları, simülasyon ve kişisel arşiv bölümlerinde Gül'ün kendi hayatı ile demokrasinin Türkiye'deki gelişiminin de takip edilebileceğine işaret etti.

"Abdullah Gül kardeşimle beraberliğimiz AK Parti'nin kuruluşundan çok öncesine, 1960'lı yıllara kadar uzanır." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliği çatısında başlayan fikri ve şahsi hukuklarının, Gül'ün akademik hayatı ve İslam Kalkınma Bankasındaki çalışmaları boyunca da sürdüğünü belirtti.

"Abdullah Gül kardeşim..."

Gül ile siyasi yol arkadaşlığının ise onun milletvekili adayı olduğu 1991'den itibaren başladığını ve kesintisiz devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Refah Partisi'nin ardından Fazilet Partisi'nin kapatılmasından sonra kendisinin de aralarında bulunduğu bir grup arkadaşımızla AK Parti'nin kuruluş çalışmalarını gerçekleştirdik. Abdullah Gül kardeşim AK Parti'nin kuruluşunda ve iktidara gelmesinin ardından icra edilen çalışmalarda beraber olduğumuz, hatta ilk güçlü mitingimizi yaptığımız il Kayseri olmuştur. Yani yola çıkışımız Kayseri'de, burada oldu. Özellikle kendisinin aday olduğu 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ve sonrasıyla Türk siyasi tarihinin en ibretlik hadiselerinden birini yaşadık. Cumhuriyet Mitingleri ve 27 Nisan bildirisiyle milletin ve TBMM'nin iradesine karşı adeta bir meydan okumaya çevrilen bu seçim süreci 367 garabetiyle trajikomik bir hale dönüştürülmüştür. Bu millete bu ülkede bu da yaşattırıldı. Biz de işte böyle bir dönemde demokrasiye ve milli iradeye karşı girişilen saldırılara cevabımızı Abdullah Bey'i aday göstermek suretiyle verdik. Birikimi ve partimize olan katkıları sebebiyle Abdullah Bey'in adaylığı hem kendi camiamızda hem de milletimiz nezdinde hüsnükabul gördü ve Sayın Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı, cumhurbaşkanlığıyla neticelendi."

Gül'ün cumhurbaşkanlığı görevini yürüttüğü 2007-2014 yıllarında Türkiye'nin çok önemli değişim, dönüşüm, yeniden yapılanma süreçlerini yaşadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizde anayasa kitapçıklarının fırlatıldığı dönemleri de gördük, bunlar yaşandı. Tabii biz cumhurbaşkanlığı makamı ile başbakanlık makamı arasındaki dayanışmayla bu dönemi başarılarla dolu bir dönem olarak hamdolsun gerçekleştirdik. Bu süreçte yaşanan siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında kendisinin de sergilediği mutedil yaklaşım daima takdirle birbirimizi anmamıza vesile oldu. Türkiye vesayetin değil, milletin cumhurbaşkanlığına giden yolun ilk adımlarını işte bu dönemde Sayın Gül ile atmıştır. Cumhurbaşkanının doğrudan halkın oyuyla seçimi uygulamasının milletimiz tarafından bu denli büyük bir muhabbetle kucaklanmasında Sayın Gül'ün cumhurbaşkanlığı dönemindeki başarıları da katkıda bulunmuştur. Ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği en önemli siyaset ve devlet adamlarından biri olan Abdullah Gül kardeşimin çalışmaları ve hizmetleriyle milletimin kalbinde de müstesna bir yer edindiğine inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan Abdullah Gül Müzesi'nin açılış töreninde konuştu

Erdoğan, Abdullah Gül Üniversitesi Yerleşkesi içerisindeki Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi açılışındaki konuşmasında, müze ve kütüphanenin Türkiye'nin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemli olduğunu ifade etti.

Kendisinin lisede, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün üniversitede okuduğu 1960'lı yılların sonunda Türkiye'de etkisi hala süren yeni bir kuşağın ve anlayışın doğduğunu dile getiren Erdoğan, çok partili siyasi rejimin özgürlük ve kalkınma tecrübesiyle 1960 darbesinin vesayeti arasında yolunu tayin etmeye çalışan bir Türkiye'nin tam ortasında kendilerini bulduklarını söyledi.

Erdoğan, bir yanda gönüllerini coşturan dava ve aksiyon adamlarının diğer yanda sanayileşmeyi, büyümeyi hedef gösteren, bunun için de siyasetin yolunu işaret eden büyüklerin telkinleriyle beslendiklerini belirtti. Zaman içinde bu ikisinin aslında birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu fark ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Hem gönlümüzü, hem zihnimizi zenginleştirecek, hangi kaynağa ulaşırsak, kimi bulursak ondan faydalanmanın yollarını aradık. 1980 darbesi, bu arayışımızı durdurmak bir yana, daha üst seviyelere çıkardı. Çünkü darbelere karşı direnmenin yolunun da bu olduğunu gördük. Hem manevi dünyamızı tahkim edecek hem de teknik kapasitemizi artıracak çalışmalara ağırlık verdik. 1991 seçimlerinden itibaren işaretleri görülmeye başlanan 1995 seçimlerinde adeta patlama yapan başarılarımızın gerisinde işte böyle bir emek, vizyon vardı." diye konuştu.

Erdoğan, siyasetin dikensiz gül bahçesi olmadığını, bu süreçte attıkları her adımda tecrübe ederek görüp, yaşadıklarını aktardı. 1997'nin kendisi için kırılma noktası olduğunu ifade eden Erdoğan, "Kırılma derken, yanlış anlaşılmasın, bu süreçte gönlümüz kırıldı ama milletimizle olan bağımız daha önce hiç olmadığı kadar güçlendi. Abdullah Gül Bey ve diğer kardeşlerimizle beraber omuz omuza yürüttüğümüz mücadele 2001 yılında yeni bir partiyle, 2002 yılında tek başına iktidarla neticelendi. Birlikte kurduğumuz parti, 3 Kasım 2002'de kazandığı seçimlerle parlamentonun yüzde 63 oranında milletvekillerini almayı bize getirdi." şeklinde konuştu.

Geride kalan 14 yılın Türkiye tarihinde en büyük değişimlerin, dönüşümlerin, gelişmelerin yaşadığı dönem olduğunu belirten Erdoğan, 2023 hedeflerine ulaşma ümidinin bu 14 yıldaki başarılar sayesinde olduğunun altını çizdi.

"16 saatte darbeyi kendi lehine darbeye dönüştürdü"

"Bu dönemin ilk başbakanı, sonra dışişleri bakanı, son olarak da cumhurbaşkanı olarak tüm başarıların altında imzası olan kardeşlerimizden bir tanesidir Abdullah Bey" diyen Erdoğan, Gül'e, ülkeye ve millete yaptığı hizmetler dolayısıyla şükranlarını iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu süreç içerisinde özellikle önümüzü kesme gayretlerinde en son adım bildiğiniz gibi 15 Temmuz darbe girişimi olmuştur. Bu da yine önümüzü kesmeye yönelik bir adım. İçeriden ve dışarıdan atılan bu adımla önümüzü kesmeye çalışanlar, milletimizin o şehadete, Hakk'a yürüyüşüyle bunu başaramadılar. Bu millet bunu gösterdi. 16 saatte darbeyi kendi lehine darbeye dönüştürdü. 'Meydanlara yürüyün' dediğimiz zaman benim milletim meydanlara yürüdü. Tereddüt etmeksizin meydanlara yürüdü. Bunun neticesinde 16 saatte Rabbimin lütfuyla aldık. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum. Bizler onlarla beraber hamdolsun bu ülkeyi hiç bir ayrıma tabi tutmaksızın tek millet yaptık. Bayrağımızı, şehitlerimizin gazilerimizin kanıyla tek bayrak yaptık. 780 bin kilometrekarelik şu toprakları tek vatan yaptık. 'Tek devlet' diyerek de geleceğe yürüdük, yürüyoruz."

Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müzesi ve Kütüphanesinin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenlere ve katılanlara da teşekkürlerini sundu.

Notlar
Eski Sümer Bez Fabrikasının enerji ve buhar bölümünde açılan Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi, Türkiye’de "Cumhurbaşkanlığı Müzesi" anlamında ilk olma özelliğini taşıyor.

Tören öncesi, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hayatının kendisine yakın isimlerce anlatıldığı filmle Sümer Bez Fabrikasını tanıtan kısa film gösterildi.

Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa Gül, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, eski TBMM Başkanları Cemil Çiçek ve Bülent Arınç ile çok sayıda eski ve yeni bakan, milletvekili ve siyasetçinin yanı sıra medya temsilcileri ve iş adamları katıldı.

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Oktay Esedov, Pakistan Pencap Eyalet Başbakanı Şahbaz Şerif, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, eski Almanya Başbakanı Gerard Schröder, eski Yunanistan Başbakanı George Papandreu, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'nin kardeşi Şeyh Sani Hamad Bin Hamad Al Sani, eski Arnavutluk Başbakanı Bamir Topi'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda eski ve yeni yabancı davet adamı da törende hazır bulundu.

Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Yıldırım davetlilerle birlikte kokteyle katıldı. ​


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.