Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara seslendi

Cumhurbaşkanı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 35. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara seslendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki 35. Muhtarlar Toplantısı'nda, Çanakkale, Edirne, Erzincan, Eskişehir, İstanbul, Kahramanmaraş, Karaman, Kilis, Kırıkkale, Konya, Malatya, Manisa, Trabzon ve Uşak illerinden muhtarlarla bir araya geldi. 

Özel bir görüşmesi sebebiyle toplantıya geç geldiğini söyleyen Erdoğan, muhtarlardan helallik istedi ve 35. toplantıya katılan muhtarların geldikleri illeri sıraladı.

Anayasa değişikliği vesilesiyle ülkenin yönetim sisteminin enine boyuna tartışıldığı bir dönemde icra edilen muhtarlarla buluşmanın önemli olduğuna inandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin özellikle geçtiğimiz son 150 yılı sürekli yönetim tartışmalarıyla geçmiştir. Tanzimattan meşrutiyete, cumhuriyetin ilanından çok partili siyasi sisteme kadar pek çok yol ve yöntem denenmiş ancak arayış bir türlü bitmemiştir. Bu arada yaşadığımız pek çok darbeyi, darbe girişimini, vesayet baskılarını da unutmamak gerekiyor. Bu da ortada yerli yerine oturmayan, eğreti duran, milleti mutmain etmeyen bir duruma işaret ediyor. Türkiye'nin gündeminde olan anayasa değişikliği ile yöneldiği sistem arayışı bu ihtiyacın bir neticesidir."

Anayasa değişikliği düzenlemesinin, TBMM'deki sürecin tamamlanmasının ardından milletin huzuruna geleceğini vurgulayan Erdoğan, "Herkes izahını, itirazını milletimize yapacaktır. Seçimle gelinen görevlerin ilk basamağı muhtarlıktır. Onun için demokrasinin ilk adımı muhtarlıktır, oradan başlıyor. Son kademesi cumhurbaşkanlığıdır. Ülkemiz açısından bu kadar önemli meseleyi istişare etmesi, tartışması, çözüm yolları araması gerekenlerin en başında siz muhtarlarımızla cumhurbaşkanı olarak şahsım geliyor. Gücünü halktan alan ve halka hizmeti Hakk'a hizmet olarak gören bir cumhurbaşkanı olarak özellikle kritik dönemlerde muhtarlarımız aracılığıyla milletimden aldığım mesajlara büyük önem veriyorum. İl ziyaretlerim sırasında da her fırsatta vatandaşlarımla doğrudan doğruya iletişim kurmaya, onların hissiyatlarını, düşüncelerini, tavsiyelerini, eleştirilerini dinlemeye gayret gösteriyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"40 yıllık siyasi hayatım, özellikle de son yıllarda yaşadığım hadiseler bana şunu göstermiştir, gönlünü, gözünü ve kulağını milletimizden ayıran hiç kimsenin bu topraklarda başarılı olması, kök salma şansı yoktur." diyen Erdoğan, "Milletimizle olan irtibatımızı güçlendirerek istikametimizi doğru tutmamızı sağlayan siz muhtarlara şükranlarımı sunuyorum." ifadesini kullandı.

Ülke ve millet olarak kısa sürede üst üste çok ve önemli hadise yaşandığını, buna yönelik öncelik sıralaması yapmakta zorlandığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Aynı anda hem terör hem ekonomi cephesinde mücadele ediyor hem yurt dışı operasyonlarımızı sürdürüyor hem de uluslararası saldırılara karşı direniyoruz. Esasen yaşadığımız sorunların hiçbiri bize mahsus olmamakla birlikte, bizi diğer ülkelerden ayıran çok önemli farklar var. Mesela terör... Tüm dünyada sorun olmakla birlikte, tüm terör örgütlerinin hedef aldığı tek ülke Türkiye'dir. Bölgemizdeki ülkelerin hepsi de iç sorunlarıyla uğraşıyor ama maruz kaldığı çok yönlü kuşatmaya rağmen dimdik ayakta durabilen, kendi yolunda yürümeye devam edebilen tek ülke yine Türkiye'dir."

"Cümle alem görmüştür"

Küresel ekonomik krizin gelişmiş ülkeler dahil herkesi etkilerken Türkiye'nin, yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen mali disiplininden taviz vermediğini, büyümesini belli bir çıtanın altına düşürmediğini vurgulayan Erdoğan, "Ne darbe teşebbüslerine ne kaos senaryolarına eyvallah etmeyen bu ülkenin öyle bir kaç fiskeyle yıkılmayacak ulu bir çınar olduğunu cümle alem görmüştür." dedi. 

Muhtarlara, "Size kısa bir hikaye anlatayım" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ulu çınarın yanında bir kabak filiz vermiş. Yağmurların ve güneşin etkisiyle hızla büyüyen kabak neredeyse çınarın boyuna ulaşmış. Bu durum karşısında böbürlenen kabak, bir gün çınara, 'Sen ne kadar zamanda bu hale geldin?' diye sormuş. Çınar, '90 yılda' deyince kabak, 'Bak ben iki ayda senin boyuna ulaştım.' şeklinde cevap vermiş. Aradan biraz daha zaman geçip sonbahar rüzgarları esmeye başlayınca kabak kurumaya, yaprakları, dalları dökülmeye başlamış. Bu duruma şaşıran kabak çınara, 'Neler oluyor bana?' diye sormuş. Çınarın cevabı 'Benim 90 yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştığın için ölüyorsun' olmuş."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz millet olarak bugün bulunduğumuz yere iki ayda gelmedik." ifadesini kullanarak, şunları kaydetti:

"Bizim arkamızda 2 bin yıllık devlet geleneğimiz, bin 400 yıllık medeniyet müktesebatımız, coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımız var. Tarihimizin en son ve en genç devleti olan Cumhuriyetimiz dahi 93 yılını artık geride bıraktı. Biz böyle bir devletiz, biz göçebe devleti değiliz, kökü mazide olan bir atiyiz. Bugün sahip oldukları güce, imkana, zenginliğe güvenerek dünyaya meydan okuyanlar yarın mevsim değiştiğinde ayakta kalabilecekler mi? Hep birlikte göreceğiz."

Zulümle abad olanın ahirinin berbat olacağına işaret eden Erdoğan, "Biz büyüklerimizden haksız davada zirve olmaktansa haklı davada zerre olmayı öğrendik. Bizim farkımız bu. Onun için bugün yaşadığımız sıkıntılar, evet canımızı yakabilir ama asla bizim için yıkım sebebi olmaz, olmayacaktır." ifadesini kullandı.

Yunus Emre'nin "Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil / Dünyaya gelen gider, baki kalası değil." sözlerini hatırlatan Erdoğan, şehitliği en büyük mertebe, gaziliği en büyük şan kabul ederek mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

Zaman zaman bazı şikayetler aldığını, bir şikayet nedeniyle bir gaziyi aradığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gazimiz evrakını gönderiyor fakat evrak maalesef işleme konmuyor veya ağırdan alınıyor. İlgili yerlere de durumu bildirdim. Ama şimdi buradan sesleniyorum, ilçesini, ismini vermiyorum. Ey kaymakam, sen kendini ne sanıyorsun? Sen orada kalıcı mısın? O gazi kendini ne için feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine ne için yürüdü? Bu vatan için, bu millet için yürüdü. Eğer sen şimdi o makamda varsan, o gazi sebebiyle varsın, haddini bileceksin. Haddini bilmediğin zaman da haddini sana bildirirler. Bunu da bileceksin. Nitekim, İçişleri Bakanıma da söyledim, öyle zannediyorum ki gereği yapılacaktır. Niye? Çünkü bizim şehitlerimize olan borcumuz farklıdır. Gazilere olan borcumuz farklıdır."

Erdoğan, bunun gereğini aksatmadan yerine getirmek durumunda olduklarını bildirdi.

"Yeni bir yükselişin habercisi"

"Rabbim, kutsal kitabımızda bizlere, 'Sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır olabilir.' buyuruyor. Bu ilahi kelama uygun şekilde ülkemizin son yıllarda ardı ardına yaşadığı sıkıntıların sebep olduğu kayıpların aynı zamanda yeni bir doğuşun, yeni bir yükselişin de habercisi haline dönüştüğüne inanıyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin Çanakkale'den, Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana ilk defa istiklalini ve istikbalini koruma konusunda bu derece fedakar bir tutum içinde olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozmaya yönelik her provokasyonun tam tersine dayanışmayı daha da güçlendirdiğine işaret etti.

Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Hatırlayınız, Gezi olaylarıyla milletimizin içinde hayat tarzı ve ideolojik farklılıklar üzerinden bir çatlak oluşturmaya çalıştılar. Kısa sürede oyun deşifre oldu ve provokatörler ortada kaldı. Oyunun arkasında kimler vardı? Dış güçler vardı. Ve onlar güçlenen Türkiye'yi parçalamak istiyorlardı. 'Sen köprüler yapacaksın öyle mi, sen denizin altından raylı sistemler yapacaksın öyle mi, denizin altından otomobil sistemlerini kuracaksın öyle mi, sen insansız hava araçları yapacaksın öyle mi, sen hızlı raylı sistem, bunları yapacaksın öyle mi? Yok, biz sana izin vermeden bu adımı atamazsın.' bunu dediler. Ne oldu? Oyun açığa çıktı. Biz durduk mu, durmadık. Onlar bunları yaptıktan sonra bak, Körfez'de Osmangazi açıldı. Ardından Yavuz Sultan Selim Köprüsü, ardından Avrasya Tüneli açıldı. Durmak yok yola devam, daha yapacağımız çok şey var."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart'ta Çanakkale Köprüsü'nün temelinin atılacağını belirterek, "Bu da dünyada ilk olacak, böyle bir farklılığı, 5 bin metreyi aşan bir uzunluğu olan bir köprü. Şimdi bunun heyecanını yaşıyoruz. İnşallah 2023'e o köprüyü de yetiştireceğiz. Çünkü Türkiye'ye ve bu millete bunlar yakışır. Bundan dolayı çıldırıyorlar, kıskanıyorlar. 'Sen kalkacaksın dünyanın bir numaralı havalimanını yapacaksın, olur mu öyle şey?' Onun için 'Bak, paranı kısarız, dolarını kısarız.' Neyi kısarsanız kısın. Evelallah bu millet, küllerinden doğarak yine sizleri boğar. Hiç bundan endişemiz yok." ifadesini kullandı.

"Millet safını ona göre belirledi"

Erdoğan, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişiminde hukuk, adalet duygusu üzerinden bir saldırı başlatıldığını belirterek, "Millet orada da hemen tezgahı gördü, safını ona göre belirledi." dedi.

Erdoğan, bölücü terör örgütünün de çukur eylemleriyle bir yandan olayların yaşandığı yerlerdeki vatandaşları devletinden koparmak, öte yandan da diğer bölgelerdeki vatandaşları kışkırtmak istediğine dikkati çekti.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Batı'dan gelenler doğru Güneydoğu'ya gittiler. Ama bunlar ahlaksız. Oraya gidiyorlar, oralardaki belediyeler devletin iş makinalarıyla o çukurları açıyorlar. Bunları görüyorlar ve hala onları savunuyorlar. Bir belediye çukuru ne için açar? Ya kanalizasyon için açar, ya içme suyu için açar, ya elektrik kabloları çekilsin diye açar, ya bütün bunlarla beraber doğal gaz gelmişse oraya doğal gaz için açar. Bunların hiçbiri bunun için açılmış değil. Ya? Güvenlik güçleri oralara girmesin diye bu kanallar açılmış. Güvenlik gücü ne için var? Vatandaşının can güvenliğini sağlamak için var. Ey Batı, siz bunları savundunuz, bunların arkasında durdunuz, bunların yanında yer aldınız. Sizin bu dünyada özgürlük diye bir derdiniz, sıkıntınız yok. Özgürlük bu değil. Özgürlük, bu insanlara insanca yaşama erdemini huzurlarına getirmektir. Biz onun mücadelesini veriyoruz. Özgürlük Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçer, MARMARAY'dan geçer, Avrasya Tüneli'nden geçer, Osmangazi Köprüsü'nden geçer, şimdi yapılıyor Çanakkale Köprüsü'nden geçer, özgürlük inşallah bir numaralı havalimanından geçer."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 havalimanı olan Türkiye'nin şu anda 55 havalimanı bulunduğunu belirterek, "Biz terör estirilen Hakkari'ye havalimanı yaptık. Onlar gittiler o havalimanını bombaladılar. Peki bu Batı ne yaptı? Yine gitti onların yanında yer aldı. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz inandığımız, bildiğimiz yolda halkımızın, vatandaşımızın efendisi olarak değil, hizmetkarı olarak bu yolda hizmete devam edeceğiz." ifadesini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.