Cumhurbaşkanı Erdoğan: Onların dağa çıkandan farkı yoktur!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da medya temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Onların dağa çıkandan farkı yoktur!

Burada önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Manşetini, kalemini terör örgütünün emrine verenlerin dağa çıkandan hiçbir farkı yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

- Haber peşinde koşmakla ihanete aracılık etmek  tamamen farklı şeylerdir. Manşetini, kalemini, gazete sayfalarını terör örgütünün  emrine verenlere, eline silah alıp dağa çıkan arasında temelde bana göre hiçbir fark yoktur.

- Terör örgütü mensuplarıyla iş birliği içinde  hukuku çiğnemenin, milli güvenliği tehdit eden eylemlere girişmenin elbette bir  müeyyidesi olacaktır. Dünyanın hiç bir ülkesinde devlet sırlarını yasa dışı  yollarla, tahrif ederek, eğip bükerek sözüm ona haberleştirmek gazetecilik  faaliyeti  olarak görülemez, gerçekçi olalım.

- İktidarlarımız döneminde diğer alanlarda  olduğu gibi medya sektöründe de farklı seslerin, farklı görüşlerin  dillendirilmesine özellikle imkan sağlamaya gayret ettik. Ayrıcalıklarını  kaybedenler bundan rahatsız olsalar da bugün medyamızın daha renkli, daha  demokratik daha çoğulcu olduğunu bir muhakkaktır, bir gerçektir. Demokraside  ulaştığımız seviye itibarıyla ülkemizde artık hiç kimse milli iradeyi yok  sayamaz. Kendini milletin ve seçtiklerinin üstünde göremez. Türkiye'de anayasa ve  yasalar herkes için bağlayıcıdır. Nasıl siyasetçiler hukuk içinde hareket etmek  zorundaysa şüphesiz ki gazetecilerin, medya dünyası mensuplarını aynı şekilde  hukuka bağlı kalmak zorunda olduğu bir Türkiye'de yaşıyoruz.

- Milletin bütün sırlarını, menfaatini, bu  şekilde yer ile yeksan etmek kimsenin haddine değildir. Uluslararası karalama  kampanyalarına kalemşörlük yapmak da gazetecilik değildir. Hele hele FETÖ'cülerin  servis ettiği çarpıtmalar üzerinden devleti, devletin güvenliğini, ülkenin  geleceğini hedef almak asla gazetecilikle bağdaşmaz. Bugün ortalığı ayağa  kaldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmak yerine öncelikle kendilerini  hesaba çekmeli, FETÖ ile iş birliklerini sorgulamalıdırlar. Hukuk önünde hiç  kimse layüsel değildir, dokunulmaz asla değildir. Kendi istedikleri kararlar  çıkmadığında yargı kurumuna saldıranlar en büyük zararı bu ülkeye veriyorlar.  Unutmayın adalet yollarda değil, adliye binalarında aranır.

- Özgürlük dediğimiz şey, sınırsız hürriyetin  olduğu bir şey değildir. Özgürlüklerin de bir sınırı vardır. Benim özgürlük  alanıma kadar bir özgürlük... Ben de kalkıp sınırsız bir  özgürlüğe sahip  olduğumu söyleyemem. Ben de bir başkasının özgürlük alanının sınırına kadar bunu  kullanabilirim, daha ileri gitmem mümkün değil. Batı'daki bazı kuruluşlar sürekli  bize gelirler hapisteki gazeteciler teranesi, tutturmuş gidiyorlar. Biz yurt  dışına çıktığımızda aynı şeyi söylüyorlar; 'Sizin  cezaevlerinde çok tutuklu  gazeteci var.' Bugün ülkemizde, Bakanlığımızın rakamlarını veriyorum,  mesleğini  gazeteci olarak ifade ederek cezaevinde bulunan 177 kişiden sadece 2'si sarı  basın kartı sahibidir. Bu 177 kişiden biri cinayet suçundan, diğerleri de terör  örgütleriyle olan ilişkileri sebebiyle cezaevinde bulunuyor. Bunu öyle bir  dezenformasyonla Batı dünyasına bildiriyorlar ki Batı dünyası da alıyor onunla  bizim önümüze geliyor.

CHP'NİN YÜRÜYÜŞÜNE TEPKİ

- Varsa bir haksızlık müracaat edeceğin yer  bellidir. Siyasette söyleyecek sözü olanın bunu ifade edeceği yer de yol  kenarları değil, Meclis kürsüsüdür. Gelirsin bunları Meclis'te ifade edersin.  Mahkeme kararına itirazın da usulleri bellidir. Bunun dışında bir hareket  tarzının ne ülkeye ne millete ne de adaletin tecellisine bir katkısı  olmayacaktır.

- Ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, biz bu  ülkeyi birlik beraberlik içinde muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak  istiyorsak, o zaman ülkeyi karıştırmanın hiçbir anlamı yoktur. Sizin gibi 15  Temmuz'da da bunu yapanlar oldu. Sizin 15 Temmuz'dakilerden ne farkınız var?  Onların elinde F-16'ları vardı, helikopterlerle saldırıyorlardı, tanklarla  toplarla saldırıyorlardı. Sizler de şu anda yollarda yürüyüşleri yapıyorsunuz,  akşam da karavanlarda istirahat ediyorsunuz. Olay bu ama sizler eğer kalkıp da  'TEM'i veya E-5'i buraları da biz işgal edeceğiz.' filan diyecek olursanız o  zaman durum aynen 15 Temmuz'a dönüşür ki ona da tabii müsaade etmek gibi lüksümüz  asla yok. Zaten yapılan iş şu anda hukuki değildir. Onu da söyleyeyim. Bunu yasal  yollardan böyle bir adımı atmak suretiyle gidişiniz şu andaki hükümetimizin bir  inceliğidir, daha da ileri gidiyorum bir lütfudur.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.