Cumhurbaşkanı'ndan "Ortaköy" açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Muhtarlar Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı'ndan "Ortaköy" açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortaköy'de gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

İstanbul Ortaköy’deki bir eğlence mekanını basan terörist, aralarında yabancı misafirimizin de bulunduğu 39 kişiyi katletti, 71 kişiyi yaraladı. Kardeşlerim, Türkiye ve Türk milleti terör örgütleri üzerinden adeta ateşle imtihana tabii tutuluyor. 


Tarihimiz boyunca maruz kaldığımız bu imtihan asimetrik bir saldırı şeklinde karşımıza çıkmıştır. Bu saldırılarla başa çıkabilecek bir güce ve kararlılığa sahibiz. 

Bizler de yaşananlar karşısında en az sizler kadar öfkeliyiz. Bu saldırıların asıl amacı duygularımızı aklımızın önüne geçirmektir. Bizi birbirimize düşürmektir. Toplumun içindeki fay hatlarını derinleştirmek isteyenler her yöntemi deniyor. 

Türkiye yeni bir istiklal mücadelesi içindedir. Bu mücadeleyi kazanırsak 2071 vizyonumuzu şekillendireceğiz. Kaybedersek bir Sevr tezgahı önümüze getirilecek. 

Türkiye'de etnik kimlik ve inanç üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı çıkan başka isim var mı bilmiyorum. Tüm siyasi hayatım bunlarla mücadele üzerine geçmiştir. Bunların Kürt kardeşlerimin sorunlarıyla ilgisi alakası yoktu. Şimdi gerçekler ortaya çıkıyor.

Ortaköy ile ilgili bu kadar feveran edenler acaba Gaziantep'teki o 56 kişiyle ilgili ne yazdılar, ne konuştular. O büyük bir vahşet değil mi? Orada niye konuşmadınız. Bizim Gaziantep'teki olay da Ortaköy'deki olay da canımızı yakar. Bunların hepsi de terör eylemidir. Bunu yaşam biçimine kaydırmanın bir anlamı yok. 

Kimsenin yaşam biçimi tehdit altında değildir. Buna müsaade etmeyiz. 

Uzun sorumluluk dönemimde hayat tarzı baskısı altında kalan tek bir kişi var mıdır? Bütün bunlar ortadayken bakıyorsunuz birileri sosyal medyadan, köşelerinden utanmadan sıkılmadan bunları yazabiliyor. Bu yalanı ortaya atanlar kimin yediğine, içtiğine karşılmıştır? Herkes gibi ben de tasvip ettiğim görüntüleri eleştirmişimdir. Bunu ifade özgürlüğü çerçevesinde yaklaştım. 


"HERKES GİBİ BEN DE ELEŞTİRMİŞİMDİR"

Herkes gibi ben de tasvip etmediğim görüntüleri, ifadeleri eleştirmişimdir. Bunları da bireysel ifade özgürlüğümün sınırları dahilinde söylemişimdir ama asla temsil ettiğim kamu gücünü kullanarak, kimsenin hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım. Bu yönde bir uygulamaya asla tevessül etmedim. Kurucusu olduğum siyasi partinin de bu yönde girişimi, adımı hiçbir zaman bu noktada olmamıştır.
 

"EZANA TAHAMMÜLSÜZLÜK NE KADAR YANLIŞSA..."

Farklı bir davranış bekleyenler, daha çok beklerler. Biliyorum ki dünyada ve ülkemizdeki herkesin aynı hayat biçimine sahip olma mecburiyeti yoktur. Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir. Karşılıklıdır. Ezan okunmasına tahammül edemeyenlerin müezzinlerin üzerine yürünmesi ne kadar yanlışsa, namaz kılmayanlara da baskı aynı şekilde yanlıştır.


"BENİM GİBİ KARADENİZ KÖKENLİ, KASIMPAŞA'DA YETİŞMİŞ BİRİ BİLE..."

Türkiye’nin hayat biçimi yüzünden en çok saldırıya maruz kalmış kişi bu kardeşinizdir. Hakkımda demediklerini bırakmadılar, eşime çocuklarıma saldırdılar. Benim gibi Karadeniz kökenli, Kasımpaşa’da yetişme, biri bile yasal haklarımı kullanmamın dışında bir yola başvurmadım.
 

"FETÖ'YE, DEAŞ'A DESTEK VERENLERE NE YAPILIYORSA..."

Bölücü örgüte, dinimizi istismar eden FETÖ, DEAŞ gibi örgütlere fiili, yazılı, sözlü destek verenlere ne yapılıyorsa, mezhep ayrımcılığı veya hayat tarzı üzerinden milletimizin bir kesimini istiskal etmeye çalışanlara da aynı muamele yapılacaktır, bu böyle bilinmeli.

"SURİYE İÇİN UMUT VERİCİ GELİŞMELER VAR"

Rusya ile birlikte yürüttüğümüz Suriye'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve ardından anlaşmazlıklara görüşmeler yoluyla siyasi çözüm aranması çalışmalarında umut verici gelişmeler var. Bu sürecin başarıyla neticelenip Suriyeli kardeşlerimizin yaşadıkları acıların ve uğradıkları mağduriyetlerin bir an önce sona ermesi en büyük temennimizdir.
 

"GÜN DÖVİZ ALMA DEĞİL, DÖVİZ SATMA GÜNÜDÜR"

İçinden geçtiğimiz günler, 'döviz alınacak' değil 'döviz satılacak' günlerdir, bunu özellikle söylemek istiyorum. Hiçbir kriz sürdürülebilir değildir. Ülkemize yönelik saldırılar da aynı şekilde ilanihaye devam edecek değildir.

Tüm yatırımcılarımızdan, iş adamlarımızdan, esnafımızdan, sanatkarlarımızdan, vatandaşlarımızdan şunu rica ediyorum; Lütfen elinizdeki tüm imkanları harekete geçirin, üretin, alın, satın, istihdam edin, yatırım yapın, piyasayı hareketlendirin. Başta kamu bankaları olmak üzere, lütfen faiz oranlarını düşürün. Faiz oranlarını düşürün ki yatırımcı, girişimci çok daha rahat bir şekilde yatırımını yapabilsin. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.