Kadınların demokratik hakkının verilmesinin 82. yılını kutluyoruz

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, "İnanıyorum ki yakın bir gelecekte, siyasette ve karar alma mekanizmalarında kadının temsil oranı yüzde 50 seviyelerine çıkacaktır." dedi.

Kadınların demokratik hakkının verilmesinin 82. yılını kutluyoruz

Kadının her alanda ilerlemesinin, hem sosyal adaletin bir şartı hem de sürdürülebilir, adil ve kalkınmış bir toplumu inşa etmenin tek yolu olduğunu vurgulayan Kaya, "Demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk gibi alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan faydalanması büyük önem taşımaktadır." dedi.

Kaya, bu hassasiyetle çalışmalarını sürdüren Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı (KEFEK) Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu ve komisyon üyelerine teşekkür etti.

Seçme ve seçilme hakkı, kadının toplum hayatına katılmasının yollarını açması bakımından bir çıkış noktası olduğu gibi, demokrasinin ve kalkınmanın da ölçüsü olduğunu belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde elde ettiği en önemli başarı, kadınların siyasete aktif katılımının gerçekleşmesiyle olmuştur. 2002 yılından itibaren kadınların siyasi temsilinde gösterdiğimiz özel gayretle kadın milletvekili sayısı önemli ölçüde artmıştır. 2002 genel seçimlerinde 24 kadın vekil TBMM'ye girerken, bu sayı 1 Kasım 2015 seçimlerinde 81’e yükselmiştir. Bir başka ifadeyle, bu rakamlar yüzde 4,4’ten yüzde 14,7 oranıyla artış göstermiştir. Elbette bunun yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bu konuda önemli bir ilerleme söz konusudur.

Bugün pek çok alanda ayrı ayrı sürdürdüğümüz kadın çalışmalarıyla dünyada kadınların istismara, sömürüye, zulme, haksızlığa ve şiddete uğramadan onurlu bir yaşam sürdürmeleri için mücadele veriyoruz. Hak ve adalet duygusundan uzaklaşan, gücü üstün tutan bir dünyada kadınlar, çok fazla mağduriyet yaşayan kesimlerden biri olmaktadır. Pozitif ayrımcılıkla, bu adil olmayan durumu düzeltecek yeni bir bakış açısı ortaya koyduk. Özellikle Anayasa değişikliğinden sonra, çeşitli kanunlarda yaptığımız düzenlemeler bu yaklaşımın izlerini taşıyor."

Bakan Kaya, hükümetin kadın politikalarının temelinde; kadının toplumsal statüsünün güçlendirilmesi, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet ve istismarın ortadan kaldırılmasının bulunduğunu kaydetti.

"Kız çocuklarının eğitimine özel bir önem veriyoruz"

Bu nedenle kız çocuklarının eğitimine özel bir önem verdiklerine işaret eden Kaya, ilkokul ve ortaöğretimde okullaşma oranlarını yükselttiklerini söyledi.

"İnanıyorum ki yakın bir gelecekte, siyasette ve karar alma mekanizmalarında kadının temsil oranı yüzde 50 seviyelerine çıkacaktır." diyen Kaya, bunun başarmanın siyasetçilerin elinde olduğunu vurguladı. Kaya, bu alanda attıkları adımlarla, kadın erkek arasında adil ve eşit bir denge kurulmasını amaçladıklarını belirtti.

Kaya, Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı ile getirdikleri pek çok yeniliğin, bu hassas dengenin korunmasına yönelik olduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aile kurumunu güçlendirip korumayı hedefleyen program, kadınların temel sorun alanlarından biri olan iş ve aile arasında seçim yapma gerilimini azaltacak önlemler geliştirmiştir. Çalışma hayatı içinde kadına sağlanan doğum izinleri, doğuma bağlı yarı zamanlı ve kısmi süreli çalışma izinlerinin kapsamı genişletilerek, bu alandaki sorunları büyük ölçüde azalttık. Kadının, eğitimden istihdama, yönetimden siyasete pek çok alanda temsil edilmesi ve hayatın her alanında desteklenmesi aile ve toplumu da güçlü kılacaktır."

"Kadınlarımız ülkenin kaderini değiştirmede çok güçlü bir iradeye sahiptir"

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu da siyasal hakların en önemli bölümünü oluşturan seçme ve seçilme hakkının kadınlara ilk olarak 1934'te verildiğini söyledi.

Anadolu kadınının her kulvarda örnek alınmaya ve takip edilmeye layık olduğunu vurgulayan Katırcıoğlu, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne güzel ifade etmiş; 'Dünyada hiçbir milletin kadını, ben milletimi zafere ve kurtuluşa götürmekte Anadolu kadını kadar çalıştım, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlar işletmiştir. Çifti süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile kar, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.' Tarihimiz ve içinden geçtiğimiz dönemler bize şunu göstermiştir ki kadınlarımız ülkenin kaderini değiştirmede çok güçlü bir iradeye sahiptir." ifadelerini kullandı.

Bu olguyu Hayme Hatun'lardan, Nene Hatun'lardan, Kara Fatma'lardan, Halide Edip Adıvar'lardan bildiklerinin altını çizen Katırcıoğlu, "Son dönemde şahit olduğumuz 15 Temmuz'un tanklarına direnen kahraman kadınlarımızdan biliyoruz. Ayak bastığımız bu aziz topraklarda kadınlarımızın emeği, gücü, fedakarlığı eksik olmayacaktır. Hepsinden Allah razı olsun. Bu vesiliyle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet gazilerimize şifa diliyorum." diye konuştu.

Kadınların kendi kaderleriyle birlikte ülke kaderinde de söz sahibi olabilmelerinin en önemli yolunun siyaset yapmaktan geçtiğini vurgulayan Katırcıoğlu, siyaset ve karar alma mekanizmalarında artan etkinliklerle her kulvarda kadın başarısını artırmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

"Kadınlarımızın Mecliste temsiliyetlerini artırmak en temel hedeflerimiz"

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Ülke Program Rektörü Fulya Vekiloğlu da kadınların eğitim, iş hayatı, sivil toplum, sosyal ve ekonomik hayatta var olma mücadelelerinin Cumhuriyet öncesine dayandığını söyledi.

Henüz kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmeden önce 1923'te Nezihe Muhittin'in Kadınlar Halk Fırkasını kurmasının bu mücadelenin önemli adımlarından biri olduğunun altını çizen Vekiloğlu, şunları kaydetti:

"Çağdaş ve demokratik bir Türk toplumunu hedefleyen Mustafa Kemal Atatürk, dönemin hükümetleri ve TBMM, kadınların insan haklarından eşit olarak yararlanması için yapılan gerekli anayasal düzenlemelerde de 5 Aralık 1934'de milletvekili seçme ve seçilme hakkını tanımış, Türk kadınının siyasete katılım ve liderliği önünde geri dönülemez bir yol açmıştır. Ekonomik, sosyal ve her alanda güçlü barış ve refah seviyesinde yüksek bir topluma ulaşabilmek, bu toplumun varlığını sürdürebilmek için nüfusumuzun yüzde 50'sini oluşturan kadınlarımızın liderlik yollarını güçlendirmek ve Mecliste temsiliyetlerini artırmak en temel hedeflerimiz arasında yer almaya devam etmelidir."

Kadınların liderlik ve siyasete katılmaları noktasında önlerindeki engelin küresel boyutta olduğunu vurgulayan Vekiloğlu, yasalardaki ve kurumlardaki ayrımcılık gibi yapısal engellerin kadınlar için fırsat eşitsizliği yaratmakta olduğunu dile getirdi.

Birleşmiş Milletler Kadınlar Birimi'nin bu noktada kadınların liderlik ve siyasete aktif katılımını sağlamak üzere dünyada çeşitli programlar yürüttüğünü belirten Vekiloğlu, "Bu alanda Türkiye'de yürütülen en önemli çalışma, Türkiye'de siyasi liderlik ve siyasi katılımda toplumsal eşitlik projesidir." diye konuştu.

Toplantıda, KEFEK ve çalışmalarına ilişkin sinevizyon gösterisi yapıldı ve "Türk siyasi tarihinde kadın" adlı kısa film gösterildi.

Toplantıya, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, eski bakanlar, milletvekilleri ve misafirler katıldı.

Toplantının sonunda, Başbakan Binali Yıldırım'ın da katılımıyla aile fotoğrafı çektirildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.