Süleyman Soylu, iki DHKP-C'li hakkında konuştu

Katıldığı mezuniyet töreninde konuşma yapan Süleyman Soylu, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili belgeleri sundu.

Süleyman Soylu, iki DHKP-C'li hakkında konuştu

Süleyman Soylu bu sefer belgelerle konuştu
İlgili Galeriye Git

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaklaşık 1 haftadır kamuoyunun ve basının takip ettiği olaya ilişkin dün açıklama yaptığını hatırlatarak, şunları söyledi:

"İki kişinin kamudan ihracı üzerine sözde açlık grevi başlatan bir sözde akademisyen ile öğretmen hakkında kamuoyunu bilgilendirme noktasında dün ifadelerim olmuştu. Ankara'da açlık grevi yapıyorlar. Dün söyledim. Sabah saat 09.00'da açlık grevine başlıyorlar, akşam açlık grevi sona eriyor, evlerine gidiyorlar, yemeklerini yiyorlar, gıdalarını alıyorlar, sabahleyin tekrar sözde açlık grevlerine başlamaya ve kamuoyunu, milletimizi ve esas itibarıyla zihinlerinin arkasındaki planlarını işlerliğe geçirmeye çalışıyorlar. Bu kişilerin yasa dışı DHKP-C terör örgütüyle iltisaklı olduklarına, bu gerekçeyle defalarca gözaltına alındıklarına ve haklarında yasal işlem yapıldığı konusunda kamuoyuna bilgi vermiştim. Burada anneler ve babalar, aileler, öğretmenler var. Hangi biriniz evladını ilkokula, ortaokula, üniversiteye gönderirken, bir suç makinasının onu eğitmesini ve öğretmesini istersiniz? Hangi birinizin vicdanı, aklı bunu kabul eder? Dün, biz bu açıklamayı gerçekleştirdikten sonra muhalefet partisinin yöneticileri devreye girip, bunların ne kadar da masum olduklarını ifade etmeye çalıştı."

Süleyman Soylı, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen hakkında açıklamalarda bulundu.

Tören katılımcılarına hazırlanan fotobloklardan, Nuriye Gülmen'in 12 ceza davası olduğunu gösteren ve bunları okuyan Soylu, "Güya bu akademisyen... 12 ceza davası... Bir tanesi Ankara'dan 2017, bir tanesi Eskişehir'den 2015, bir tanesi İstanbul'dan 2016, bir tanesi Eskişehir'den 2015, bir tanesi Eskişehir'den 2015, bir tanesi Eskişehir'den 2014. O da Yargıtay'da. Bir tanesi İstanbul'dan 2015, bir tanesi Ankara'dan 2017, bir tanesi Ankara'dan ağır ceza mahkemesinde 2017, bir tanesi Eskişehir'de 2017, bir tanesi Eskişehir'de 2016, bir tanesi Ankara'da 2017. Yani soruşturmalar yapılmış, davalar açılmış ve davalar yürüyor. 12 ceza davası... Bunlar trafik suçu dolayısıyla park cezaları değil. Bunlar her biri terör örgütüne mensup olmak suretiyle gerçekleştirilen, hukukun işlediği ve ülkemizde bir terör örgütü olan DHKP-C'ye mensup olmak suretiyle açılmış olan ve yürütülen davalar." ifadelerini kullandı.

Soylu, Semih Özakça'ya ilişkin de, "Bu da sözde bir öğretmen. Allahınızı severseniz, hangi biriniz evladınızı böyle bir öğretmene teslim edersiniz? Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 2012, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi 2017 ve yine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ceza davası dosyası ve yine Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi ceza davası dosyası." dedi.

Süleyman Soylı, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen hakkında açıklamalarda bulundu.

Süleyman Soylu, Türkiye'nin zenginleşmesini ve huzurunu engellemeye çalışanların aynı senaryolarına Türkiye dışında da devam ettiğini dile getirerek, Fransa, Yunanistan, Avusturya, Almanya, İsviçre, Kanada, New York, İngiltere, Belçika'dan Gülmen ve Özakça'ya verilen desteklere ilişkin fotoğraflar gösterdi. Soylu, "Bunlar DHKP-C mensubu, sol, sosyalist gruplar. Bunların hiçbir gün bu memleketin bir hayrı için bu ülkelerin hiçbirisinde bir eylem yaptığına hiçbirimiz şahit değiliz. Bu eylemlerde ay yıldızlı bayrak, milliyetimiz, inanç yok. Bunların yaptıkları bir tek şey, Türkiye'yi terör örgütleri üzerinden dizayn etmeye çalışmak." diye konuştu. 

Legal, meşru partilere ve yöneticilerine seslenen Soylu, "Terör örgütlerine kendinizi kullandırmayın. PKK, HDP'yi kullanıyor ve istediği gibi yönetiyor ve idare ediyor. Türkiye bu konuda uzun yıllardan beri bir tarafta meşru bir alanda siyaset yapılıyor gibi gösterilirken, onu ele geçiren bir terör örgütüyle mücadele ediyor." dedi.

Soylu, görevlerinin ülkede huzuru, kardeşliği sağlamak, hukukun üstünlüğünü temin etmek, demokrasiyi istismar ettirmemek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Polisimizin, güvenlik kuvvetlerimizin işi gücü yok da bunlarla mı meşgul oluyoruz? Elbette ki hayır. İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz yaptığı başarılı operasyonla Sıla Ababay diye bir DHKP-C mensubunu uzunca bir süre arayıştan sonra etkisiz hale getirdi. Babasının feryadını hepimiz dinledik. 'Evladımı DHKP-C'nin elinden kurtaramadım' dedi. Dün, bir gazetede bir babanın 14 yaşındaki evladını PKK'dan kurtaramamasının feryadını dinledik."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.