"Sustum, sustum ama açıklıyorum..."

Bursa'da katıldığı açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'na ateş püskürdü.

"Sustum, sustum ama açıklıyorum..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Bursa Atatürk Stadyumu'nda düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar; 

Bir muhtar nasıl muhtar oluyor ondan bile haberi yok. Anayasal ve yasal güvence altındadır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değil biz nasıl sandıktan geliyorsak muhtarlar da sandıktan geliyor. Ama bunu da bilmiyor. Bugün 2 bin muhtarla çok güzel bir toplantı yaptık. Şimdi eski genel başkanları da diyor ki 16 Nisan'da hayır çıkarsa düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz diyor. Yazıklar olsun! Onun da kayışları eskidi ve yırtılmaya başladı. Ana muhalefetin başındaki zat, 15 Temmuz'da örtülü darbe yapıldı diyor. Kılıçdaroğlu sustum sustum ama açıklıyorum: Ben gece Yeşilköy'e indim. Oraya geldiğimde baktım ki halkım beni orada bekliyor. Orada hitap ettik, oturduk durum değerlendirmesi yaptık. İstanbul Valimiz, Ümit Paşa birlikte değerlendirme yaptık. Öğrendim ki Kılıçdaroğlu 23.30'da oraya gelmiş ama sonra kaybolmuş. Daha sonra öğrendik ki, Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitmiş. Hani darbe olsa ilk tankın önüne sen çıkacaktın? Bugün de söyledim yine söylüyorum: İstanbul'da bir gencimiz, Sabri, tankın önüne atıyor kendini, ikinci tankın da altına atıyor kendini. Sen bir Sabri dahi olamazsın! Korkaklar zafer anıtı dikemez. O yiğitlerin işidir. İşte yiğitler burada.

CHP'nin o malum milletvekili katıldığı televiyon programında Allah bile yetkileri dağıtıyor diyor. Sonra da şöyle devam ediyor: Siz alıp tüm yetkiyi bir Cumhurbaşkanına verirseniz o zaman ne olur.. Bu ne demek biliyor musunuz? Bir Cumhurbaşkanı'nı haşa nereye benzetiyor. Kafaya bak! Bunlarda din, iman söz konusu değil. Sen bir kulu Allah ile aynı noktaya nasıl getirirsin? Bu nasıl bir terbiyesizlik? İşte bunlar böyle. Almamışlar nasibini. Kaldı ki tek adamlık diye bir şey söz konusu değil. Senin genel başkanının Başbakan ayrı partiden Cumhurbaşkanı aynı partiden olursa ne olacak? diyor. Bütün ailesini oraya yerleştirecek diyor. Çünkü bunların hayatı hep yalan. Ya biz göreve geldik, Ey Bursa! Başbakan seçildiğimizde bizim kabine kaç kişiydi biliyor musunuz? 36! Ben bunu 25'e indirdim. Niye? biz bir ülke nasıl yönetilir iyi biliriz. Ama Kılıçdaroğlu sen bu işten anlamazsın! Sana SSK'yı verdiler batırdın! İnanın buna 5 koyun verin kaybeder gelir. Buradan Bursa'dan ana muhalefetin endazeyi kaybetmiş yöneticilerine sesleniyorum: Kormkmayın! 16 Nisan'da kimseye bir şey olmayacak! Biz sizler gibi kimseyi denize dökmeyeceğiz. Güzel bir siyaset müzesi hazırlayıp sizleri oraya koyacağız.

Türkiye koalisyon tartışmaları olmadan yönetileceği bir döneme girecek. Tabi biz CHP'lileri bun sufleyi nereden aldığını biliyoruz. Bunlar sufleyi Pensilvanya'daki şarlatandan alıyorlar. CHP'lilere diyorum ki; bu şarlatananın yolu yol değil. Kılıçdaroğlu eğer yalan değilse idam için 16 Nisan'dan sonra ben EVET diyeceğim diyor. Bahçeli kanaatini açıkladı. Parlamentodan bu karar çıktığında bende onaylarım. Unutmayın, bakınız hanım kardeşlerim sizin evlerde yapacağınız faaliyetler çok önemli. Sandık, sandık, sandık. Sandıklara gideceğiz. Bursa bizi hiçbir zaman yanıltmadı. Allah'ın izniyle 16 Nisan'da da yanıltmayacak!

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri... Cumhurbaşkanı bir kararname çıkarabilir ama yasama organı durdurma yetkisine sahiptir. Kılıçdaroğlu bak bunu da öğren! Bilmiyor, dersini çalışmıyor. Biz 40 yılımızı siyasete verdik ama bu işleri birbirine karıştırıp tehlikeli bir yolda geziyor. Bursa bu hadddini bilmeyenlere haddini bildirmeye var mı? Bu vesayet artıklarını Bursa sandığa gömüyor mu? Birileri bize (15 Temmuz gecesi) burada Yunan adaları yakın sizi oraya götürelim. Dedim ki; asla! öleceğimi bilsem topraklarımda ölürüm. Niye? Biz o terbiye ile büyüdük. İşte o gece göğsünü tanklara, helikopterlere siper ettik. Siz ne güzel bir milletsiniz be! Allah'ıma hamdolsun!

Eğitimde 7 bin 500 derslik, 53 sağlık tesisini tamamladık. Bursamıza da bir şehir hastanesi açıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl şehir hastanesini gördüğünüzde muhteşem bir hastaneyi göreceksiniz. Benim vatandaşıma buralar yakışır da onun için. Yani Kılıçdaroğlu'nun müdürlük yaptığı dönemin hastaneleri değil. 5 yıldızlık otel konforunda hastaneler. TOKİ aracılığıyla 20 bin 500 konut yaptık. Bursa'da asıl ulaşım devrimini İstanbul-İzmir otoyolu ile yapıyoruz. İsteseler de istemeseler de benim milletimin evet dediği bir şey bitmiştir. Geçenlerde İznik'e kadar o yoldan geldim. Her taraf yemyeşil, yeşiller içinde arabanla gidiyorsun. Modern dünyayı yaşamak bu.

Bunlar bana muhtar bile olamaz demişlerdi. Olduk mu? Şimdi bende muhtarlara diyorum ki rekabet başladı! Şimdi 21-22 yaşında muhtarlarımız olacak. Maksat, alanı genişletelim. Burası eskiden neydi? Eski stadyum! Yeni stadyumu yaptık mı? Biz söz verdik mi yaparız. Kardeşlerim unutmayın sel gider kum kalır. Yapılan hizmetler, torunlarınıza kalacaktır. Gelirken Sayın Müezzinoğlu'na şunu söyledim: Bursa'da çok güzel camiler var ama Cuma camilerimiz yok. Sen büyükçe bir yer bul da böyle devasa bir eser yapalım. Bu da Cumhuriyet döneminin bir eseri olsun dedim. Bakanımız bu işi üstlendi. Bende proje konusunda kendilerine yardımcı olacağım. Burası Bursa...

Kimi Avrupa ülkeleri yeni yönetim sistemini istemiyormuş. İsteselerdi şaşardık. Bunlar o kadar edepsiz ki, istisnalar bir kenarda. Benin kadın bakanımı arabanın içine mahkum edecek kadar terbiyesiz. Hani kadın hakları? Yahu bu bakan, dokunulmazlığı var. Konsolosluk binamız 30 metre ileride, kendi toprağmız. Sonra utanmadan sıkılmadan gelin kahvaltı yapalım. Hadi oradan, ahlaksız, önce haddini bil. Bilmezsen bildiririz. Bu millet Türk milleti. Öyle kalkacaksın, Bakanlarımızın uçağına uçuş izni vermeyeceksin, telefonlara çıkmayacaksın! Yok öyle şey! Kardeşlerim bu Batı, ne yaptılar? Hepsi Papa'nın huzuruna gittiler. Vatikan, AB üyesi değil. Orada çok önemli bir kilisede bir araya geldiler. Bunların içinde Protestan, Ateist var. Ya siz ne zamandan beri birbirinizle içiçeydiniz. Bunlar tek millet! Gerisini söylemiyorum. Ülkemizle mukayese edilemeyecek ülkeleri üye yaptılar. Ama Türkiye'yi neden dışarıda tuttuklarını anladık! Niye yüzde 99'u müslüman bir ülke.

Bunları bugüne kadar konuşmadık! Bunlar dürüst değil, samimi değil. Bunlar yüzümüze güldüğünde ne olduğunu anlıyorduk ama söylemiyorduk. Ama şimdi yüzlerine söyleyeceğiz. PKK'yı topraklarında barındırıyorlar. İade istiyorlar, vermeyince çılgına dönüyorlar. Ben bu makamda olduğum sürece buna izin vermem. Düşünün şahsımın şakağına silah dayanıyor ve bu pankartı İsviçre parlamentosunun önüne asıyorlar! Eee hala susacak mıyız. İşte bundan dolayı 16 Nisan'da EVET diyorum. Bu, bu millete olan saygısızlığın hesabını sormaktır. 16 Nisan'dan sonra konuşacağız. Bizim bunların kriterine ihtiyacımız yok. Bizim Ankara kriterlerimiz var. Biz demokrasiyi onlar istediği için değil kendi vatandaşlarımız buna layık olduğu için ve onlardan daha iyi yapıyoruz. Bugünün hasta adamı artık AB'dir. Bu sözümü istatistiklerle ispatlayacağım. AB'nin satın alma paritesine göre geliri yüzde 18 büyüdü. Aynı ölçüye göre Türkiye 81 büyüdü. Allah'ıma hamdolsun. 2002 yılında dünya hasılasının yüzde 23'ünü üreten AB, bugün yüzde 17'ye geriledi. Bu durum AB'nin küçülen bir ekonomik güç olduğudur. Son 14 yılda Euro bölgesinin borç stoku yüzde 35 artış gösterdi. Ülkemizde ise yüzde 62 azaldı. Nereden nereye! Demek ki AB, aynı zamanda ciddi bir borç batağıyla karşı karşıya. Dünya ticaretindeki payı yüzde 32'ye düştü. Türkiye'nin artış gösterdi. AB'nin dünya ticaretindeki payı da küçülüyor. Avrupa artık istihdam umudu olmaktan da çıktı. Bizi tehdit edenler önce kendilerine baksınlar. Durumları iyi değil. Avrupa'nın geleceği bizim oradaki vatandaşlarımız. Atların, itlerin üzerine geldiği o kardeşim bugün Ankara'daydı. İman öyle bir cevherdir ki, tekeden bile süt çıkartır süt! Bursa, 16 Nisan'da EVET diyerek Batı'ya ders verecek mi? Avrupa'daki kardeşlerine sahip çıkacak mı? Avrupalı kardeşlerim duysun! Türkiye duysun! Güçlü Türkiye için EVET mi?

Türkiye tarihinin her döneminde bu ahlaksızlığa maruz kalmıştır (terör örgütleri) İdlib'de yaşananları duydunuz değil mi? Kimyasal silahlarla şehit edildiler. Yavrular şehit edildi. Ey katil Esad! Sen bunların ahından nasıl kurtulacaksın? Ey buna sessiz kalan dünya, BM! bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Biz oradan alabildiklerimi alıyoruz, ülkemizde tedavi ediyoruz. Ama bu yeterli değil. Üzüntülüyüm, bir baba olarak üzülüyorum. Elimizden geleni yapacağız. 16 Nisan, bunun içinde bir kader çizgisinin çizilmesidir. Çok çalışacağız.

PKK, YPG, DHKP-C.. Bunların yetersiz olduğu yerlerde FETÖ ihanet şebekesini ihya ettiler. DEAŞ'ı üzerimize saldılar. Sorduğunuzda destek vermediklerini söylediler. Ama militanlarına silah vermekten geri durmadılar, ülkelerinde barındırdılar. Artık sözün bittiği yere geldik.Yani etrafımız adım adım ateş çemberi ile çevriliyken bizim hiçbir şeye karışmamızı söyleyenlerin samimiyetine inanılabilir mi? Zor oyunu bozar! Türkiye olarak bu oyunu da bozacağız. El Bab, netice alacağımızın en somut örneğidir. Cerablus, Dabık, Rai bitti. Şimdi yola devam. Şimdi Münbiç var. Eğer koalisyon güçleri veridiği sözü tutarsa gelin Rakka'yı da halledelim diyoruz. Terör örgütlerini kullanarak bize diz çöktüreceğini sananları sıcak bir yaz bekliyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.