Türkiye paralimpik olimpiyatlarına hazırlarnıyor

Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun, engelli bireylerin daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak için en önemli konunun eğitim olduğunu belirterek, "En büyük eksiğimiz farkındalık. Türkiye'de engelli insan kendini tanımıyor. Aile, anne, baba, çocuk, vatandaşta farkındalık yok." dedi.

Türkiye paralimpik olimpiyatlarına hazırlarnıyor

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Ergun, 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü'nün "farkındalık günü" olarak değiştirilmesi gerektiğini savunarak, "İnsanız, engelli ya da engelsiz şeklindeki bir ayırıma karşıyım. En büyük eksiğimiz farkındalık. Türkiye'de engelli insan kendini tanımıyor. Aile, anne, baba, çocuk, vatandaşta farkındalık yok. Engelli birey, engeliyle neler yapabileceğinin farkında değil. Aile de çocuğunun engelini tanımadığı için onu dışarı çıkarmıyor." diye konuştu.

Türkiye'de bu farkındalığın oluşması için bir yol bulunmadığını anlatan Ergun,
"Yurt dışındaki insanlar, engelli olduğu anda bir tıbbi bakım görüyor. Rehabilitasyon merkezleri ve hastanelerde, yapabileceği spor branşı da dahil olmak üzere özel eğitimler veriliyor. Mahallesine döndüğünde orada kendisine en yakın spor kulübüne ya da devlete ait merkezlere yönlendirilerek takip ediliyor. Daha sonra bu bireylerin arasından elit sporcular seçiliyor. Bizim istediğimiz burada da böyle bir sistem oluşturulması. Bizde engelli olan çocuklar, gençler hastanelerden sonra evlere kapanıyor. Özellikle genç kızlar, kadınlar en önemli sorunların başında geliyor." ifadelerini kullandı.

Engelli bireylerin, ilk tedavinin ardından hayatlarını nasıl sürdüreceklerine dair bir yol rehberleri olmadığını, yalnız kaldıklarını dile getiren Ergun, "Sağlık Bakanlığı'nın 1. basamak sağlık merkezlerinde ilk kez fizyoterapist hizmeti verilmeye başlandı. Başlangıç olarak buralara müracaat edebilirler." dedi.

Engelli birey sayısı yaklaşık 8,5 milyon

Türkiye'de 2013'ten önce yapılan son ölçümlere göre yaklaşık 8,5 milyon engelli bulunduğunu belirten Nevin Ergun, "Dünya Sağlık Örgütü, tahmini olarak, 'bir ülkedeki engelli sayısı o ülkenin nüfusunun yüzde 10'udur' diyor. Türkiye'deki engelli sayısı, Dünya Sağlık Örgütü'nün öngördüğü rakamların üstünde. Son ölçümlere göre rakam yüzde 12,29'du. Son dönemde bunun yüzde 13'ün üzerine çıktığını düşünüyorum." diye konuştu.

Bu rakamın 2,5 milyonunun bedensel engelli olduğunu dile getiren Ergun, şöyle devam etti:

"Engelli olma nedenleri arasında trafik kazaları ve terör başa baş gidiyor. Teröre bağlı genç yaşta ölenleri biliyoruz ama engelli olanların bir listesi yok. Akraba evlilikleri, eğitimle belli bir oranda azaltılmasına rağmen hala devam ediyor. Bazı bölgelerde akraba evliliklerine bağlı, özellikle kas hastalıkları ve beyin felci dediğimiz 'serebral palsi'ye sık rastlanıyor. Çocuk felci dünyada çok uzun yıllar önce bitti fakat bizde azalmasına rağmen hala var. Ateşli hastalık veya sarılıktan kaynaklanan durumlar mevcut. Hala, sarılık geçiren çocuğun üstüne sarı örtü örtüp doktora götürmeyenler var. Genç askerlerimizin çoğununun bacakları, kolları tutmuyor. Amputasyon dediğimiz uzuv eksiklikleri çok fazla. Haberlerde 3 yaralı 2 ölü deniyor ama bu yaralının sadece parmağı mı kanadı, yoksa kolu mu koptu, bunu bilmiyoruz."

"Herkes elit sporcu olmak zorunda değil"

Engelli bireylere, egzersiz ve spor yapabilme olanağının sağlanması gerektiğini kaydeden Nevin Ergun, "Spor, rehabilitasyon için muhteşem bir yol. Çocuk aynı hareketi yapmaktan sıkılıyor ama eline bir top verdiğinizde hareketi bin kere yapabiliyor." şeklinde konuştu.

"2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda 79 sporcuyla 9 madalya aldık, bunların 3'ü altın. Bu hiç küçümsenmeyecek bir rakam." diyen Ergun, "Herkes elit sporcu olmak zorunda değil. Bu bir hedef. Spor sadece performans amaçlı değil, sosyalleşme, tedavi, rehabilitasyon amaçlı da yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Engelli çocuğun toplumdan izole edilmesinin çok yanlış olduğunu vurgulayan Ergun, şunları söyledi:

"Çocuklar ilkokulda bedensel engelli arkadaşlarıyla bir arada olursa, ilerleyen hayatında da onu yadırgamaz. Beden eğitimi derslerinde basketbol oynanıyorsa, engelli çocuk da tekerlekli sandalyesiyle basketbol oynayacak. Okullarımızın bahçeleri, salonları, hafta sonu 1 saatliğine çevredeki çocuklara açılabilir ve engelli çocuklar, engeli olmayan çocuklarla oyun oynayabilir. Yüzme, masa tenisi, dart, okçuluk gibi çok güzel sporlar var. Bunlar yapılamayacak şeyler değil, hepimize görev düşüyor."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.