Suriye'nin Kuzeyinde Bir PKK Devleti Mümkün mü?


Cem KÜÇÜK

Cem KÜÇÜK

19 Haziran 2017, 08:38

Bir şeyin kağıt üzerinde yazılmasıyla pratiğe dökülmesi arasında çok ciddi bir fark var. Kuvveden fiile geçmek çok kolay olmasa da bunun gerçekleşme ihtimali hep vardır. Eğer konu dış politikaysa ve politikalarda değişiklik gerekiyorsa, teoriden pratiğe geçiş zaman alıyor. En nihayetinde geçiş zamanında kimin dediği gerçek oldu sorusu önem kazanıyor. 

Türkiye'nin dış politikasının son yıllarda PKK ve bu terör örgütünün diğer ülkelerdeki faaliyetleriyle bayağı ilgisi var. Aslında 1990 yılından itibaren Kuzey Irak'taki gelişmelere çok dikkatli bakmak gerekiyor. Meşhur anıdır ve sürekli anlatılır. 1990'da Amerikalı albay, gazeteci Güneri Civaoğlu'na, "Biz buraya Kürt devleti kurmaya geldik" demişti. 36. paralelde yaşananlar, Çekiç Güç (Provide Comfort) yıllarca tartışıldı. O zamanlar devletin tepelerinde, "Biz o devleti kurdurtmayız" söylemi dillere pelesenk olmuştu. Gel zaman git zaman o devlet de facto olarak kuruldu. Baştan her şey inkar edildi. Kuzey Irak yok sayıldı. Olmaz denildi. 

Ancak 2003 Irak işgalinden sonra ABD'li hukukçu Noah Feldman, Irak anayasasını yazdı. Bu anayasaya göre Irak anayasasında Kuzey Irak'ın adı Kürdistan'dı. Başta Barzani Türk devletine meydan okuyordu. ABD'yi arkasına alarak sallayabildiği kadar sallıyordu. Irak işgalinden sonra Irak işgalinden siyaseten İran, ekonomik olarak Türkiye galip çıktı deniyordu. Bu doğruydu da. Türk işadamları Kuzey Irak'ta ciddi işler yapıyorlardı. Ne var ki Irak artık İran'ın kontrolündeydi. 

Merkezi Irak hükümetiyle Kuzey Irak yönetiminin arası açıldı. Şiilerin neredeyse bütün kritik konumları alması, Barzani'yi kızdırmıştı. Irak petrollerinin paylaşımı iplerin gerilmesine yol açtı. 2012'den sonra Türkiye ile Kuzey Irak arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı. Barzani'den alınan petroller ve bunların Halk Bankası'na yatması bütün buzları eritmişti. Barzani Türkiye'nin bir müttefikiydi.  

ABD'nin buralarda elbette başka hesapları vardı. DAEŞ'le mücadele konusunda ABD'nin yeni müttefiki artık PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'ydi. Son üç yıldır ABD medyası, senatosu ve meclisinde PYD'ye övgüler düzülüyordu. DAEŞ'e karşı Birleşik Devletler'in yeni kalkanı PYD'ydi. Zaten ilişkiler saklanmıyordu. Amerika açıktan onlara ağır silahlar veriyordu. Üstelik silahların teslimi neredeyse törenlerle yapılıyordu.  Pentagon sonuna kadar PYD'yi destekleyeceklerini açıklamakta bir beis görmüyordu. Türkiye'nin karşı çıkmalarına ise "Bu taktiksel bir hamle" diyordu. 

Suriye konusunda Astana görüşmeleri başladığında Rusya PYD'yi de davet etmek istemişti ama Türk devleti bunu engelledi. Aralarda Ruslar dahi defalarca PYD'yi düşman görmeyin telkininde bulunuyordu. Nitekim Afrin'deki PYD Rusların himayesinde. ABD Rakka operasyonunu ağır silahlar verdiği ve profesyonel orduya çevirdiği YPG ile başlattı. Bir yandan da Musul operasyonu ilerliyor. Ve buralardan DAEŞ kurtarılıyor.

Tüm bunlar olup biterken Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani Foreign Policy dergisine röportaj verdi ve şöyle dedi:  “Irak Başbakanı'na referandumun Kürt halkının yasal hakkı olduğunu söyledim. Referandumdan sonra da sonuç üzerine barışçıl görüşmelerde bulunmak istiyoruz” dedi. 

Mesud Barzani, Bağdat'tan ‘dostça' bir ayrılışın, bölgesel istikrar için tek çözüm olduğunu iddia etti. Komşu ülkelerden gelecek tepkiler sonucu bölgede yalnız kalma ihtimallerinin olup olmadığına dair bir soru üzerine Barzani, Kürtlerin baskı altında yaşamaktansa açlıktan ölmeyi tercih edeceklerini dile getirdi. Mesud Barzani, Kürt halkının büyük çoğunluğu referandumun yapılmasından yana olduğunu da vurguladı (NTV). 

Sözlerini "Bağımsız bir Kürdistan bayrağının gölgesinde ölmek istiyorum" diyerek bitiren Barzani konuya da açıklık getirmiş oldu. Suriye'nin kuzeyinden de böyle bir devlet (PKK devleti) kurulursa buna engel olmak mümkün mü? Bu devlet Kuzey Irak'la birleşirse ne olur?

Türk devleti elbette Suriye'nin kuzeyindeki PKK oluşumuna müsaade etmeyecektir. TSK ve MİT bu konuda üzerine düşeni yapacaktır. Tabii o zaman soru şu: ABD müttefik gördüğü PYD'yi himaye etmek ister mi? Yani Türkiye ile çatışır mı? Sanmıyorum. 80 milyonluk Türkiye'yi karşısına almak istemez ABD. 

Bu yılın Eylül ayında Kuzey Irak'ta referandum kabul edilirse ve ABD kendine göre Kuzey Suriye bize göre PKK devletine onay verirse ne olur? Bekleyip görelim.  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Turgay ŞIK - 7 gün önce
"80 milyonluk Türkiye'yi karşısına almak istemez ABD." düşüncesi ancak temenni olur Cem kardeşim. Çünkü ABD diye kağıt üzerindeki devlet Rockefeller ailesinin ve diğer siyonist ailelerin yönetimindedir. Bunların amacı sömürü düzenini devam ettirmek. Bu yüzden tek engel olan İslam ve bayraktarlığını yapan Türkiye'dir. Bu engeller kalkmadan dünya tam olarak sömürülmez. Hal böyle olunca asimetrik savaş Türkiye'nin karşısına devlet olarak değil terör devletleri olarak çıkacak (DAEŞ gibi)... Kısaca Türkiye'nin karşısına PYD/YPG diye çıkmış zaten...
Avatar
hakkı - 7 gün önce
selam ederem
Avatar
Abdurrahman kar - 6 gün önce
Sizin 2.yildir fanatik bir takipcinizim ayni zamanda bütün yorumlarınızın doğruluğuna koşulsuz inanan bir izleyicinizim siz nerde ben o kanaldayım
Avatar
Metoral - 4 gün önce
Yani biz ulkemizde pkk bitti bitirdik derken aslinda onlarin terk ettigi yerleri buluyor ve bosaltiyoruz , onlar aslin da suriyeye goctu ve orada devletlerini kurucaklar ,,, rimi anliyoruz burdan , cunku bu analizden bu ortaya cikiyor
Yani gercekden eger orada kurulacak bir devlet pkk devleti olucaksa sonuc buna cikiyor ,, soru olarak da sormak isterim , barzani pkk devletine sicak bakarmi yani iki ayri kurt devleti kime neyi ifade eder ,,