Türk Aydınlarının Kendinden Olmayana Düşmanlığı!


Cem KÜÇÜK

Cem KÜÇÜK

09 Temmuz 2017, 06:43

Göçmen meselesi yüzyılların konusu. Göçmenlik biraz da mecburiyet hali. İnsanlar aş bulmak, hayatlarını daha iyi idare etmek için sürekli bir yerden diğer yerlere giderler. Avrupa'daki zulümden kaçan Yahudilere Yavuz Sultan Selim'in kucak açması önemliydi. Bizim kültürümüzde Osmanlı'dan bu yana ülkemize yolu düşenlere hep iyi bakılmıştır. Aç olanla ekmek bölüşülmüştür. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diye buyuran Peygamberimizin ümmetiyiz biz.


Türk devleti tarih boyunca kendisinden olmayan ama yolu bir şekilde bu topraklara düşen herkese diline, dinine bakmadan kabul etmiş, ekmeğini paylaşmıştır.  Suriye'deki savaş patlak verdiğinden beri milyonlarca Suriyeli evinden, barkından oldu. Kimi Ürdün'de, kimi Filistin'de, kimi de Türkiye'ye geldi. Mecburlardı. Yoksa Esad denilen katil onları da öldürecekti. Binlerce kadın, çocuk hayatını kaybedecekti.


Türkiye her büyük devletin yapması gerekeni yaptı ve Suriyeli kardeşlerimizi kabul etti. Onlara baktı. Dünyanın en iyi kampları kardeşlerimize sunuldu. Ne yazık ki bu ülkede özellikle kendine aydın diyenler de yabancı düşmanlığı ateşi hiç sönmedi. Milyonlarca Suriyeli sanki zevk için buralara gelmiş gibi algılar oluşturuldu. Elbette Türkiye'ye gelenler arasında suça karışanlar vardır. Emniyet bu kişilerle ilgili gerekeni yapıyor. Ama milyonlarca Suriyeli böyleymiş gibi yazılar yazılır, yorumlar yapılırsa istenmeyen şeyler meydana gelir.


İşte Sakarya'da yaşananlar bunun örneği. Gencecik bir kadın küçücük bebeğiyle öldürüldü. Katiller yakalandı. Ailesinin namusunu korumak için buraya gelen gözü yaşlı baba ülkesine geri döndü. "Türkiye'de kalmamın bir anlam artık yok" dedi.  İki üç Suriyelinin işlediği suçu milyonlarca insan böyleymiş gibi sunanlar acaba ne diyorlar? Gazete köşelerinde "Suriyeli istemiyoruz" diyenler, twitterda "Bütün Suriyeliler ülkesine dönsün" diyen sanatçı bozuntuları, akşama kadar oturup hiçbir iş yapmayıp "Suriyeliler yüzünden iş bulamıyoruz" diye ağlaşanlar şimdi mutlu olabilirler.

Yabancı düşmanlığı yapanlar nefret suçu işlediklerinin farkında bile değiller. Avrupa'da beş milyon Türk yaşıyor. Gurbetçilerimiz arasında da suça karışan, adi olaylara bulaşanlar vardır. Avrupalı bir sanatçı, gazeteci, mesela bir Alman, bu suça karışanları bahane edip, "Bütün Türkleri gönderelim. Hepsi suçlu" dese tepkilerimiz sert olur. Gerçi ben niye böyle laflar ediyorum ki. Türk aydınına laf anlatmak diye bir şey söz konusu olamaz.


Bizde aydın dediğin darbeciden yana olur, halkın seçtiğinden değil. Yabancı hayranıdır ama daha ziyade Avrupa hayranı.  1960'dan beri hayatımızı değiştirecekler yalanıyla hepimizi meşgul ediyorlar. Sorsan hepsinin yaşam kaygısı var. Gerçekte kaygıları maygıları yok. Bunlar sadece kendilerinden olmayan herkesten nefret ediyorlar. Kürtlerden, dindarlardan, Müslümanlardan, Alevilerden, Anadolu insanından herkesten tiksiniyorlar. Ellerine geçse bir bardak suda boğacaklar. Hem hümanist geçiniyorlar hem de insanlığa düşmanlar. Nasıl beceriyorlar böyle olmayı bilmiyorum.


Amerika'yı Amerika yapan göçmenler. Avrupa'yı ayakta tutan unsurlardan biri göçmenlik. Uzun vadede göçmenlerin bir ülkenin yararına olduğu su götürmez bir gerçek. Türkiye'ye gelen her Suriyeli gariban ya da beceriksiz değil. İçlerinde zengin, mesleği olanlar var. İş kuran çok Suriyeli var. Yetenekli veya yeteneksiz, zengin ya da fakir ülkemizdeki her göçmen başımızın tacıdır. 



Bu ülkede herkese yetecek kadar aş var. Türk insanı ekmeğini bölüşür. Asla ayrım yapmaz. Aynı şeyleri aydın sınıfı için diyemeyeceğim tabii ki. Irkçı, faşizan tutumlarını her yerde dile getiriyorlar.  Acı olan bu aydın bozuntularının "medeni ölü" olmamaları. "Türkiye'de Suriyeli istemiyoruz" diyen sanatçı bir daha konser verememeli. Özellikle de belediyeler buna dikkat etmeli. Suriyelilere  kin kusan gazeteci yazı yazamamalı, yorum yapamamalı. Yani böyle sözde aydınlar, sanatçılar hak ettiklerini bulmalı. Savaştan kaçan insanlar çektikleri acı yetmiyormuş gibi bir de böyle iğrenç tiplere maruz kalıyorlar.


Türkiye kim ne derse desin mazlumların hamisi olmuştur ve olacaktır. Kapımızı çalan, savaştan kaçan ya da başka olumsuz sebeplerden ötürü buraya gelen herkese kucak açacağız. Bize başka türlüsü yakışmaz.



 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enes konca - 4 ay önce
Tebrik ederim yine çok güzel bir yazı cem abi senin gibi insanların varlığı beni biraz olsun rahatltıyor.