Türkiye'de Ajan Olmak Artık Hem Zor Hem Tehlikeli


Cemil BARLAS

Cemil BARLAS

26 Temmuz 2017, 08:40

Wikileaks'de sızan yazışmalarında gördük ki en çok faaliyet olan yerler İstanbul Konsolosluğu veya Ankara Büyükelçiliği. Bu belgelerin çokluğu aynı zamanda istihbari faaliyetlerin çokluğunun da göstergesi. Sızan belgeler sadece Amerika Birleşik Devletleri ile ilgiliydi ama diğer ülkeler için de durumun farklı olduğunu zannetmiyorum.


Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra  Türkiye'yi kontrolde tutabilmek için içimize her seviyede adam sızdırmışlar veya devşirmişler. Siyasi liderlerden tutun da bürokratlara kadar bizden zannettiğimiz birçok insanın aslında "kullanışlı birer aptal" olduğunu bazen kendi itiraflarında bazen de yaptıkları istihbari faaliyetleri ellerine yüzlerine bulaştırdıklarında gördük.


Mesela ağlak suratlı Can Dündar'la Enis Berberoğlu'nu birlikte MİT'e FETÖ kumpası yaparken zımbaladılar. Biri kaçak biri içerde. FETÖ tetikçiliği yapan diğer medya mensuplarının hali de zaten ortada. Onların da yarısı kaçmış durumda yarısı içerde. 


Kürtleri ve Türkleri kışkırtmak ve düşman kılmak için dizayn edilmiş Selahattin Demirtaş hapishanede çürümeyi bekliyor. Onun eş başkanının hali de farklı değil. Sırtını dayayabileceği tek yer hapishane duvarı.


Sakın zannetmeyin ki Batı ülkelerine kaçanlar rahat içindeler. Her ülkede bol miktarda koyu Türk milliyetçisi ve vatansever birçok gurbetçimiz var. Türkiye'ye ihanet eden bu hainlere dersini vermek için hepsi sabırsızlıkla bir fırsat bekliyor. Emin olabilirsiniz ki o hainler oldukları yerde kapı tıkırdadığında yerlerinden sıçrıyorlar. Sokağa maskesiz peruksuz çıkamıyorlar. 


Tabi bütün bu olanlar Türkiye için bir başlangıç.  Devleti baştan aşağı yeniden yapılandırıyoruz. Devletin içindeki her sülük temizlendikçe diğer sülüklerin temizlenmesi daha da kolaylaşıyor. Büyükada'da olduğu gibi her ajan yakalandığında diğer ajanların işi daha da zorlaşıyor.


Yerli görünümlü veya yabancı Türkiye'deki tüm ajanlar biliyorlar ki artık kimse onların gözlerinin yaşına bakmayacak. Tüm faaliyetleri Türkiye Cumhuriyeti devletinin gözetimi altında. Gerekirse sınırdışı edilirler gerekirse hapse atılırlar. 


Yani özetle söyleyecek olursak; Türkiye'de beşinci kol faaliyeti yapmak çok riskli bir iş. Bu tip faaliyette olanlar bedelini canıyla veya özgürlüğüyle ödeyeceklerdir. 


Aktivist, gazeteci, akademisyen, din adamı gibi maskeler artık hiçbir ajanı Türkiye'de koruyamaz. Nasıl ABD'de veya İngiltere'de koruyamıyorsa aynen öyle..
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.