Türkiye'nin bir hikaye yazması lazım


Cemil BARLAS

Cemil BARLAS

09 Haziran 2017, 08:33

Gezi ayaklanması ile açılan parantezi 16 Nisan referandumu ile kapattık. Cumhuriyet tarihinin en düşük faiz oranına sahip olduğumuz bir sırada halk ayaklandı. O sıralar faiz oranı o kadar düşüktü ki gerçek faiz eksilerdeydi. 

Gezi ayaklanması, 17/25 Aralık, 15 Temmuz derken bugünlere geldik. Global Çete Türkiye'ye hükmetmeye kalktı. Ve bunu başarmak için her türlü yolu denedi. İçimize sızdırdığı ajanları uyandı. Tüm medyasıyla, kredi değerlendirme kuruluşlarıyla, gizli servisleriyle birlikte taarruza geçti. Ama beceremediler. 16 Nisan'da Türkiye başına örülen çorabı yırttı attı. Artık iç işlerimizde tam bağımsız bir ülkeye sahibiz diyebiliriz.

Ancak mücadele burada bitmiyor. Hatta daha yeni başladığını söyleyebiliriz. Türkiye'nin kaybettiği yılları telafi edip bir de bunun ötesine geçmesi lazım.

"Hikaye yazmak" demek, hem Türk vatandaşlarına hem dünya vatandaşlarına hem Türk yatırımcılarına hem dünya yatırımcılarına gelin burası harika bir ülke burada yaşayın ve yatırım yapın demektir. 16 Nisan'da yapılan sistem değişikliği bunun için bulunmaz bir fırsattır. Hükümet sistemi değişikliğimizi ekonomik reformlar ile taçlandırıp hikayemizi yazmamız lazım.

Bir yatırımcı veya beynini kullanarak hayatını kazanan bir birey başka bir ülkeye ancak o ülke çok istikrarlı, havası güzel, vergisi düşük, ve yemekleri güzelse gider. Türkiye hayal ettiği istikrarı yeni hükümet sistemi ile sağlamış durumda. Çok şükür havamız, suyumuz, yemeğimiz de güzel. Ancak Türkiye'de vergiler çok yüksek ve bürokrasi çok fazla. 

Bana göre Türkiye'nin ciddi bir vergi reformuna ihtiyacı var. Kazananın cezalandırıldığı değil kullananın vergilendirildiği bir sistem lazım. Özetle vergilerin düşürülüp basitleştirmesi lazım. Meclis yaz tatiline giriyor. Eylül'de açıldığında uyum yasalarını görüşmeye başlayacak. İktidarın uyum yasaları ile uğraşırken bir yandan da ekonomik vergi reformu ile uğraşması lazım. Defalarca çıkartılan vergi afları sonuçta hiçbir işe yaramıyor, af edilen vergiler yeniden ceza süreçlerine giriyor.

Bütün bu sorunlarını çözen Türkiye'nin nasıl istikrarlı, güvenli ve potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu bütün dünyaya anlatması lazım. Bunun sonucunda hem yatırım çekmeyi hedeflerken hem de beyin göçünün Türkiye'ye olmasını sağlanması lazım. 

Eğer Türkiye bu hikayeyi yazmayı becerebilirse dünyada ekonomik büyüklükte 17nci sıradan 10ncu sıralara gelip 3 Trilyon Dolarlık GSMH'yı 2030'da yakalayabilir.

Yani yapacak çok işimiz var. Yukarıdaki hikaye dışındaki hikayelerle kaybedecek bir saniyemiz bile yok. Gündeme biraz da bu gözle bakmamız gerekli.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Veli - 4 ay önce
Ülkemizin önemli sorunlarında biri fikir üretimi ve uygulanması,sizinde bazı analizlerinizlerinize katılmasamda bugünkü önerilerinizi umarım Maliye dikkate alır.Saygılarımla.