Avrupa Birliği NATO'ya karşı yeni bir ordu kuracak

Demokrasi Haber editörü Türkiye-NATO gerilimini AB'de yükselen yeni ordu sesleri üzerinden değerlendirdi.

Avrupa Birliği NATO'ya karşı yeni bir ordu kuracak
18 Kasım 2017 Cumartesi 23:19

Bu zamana tartışma programlarında moderatörler 'Türkiye, NATO'dan çıkmalı mı?' sorusunu hiç bu kadar güçlü sormamıştı.

Ülkemizin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal'e ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik NATO'nun Norveç'teki tatbikatında yaşanan skaldal, Türkiye-NATO ilişkilerini gündeme getirdi.

Ve yine siyaset şu konuda hemfikir: NATO'nun bu olayı sadece 'özürle' kapatması mümkün değil...

Ancak Türkiye'nin NATO'daki konumu sadece Türkiye-ABD-NATO üzerinden tartışılırken biz olaya farklı bir açıdan bakmayı deneyeceğiz.

AB, NATO KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYOR?

ABD'nin PYD/PKK'yı desteklemeye başlamasının ardından yaşanan süreçte Birleşik Devletlerin Türkiye aleyhine bu denli açık bir dış politika yürütmesine anlam vermek çoğu stratejist açısından kolay olmamış, kimisi bunu 'Üst akıl'ın Türkiye'ye ve Erdoğan'a zarar vermeye yönelik hamleleri olarak tanımlamış kimisi de bunların 'stratejik kararlar olduğunu ve ABD'nin bölgedeki güçlü müttefiki Türkiye’yi tamamen küstürecek bir adım atmamaya özen göstereceğini' belirtmişti. Ancak gelinen süreçte ikinci analizin doğru olmadığı belirgin hale gelmeye başladı. Çünkü atılan adımların küstürmekten öte nefret ettirecek derecede olması, birbiri ardına PYD/PKK'ya gönderilen silah TIRlarına ve DAEŞ'le yapılan anlaşmaya dair skandal açıklamalar, Rıza Sarraf Davası sürecinde Türkiye Cumhuriyetine ait Türkiye Halk Bankası eski yöneticilerinin rehin olarak tutulması ve Vize Krizine kadar yaşananlar bu durumu ortaya koyuyor. 

Yine de bütüncül ve daha gerçekçi tespitler yapabilmek için Avrupa'ya da kulak vermeliyiz. Avrupa Birliği (AB) NATO konusunda ne düşünüyor?

Dünyada olduğu gibi Avrupa'da da popülist hareketler güçleniyor. Bunun en bariz şekilde ortaya çıktığı yer İngiltere'nin 'BREXİT' kararıydı.1973'ten beri birliğin üyesi olan ve Avrupa Birliği’nin özellikle Avrupa’nın en büyük askeri bütçesine sahip olan Birleşik Krallık ayrılma yönünde oy kullandı. Yine Katalanların herşeye rağmen bağımsızlık referandumuna gitmesi ve aşırı sağın yükselişi olayın vahametini gösteriyor. Fakat ABD'yi korkutan asıl mesele AB'de yükselen 'Birlik ülkelerinin güvenliğinin ortak bir savunma gücüyle sağlanması' yönündeki sesler... Yani AB, NATO'ya alternatif arıyor. İşte buna dair 2 haber:


*Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker

Haber 1:

AB Komisyonu Başkanı Juncker, Birlik ülkelerinin güvenliğinin ortak bir savunma gücüyle sağlanması gerektiğini söyledi. Juncker, İngiltere ve AB arasındaki Brexit görüşmelerinin hemen başlaması gerektiğini açıkladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, birliğin durumuna ilişkin yaptığı yıllık konuşmasında terörizmle mücadele için AB ülkelerinin katılımıyla bir savunma birliği kurulması gerektiğini söyledi. AB’de 2004 yılından bu yana 30 terör saldırısı gerçekleştiğini söyleyen Juncker, Avrupa Savunma Fonu oluşturularak AB’nin bölge savunmasının merkezi haline getirilmesi gerektiğini belirtti.

Salzburg’da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’na hitabında kurulacak savunma birliğinin NATO’nun bölgedeki faaliyetlerine destek olabileceğini söyleyen Juncker, ‘AB sınırlarının daha sıkı bir şekilde korunması için çalışmalar yürütüldüğünü’ de söyledi. AB’de savunma konusu her ülkenin kendi sorumluluğunda bulunurken, mülteci krizi ve Fransa’da yaşanan terör olaylarının ardından tek bir merkezden kontrol edilen savunma güçleri tartışması yoğunlaşmaya başlamıştı.


*Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin


Haber 2:

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa vizyonunun bir parçası olarak ortak AB savunma gücü kurmayı hedeflediğini açıkladı. 

Bir dizi reform düşüncesini açıklayan Macron, güvenlik ve terörle mücadele alanlarında daha fazla işbirliği hedeflediğini söyledi.

Mayıs ayında göreve başlayan Fransa Cumhurbaşkanı, Euro bölgesini güçlendirmeyi AB entegrasyonunu derinleştirmeyi vadediyordu.

Fakat aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Pazar günü yapılan seçimde Almanya parlamentosuna üçüncü büyük parti olarak girmesi, Macron’un planlarını zorlaştırma potansiyeli taşıyor.

Dün Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde 100 dakikalık bir konuşma yapan Macron, 2020’de faaliyete başlamasını umduğu ortak savunma gücünün NATO’nun yerini almak yerine NATO’yu destekleyen bir yapıda olması ve AB’nin ortak askeri gücü olarak hareket etmesi gerektiğini açıkladı.

İNGİLTERE İSTEMİYOR ANCAK O DA BREXİT DEDİ

Macron, ortak birer savunma bütçesi ve politikası geliştirmek gerektiğini, ayrıca Avrupa askeri eğitim akademisi kurmak istediğini söyledi.Daha önce Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in yanı sıra bazı AB ülkeleri de Rusya ve diğer tehditlere karşı ortak bir askeri gücün oluşturulması gerektiğini söylemiş, fakat AB üyesi olan İngiltere böyle bir adımın NATO’ya zarar vereceğini öne sürerek karşı çıkmıştı.


*Popülizm dalgasının güvenlik açısından daha geniş etkileri vardır ve AB ve NATO gibi değerlere dayanan örgütler açısından sorun çıkarır. ©NATO

"ABD'NİN SAĞLADIKLARI ORTADAN KALKARSA..."

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra miladını doldurduğu konuşulan NATO, 'İslami Terörizm' yaftalamasıyla kendisine yeni bir hedef belirlemişti. Galiba 2003 Irak tecrübesinden sonra çok daha fazla ciddiye aldığı bir düşmana odaklandı. Yeni düşmanın adı Avrasya bloğunun başını çeken Putin Rusya'sı... Ukrayna'da yaşananlardan Trump'ın seçim sürecinde Rusya'nın seçimleri Cumhuriyetçi aday lehine manipüle etmesiyle suçlanmasına kadar hemen hemen her gelişmede kendisini hissettiren 'Rusya tehlikesine' teslim olan ABD, Avrupa'yı kaybetmek istemiyor. Buna dair NATO Dergisinde çıkan şu yazıya bakmak yeterli olacaktır sanırım.

"NATO’nun karşı karşıya olduğu sorun İttifakın değerler konusundaki mesajını tüm üyelerine daha net bir şekilde vermesini gerektiriyor. Ayrıca ABD’nin sağladığı teminatlar ortadan kalkarsa Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını çok daha ciddiye almak zorunda kalacaklardır. (Halen 28 AB üyesi ülkenin 22’si aynı zamanda NATO üyesidir.) AB’nin toplu GSYH’sı 17 trilyon doların biraz altında, yani ABD’ninkinden bir trilyon kadar düşüktür. Ancak askeri bütçeleri arasındaki fark orantısızdır: AB’nin toplu askeri harcamaları 219 milyar Dolar, Amerika Birleşik Devletleri’nin ise 618.7 milyar Dolardır.

Açıkçası Avrupa Birliği ABD’nin desteğini azaltması durumunda ortaya çıkacak açığı kapatabilir, ancak Rusya askeri kuvvetlerine sadece 43 milyar dolar harcadığı düşünülürse buna gerek kalmayabilir (Tabi bu doğrudan bir paralel değildir zira otoriter bir rejim daha azla daha çok iş başarabilir – ama çok daha fazla değil.)

ABD’nin sağladığı teminatlar ortadan kalkarsa Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını çok daha ciddiye almak ve askeri harcamalarını arttırmak zorunda kalacaklardır."


*(NATO ülkelerinin savunma harcamaları, 2009-2016) © NATO

ABD, AVRUPA'DAN OLMAMAK İÇİN TÜRKİYE'Yİ FEDA EDİYOR

Sözün özü şudur: ABD, AB'yi NATO'da tutmak adına Avrupa'da yükselen popülizmin gazını (ABD'nin ve NATO'nun kasıtlı olarak uzaklaştırmasıyla Avrasya'ya yaklaşan) Türkiye ve Rusya'ya karşı aldırarak safları NATO'da sıklaştırmak mı istiyor? Çünkü Ukrayna ile güçlenen Putin'in yanına - söylendiği şekliyle - "Diktatör Erdoğan" ile Suriye'de bir şeyler yapan, Astana Görüşmeleriyle Cenevre'ye alternatif olarak masa kuran Rusya, İran ve Türkiye tam olarak karşısında Batılı değerlere sahip ülkelerin birleşmesi gereken ideal düşmanı oluşturuyor. Acaba ABD, Türkiye'yi NATO'dan ayrılmaya mı zorluyor? Tıpkı ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında 2015'te imzalanan anlaşmadan desteğini çekmesi gibi...

Peki ABD bu politika sonucunda ne kazanır?

• Zaten Batıya göre otoriterleşerek düşmanlaştırılmış olan Türkiye ve Erdoğan, Rusya'ya yaklaşır
• İyice güçlenen Avrasya bloğuna Türkiye de katılmış olur, bu Avrupa'daki popülizmin gazını alır
• AB'yi kaybetmez çünkü bu durumda NATO ittifakını bozmak istemez, kendi ordusunu kursa bile bu NATO'ya alternatif oluşturmaz
• ABD, PYD/PKK ve FETÖ gibi konularda Türkiye tarafından sıkıştırılmaz

TÜRKİYE-RUSYA DOSTLUĞU NATO'YU KAYGILANDIRMALI

Son olarak İngiltere'de yayımlanan haftalık The Economist dergisindeki bir makaleye göz atalım:

İngiltere'de yayımlanan haftalık The Economist dergisi son sayısında Türkiye-Rusya ilişkilerine değindi. İki ülkenin "füzelerle" yakınlaştığını savunan dergi, Türkiye ile Rusya'nın dostluğunun NATO'yu kaygılandırması gerektiğini yazdı. 

"S-400'LER NATO'YA YÖNELİK HAKARET"

Haber şöyle devam ediyor:

"NATO ile Rusya arasındaki gerginliğin Soğuk Savaş'tan bu yana en üst düzeyde olduğu bir dönemde böylesi bir satış, eğer tamamlanırsa, ittifaka yönelik hesaplanmış bir hakaret olarak görülecektir. Aynı zamanda son yıllarda gözlenen, Sayın Erdoğan'ın, Türkiye'nin esasında NATO'nun ittifakla yüzde yüz entegre olmamış bir üyesi olarak kalmasından memnun olacağı yönündeki algıyı da pekiştirecektir."

Anlaşılan ilerleyen günlerde bu konuya dair daha çok analiz okuyacaksınız...

Demokrasi Haber / Fatih USLU
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.