28 Şubat davasının gerekçeli kararı açıklandı: Nedensellik bağı bulunuyor

28 Şubat davasının gerekçeli kararı açıklandı. 28 Şubat davasının gerekçeli kararında, "REFAHYOL Hükümetinin istifasıyla sanıkların eylemleri arasında nedensellik bağı bulunduğu" belirtildi. Kararda, TSK'nın demokratik düzeni ortadan kaldırma yetkisi olmadığı vurgulandı.

28 Şubat davasının gerekçeli kararı açıklandı: Nedensellik bağı bulunuyor
03 Temmuz 2018 Salı 22:52

28 Şubat davasının gerekçeli kararında, "Dava konusu olayda, hükümeti cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etme eylemini gerçekleştirmek üzere, bir kısım sanıkların önceden gizlice ittifak etmiş oldukları anlaşılmaktadır." denildi.

Gerekçeli kararda, İç Hizmet Kanununun 35. maddesinin TSK'ya askeri müdahale ve demokratik düzeni ortadan kaldırma yetkisi vermediği vurgulandı.

28 Şubat davasının gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, "REFAHYOL Hükümetinin istifasıyla sanıkların eylemleri arasında nedensellik bağı bulunduğu" kaydedildi.

BATI ÇALIŞMA GRUBU

Toplam 3833 sayfalık gerekçeli kararda şu ifadeler yer aldı:

''Anayasa ve yasada teşkilatlanması olmadığı, hükümetin bilgisi dışında kurulup son toplantısını 54. Cumhuriyet Hükümetinin 18 Haziran 1997 tarihinde istifa ettirilmesinden önce 16 Haziran 1997 tarihinde BATI ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTISI adı altında yaptığı, bu tarihten sonra batı çalışma grubu adı altında toplantı yapılmadığı ve toplantının isminin İÇ GÜVENLİK TOPLANTISI olarak yer aldığı, hükümetin istifa ettirilmesinden başka değişikliğin olmadığı bir dönemde toplantının isminin değiştirilmesinin hukuki ve mantıklı bir gerekçesi olamayacağı, haklarında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklar ve haklarında soruşturma devam eden failler ile birlikte Batı Çalışma Grubunun ve faaliyetlerinin ana amacının meşru 54. Türkiye Cumhuriyeti hükümetini irticaya destek verdiği, irticayı desteklediği, kendisinin bizzat irtica olarak tanımlandığı, bu amaçla kadrolaştığı ve siyasal islamı gerçekleştirmek istediği, sanık Erol Özkasnak'ın ifade ettiği şekli ile anayasaya ve kanunlara aykırı davrandığı, bu nedenlerle somut deliller olmadığı ve hükümet protokolu olduğu halde tehdit oluşturduğu kabulu ile istifa ettirilmesini sağladığı anlaşılmıştır. Yine BCG faaliyetlerinin Anayasal ve yasal görev ve yetkileri kapsamında kalmadığı, hükümet tarafından verilen talimat gereği de olmadığı, hukuki dayanağı olmadan kurulan Batı Çalışma Grubunun faaliyetlerinin yukarıda belirtildiği gibi Silahlı Kuvvetlerin görevi ve yetkisi kapsamında bulunmadığı, yasal dayanağı olmayan faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmıştır''

''TSK'NIN DEMOKRATİK DÜZENİ ORTADAN KALDIRMA YETKİSİ YOK''

Toplam 3 bin 833 sayfalık gerekçeli kararda, "Dava konusu olayda, hükümeti cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etme eylemini gerçekleştirmek üzere, bir kısım sanıkların önceden gizlice ittifak etmiş oldukları anlaşılmaktadır." ifadesine yer verildi.

"REFAHYOL Hükümeti'nin istifa ettirilmesi ile faillerin eylemleri arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu" belirtilen kararda, "faillerin fikir ve eylem birliği içinde ve bir organizasyon dahilinde atılı suçu işledikleri" vurgulandı.

Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) 54. Hükümeti düşürme amacıyla faaliyet yürüttüğü ifade edilen kararda, dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı ve Genelkurmay 2. Başkanı Bir'in, "54. Hükümetin düşürülmesine yönelik tüm faaliyetlerden bilgileri olduğu" ve "suça iştirakleri konusunda mahkemenin tam bir vicdani kanaate vardığı" bildirildi.

Kararda, "Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiçbir unsuruna demokratik düzeni ortadan kaldırma, askeri dikta kurulmasına yol açabilecek askeri müdahalede bulunma yetkisi vermediği" vurgulandı.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda 103 sanıktan Karadayı ve Bir'in yanı sıra dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz'ün de aralarında bulunduğu 21 sanığı suç tarihinde yürürlükteki ve lehlerine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 147. maddesi uyarınca, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırmış, sanıkların yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını takdiri indirim nedeni kabul ederek, cezalarını müebbet hapse çevirmişti.

Yargılama sürecinde hayatını kaybeden Teoman Koman, Eser Şahan, Salih Eryiğit ve Tevfik Özkılıç hakkındaki davayı ölmüş olmaları, 10 sanık hakkındaki kamu davasını ise zaman aşımı nedeniyle düşüren mahkeme, 68 sanığın ise ise suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatına hükmetmişti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.