Alman askerleri Libya'ya giden Türk kargo gemisine çıktı!

Doğu Akdeniz'de Libya'nın 200 kilometre kuzeyinde Rosaline A isimli bir Türk kargo gemisi Alman Hamburg fırkateyni tarafından durduruldu. Alman askerlerinin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde gemiye çıktıkları ve arama yapmak istedikleri belirtildi. Der Spiegel, Alman askerlerinin Ankara'dan gelen nota üzerine arama yapmadan gemiyi terk ettiklerini öne sürerken, Anadolu Ajansı gemide sabahın ilk ışıklarına kadar arama yapıldığını bildirdi

Alman askerleri Libya'ya giden Türk kargo gemisine çıktı!
23 Kasım 2020 Pazartesi 17:12

Pazar günü, Doğu Akdeniz'de Libya'nın Bingazi kentinin 200 kilometre kuzeyinde bir Türk kargo gemisinin Alman donanması tarafından durdurularak aranmak istendiği iddia edildi.

LİBYA'NIN 200 KİLOMETRE KUZEYİNDE DURDURDU

Der Spiegel'de yer alan habere göre, Avrupa Birliği'nin Libya'ya silah sevkiyatını engellemeyi hedefleyen misyonu Irini'de görevli Yunan bir komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen Hamburg isimli Alman fırkateyni Rosaline A isimli Türk kargo gemisini Libya'nın 200 kilometre kuzeyinde durdurdu.

Akşamüstü saatlerinde gerçekleşen olayda, Alman askerlerinin arama yapmak üzere gemiye çıktıkları ifade edildi.

Ankara olayla ilgili devreye girerek, AB'ye arama işleminin onaylanmayacağını bildirerek tepki gösterdi. Spiegel'in haberinde Türkiye'nin notası üzerine, Alman askerlerinin arama yapmadan gemiden indikleri ifade edildi.

GEMİYE ÇIKMAK İÇİN İZİN GEREKİYOR

Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. AA'nın haberine göre, Türkiye'den böyle bir izin almadan Hamburg Fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı.

Personelin helikopterden inişi ve Hamburg Fırkateyni'nin "ROSELINA-A" gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.

AA: GEMİDE ARAMA YAPILDI

Anadolu Ajansı'nın haberine göre geminin süratini düşüren ve yolundan engelleyen askerler, Türkiye'den izin almadan yapılanın hukuki olmadığı yönündeki ikazlara uymayarak tüm konteynerleri de açarak aradı.

Sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, yiyecek, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler, daha sonra gemiden ayrıldı.

TÜRKİYE GİRİŞİMLERDE BULUNACAK

Gemi, Misrata Limanı'na doğru seyrine devam ederken Türkiye'nin konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunacağı öğrenildi.

Güvenlik kaynakları da konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, İrini Harekatı unsurlarının bayrak devletinin rızası olmadan gemiye çıkmasını "hukuka aykırı bir davranış" olarak nitelendirdi.

Yaşanan skandal nedeniyle geminin saatlerce Akdeniz'de ağır deniz şartlarına maruz bırakıldığını belirten kaynaklar, olay nedeniyle "açık denizlerin serbestisi" ilkesinin de açık olarak ihlal edildiğini vurguladı.

TARTIŞMALI HAREKAT: İRİNİ

İrini Harekatı, Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan tartışmalı bir operasyon olma özelliği taşıyor.

2292 No'lu BM Güvenlik Konseyi kararında meşru hükümet olarak yer alan Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen başlatılan İrini Harekatı, taraflı ve yasa dışı bir operasyon olarak tepki çekiyor.

Bazı Avrupa ülkeleri, AB fonlarından yararlanabilmek için operasyona ses çıkarmazken daha cesur davranan bazı ülkeler ise tepkilerini koyarak operasyondan çekiliyor.

Avrupa Birliği'nin yönettiği İrini Operasyonu daha önce de Ankara ile Brüksel arasındaki iplerin gerilmesine neden olmuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı açıklamalarda, İrini Operasyonu'nun Libya'nın kuzeyini abluka altına almayı hedeflediğini ancak BAE ve Mısır'dan Hafter güçlerine tedarik edilen silahlarla ilgili hiçbir çalışmanın yapılmadığını söylemiş ve bunun taraflı bir yaklaşım olduğunu savunmuştu.

"HUKUKİ VE DİPLOMATİK KARŞILIĞI OLUR"

Marmara Üniversitesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran, Habertürk TV'ye yaptığı değerlendirmede yapılan aramanın açık denizde olduğunu belirterek, bu konuda iki temel uluslararası kaynak olduğunu hatırlattı: "1958 Cenevre Açık Deniz Sözleşmesi ve 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi. Ortak hüküm, açık denizlerde seyreden bir sivil gemiye bayrak devleti dışında başka üçüncü bir devletin müdahale edememesini ve gemiyi seyrüseferinden alıkoyamamasını öngörüyor. Köle ticareti, deniz haydutluğu, izinsiz yayın gibi istisnalar söz konusu. Geminin uyruksuz olması durumunda da arama maksatlı girilebileceği öngörülüyor. Somut olayda Türk bayrağını taşıyan bir gemi söz konusu. Bütün yetki Türkiye'nindir. Bu istisnalardan hiçbiri söz konusu değilse uluslararası sözleşmelere göre hukuka aykırı bir arama yapılmıştır. Hem hukuki hem diplomatik hem de siyasi sonuçları olacaktır."

Kuran, Türkiye'nin hem Almanya'ya hem de Yunanistan'a resmi nota verebileceğini, BM Güvenlik Konseyi nezdinde de girişimde bulunabileceğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türk bayraklı bir ticari geminin Irini Harekatı kapsamında Türkiye'nin rızası olmadan denetime tabi tutulmasına sert tepki gösterdi.

Dışişlerinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer verildi;

"Irini Harekâtı, AB tarafından yürütülen; ancak amacı ve faydası tartışmaya açık bir harekâttır. Bu harekât çerçevesinde dün (22 Kasım) "Hamburg" isimli Alman savaş gemisi, Ambarlı Limanından Misurata’ya boya, boya malzemesi ve insani yardım malzemesi taşımakta olan "MV Roseline A" adlı Türk bayraklı ticaret gemisini sabah saatlerinde ayrıntılı şekilde sorgulamıştır. Kaptan işbirliği göstererek geminin yükü ve seferi hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmıştır. Buna rağmen saat 17:45’te Irini Harekâtı silahlı unsurları tarafından gemiye çıkılarak uzun saatler süren bir "denetleme" yapılmıştır. Tüm personelin, Kaptan dâhil, zorla üstleri aranmış, bütün personel bir yerde toplanarak alıkonulmuş, Kaptanın başına silahlı asker dikilerek, zor kullanmak suretiyle konteynerler aranmıştır.

Söz konusu müdahale, ne bayrak devleti olarak ülkemizin, ne de gemi kaptanının rızası alınarak gerçekleştirilmiştir. Kaptanın taşınan kargonun niteliğine dair beyanlarına rağmen, muğlak bir şüphe üzerine başlatılan ve gece yarısı sonrasına kadar devam eden bu müdahale, ancak ülkemizin ısrarlı itirazları üzerine sonlandırılmıştır. Silahlı personel sabaha kadar ticaret gemisinde beklemiş, sabah saat 09:38’de gemiyi terketmiştir.

Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergâhından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz. Bundan doğabilecek zarar ve kayıplara karşı ilgili gerçek ve tüzel kişilerin her türlü tazminat hakkı tabiatıyla saklı olacaktır.

Uluslararası sularda ticari gemilere müdahale edilebilmesi için bayrak devletinin rızasının alınması esastır. Libya silah ambargosuna dair BMGK kararları bu yükümlülüğü ortadan kaldırmamaktadır.

AB’nin ne meşru Libya Hükümetiyle, ne ülkemizle, ne de NATO’yla istişare etmeden başlattığı Irini Harekâtının tarafsızlığı hâlihazırda tartışmalıdır. Hal böyleyken, ülkemizden Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez.

Daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi İrini operasyonu taraflı bir operasyondur. Darbeci Hafter'e gelen silah desteklerini denetlemeyen, keyfi uygulamalarda bulunulan, meşru Libya hükümetini cezalandırmaya yönelik bir harekattır."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.