Faruk Bildirici 'tarafsızlığını yitirdi' ve RTÜK üyeliği düşürüldü

CHP kontenjanından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeliğine seçilen Bildirici’nin RTÜK üyeliği 2’ye karşı 6 oyla düşürüldü. Karara “Bildirici’nin tarafsızlığını yitirmesi” gerekçe gösterildi. TBMM tarafından RTÜK üyeliğine seçilen Bildirici, kararı demokrasiye darbe olarak niteledi ve yargı mücadelesi başlatacağını söyledi.

Faruk Bildirici 'tarafsızlığını yitirdi' ve RTÜK üyeliği düşürüldü
31 Ekim 2019 Perşembe 22:02

Faruk Bildirici’nin üyeliğinin düşürülmesi talep edildi.

Bildirici teklife karşılık, “Başkanın hukuksuz olarak üç yerde birden görev almasına karşı çıktığım, yanlışları eleştirdiğim ve kamuoyuna duyurduğum için RTÜK üyeliğimin düşürülmesi teklif edildi” dedi.

KARAR 2 ‘YE KARŞI 6 OYLA ALINDI

RTÜK, AK Parti kontenjanından seçilen başkan Ebubekir Şahin’in talimatıyla toplanarak Faruk Bildirici’nin üyeliğinin düşürülmesi konusunu görüştü. AK Parti ve MHP kontenjanından seçilen 6 üyenin oylarıyla Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü. Toplantıda CHP ve HDP kontenjanından seçilen 2 üye karşı oy verdi. Üyeliği düşürme kararına Bildirici’nin TBMM çatısı altında CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile yaptığı basın açıklaması gerekçe gösterildi ve Bildirici’nin tarafsızlığını yitirdiği öne sürüldü.

BİLDİRİCİ TOPLANTIYA ALINMADI

Kural gereği Bildirici’nin yer almadığı toplantıda savunmayı CHP kontenjanından seçilen diğer Üst Kurul üyesi İlhan Taşçı yaptı. Taşçı, TBMM’nin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını, milletvekillerinin oyları ile seçilen Bildirici’nin üyeliğinin RTÜK’te yapılan bir oylama ile sonlandırılamayacağı görüşünü dile getirdi.

“HUKUKSUZLUK GALİP GELDİ”

Faruk Bildirici karar sonrası yaptığı yazılı açıklamada, “Hukuksuzluk galip geldi, üyeliğimi düşürme kararı verdiler” dedi.

Bildirici’nin açıklaması şöyle:

“İlk günden söylemiştim. RTÜK’te olup bitenleri bilmek bu ülkede yaşayan herkesin hakkı. RTÜK’ün şeffaf olması gerekli.

Bu düşünceden hareketle RTÜK üyesi olarak yaklaşık 3.5 aydır kurulun şeffaflaşması ve siyasi iktidarın arka bahçesi olmaktan kurtulması için mücadele ettim. Müzakerelerle ilgili gizlilik kuralına özen gösterdim ama kararlarla ilgili düşüncelerimi, karşı oylarımı, itiraz gerekçelerimi topluma açıklamaktan geri durmadım.

Üst kurul yönetimi bundan rahatsız oldu. Zira RTÜK, başkanlık sistemiyle yönetiliyor; Başkan, Üst Kurul’a danışmaya bile gerek duymadan birçok konuyu keyfine göre belirliyor. RTÜK’ün ne özerkliği var artık ne de bağımsızlığı.

RTÜK’te muhalif üyelerden istenen, eleştirilerini dışarı aktarmamaları, her şeyi içerde tutmaları. Ben böyle bir muhalif olmayınca da RTÜK içinde hareketim, ilgililerden en basit bir konuda bile bilgi almam ilk günden itibaren sınırlandı. Buna rağmen yılmadan çabalarımı sürdürdüm.

Dönüm noktası, Ebubekir Şahin’in RTÜK’ün yanısıra Basın İlan Kurumu ve Türksat’ın da yönetiminde olduğunu tespit etmemdi. Önce aldırmadılar, sonra da gündeme almayı reddederek bu hukuksuzluğun üzerini kapatmaya çalıştılar. Ben Şahin’in çekilmiş sayılması gerektiğini, müstafi duruma düştüğünü ve yönettiği toplantılardaki kararların kanunsuz olduğunu savundum, kararlara muhalefet şerhleri düştüm. Onunla da kalmayıp İdare Mahkemesi’nde dava açtım.

Şahin, hukuk mücadeleme dayanamadı ve benden kurtulmak için maalesef kuruldaki sayısal çoğunluğa dayanarak üyeliğimi düşürme yolunu seçti. Kendi hukuksuzluğunun üzerini örtmek için yine hukukdışı bir yöntem uyguladı. Hiçbir somut gerekçe, hiçbir somut suçlama olmadan üyeliğimin düşürülmesi beni mücadelemden alıkoyamaz.

Ama üyeliğimin düşürülmesiyle, 25 yıllık RTÜK tarihinde bir ilk ve demokrasi açısından tehlikeli bir yol açıldı. Eleştirilerime tahammül edemeyenler benden sonra da beğenmedikleri, susturmak istedikleri üyeyi istedikleri zaman kuruldan atabilir. Artık beş-altı kişilik çoğunluğu elde eden taraf, diğerlerini kurulda barındırmayabilir. Meclis’in seçtiği üyeyi RTÜK’teki beş-altı kişi el kaldırıp kuruldan atamamalı.

Bu karara karşı da yine hukuk yoluna gideceğim. Umarım bu demokrasi darbesi yargıdan döner.”

Faruk Bildirici ve İlhan Taşçı’nın gazetecilere yaptığı basın açıklaması ise şöyle:

“İlk günden söylemiştim. RTÜK’te olup bitenleri bilmek bu ülkede yaşayan herkesin hakkı. RTÜK’ün şeffaf olması gerekli.Bu düşünceden hareketle RTÜK üyesi olarak yaklaşık 3.5 aydır kurulun şeffaflaşması ve siyasi iktidarın arka bahçesi olmaktan kurtulması için mücadele ettim. Müzakerelerle ilgili gizlilik kuralına özen gösterdim ama kararlarla ilgili düşüncelerimi, karşı oylarımı, itiraz gerekçelerimi topluma açıklamaktan geri durmadım.Üst kurul yönetimi bundan rahatsız oldu. Zira RTÜK, başkanlık sistemiyle yönetiliyor; Başkan, Üst Kurul’a danışmaya bile gerek duymadan birçok konuyu keyfine göre belirliyor. RTÜK’ün ne özerkliği var artık ne de bağımsızlığı.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.