AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ten Demokrasi Haber'e özel açıklamalar (III)

Türk siyasetinin yakından tanıdığı, sevdiği ve saydığı, AK Parti İstanbul milletvekili Metin Külünk, röportaj talebimizi kırmadı ve bizi ofisinde ağırladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ten Demokrasi Haber'e özel açıklamalar (III)
25 Ağustos 2017 Cuma 10:55

Bir milletvekili için fazlaca mütevazı olan ofisine gittiğimizde, kendisini yoğun işlerle ve sürekli çalan telefonu ile kitapların arasında bulduk.

İnandığı hak dava için gece gündüz çalışan, kapısı herkese 24 saat açık, İstanbul halkının yakından tanıdığı, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı, memleketi Rize’yi duruşundan, halinden bile hissettiren birisi Metin Külünk.

Bölge coğrafyasındaki gelişmeleri iyi okuması ve dünya  tarihini konusunda derin bilgisi nedeniyle öngörüleri gerçek olan yetkin bir siyasi isim.

Bize zaman ayırdığı için bir kez daha Sayın Metin Külünk’e teşekkür ediyoruz.

İşte Metin Külünk ile yaptığımız röportajın son kısmı : 

17-25 Aralık kumpasından sonra gelen MİT tırları ihanetinde, ihanet halkasında 5 kişi var. Zincir, örgüt lideri Gülen’den başlıyor.Sıralama Gülen-Ekrem Dumanlı-bilinmeyen bir kişi-Enis Berberoğlu-Can Dündar şeklinde devam ediyor.Aslında biliyoruz ki, bilinmeyen kişi, Kemal Kılıçdaroğlu. Berberoğlu’nun itirafçı olması, kasetle gelen Kılıçdaroğlu’nun gitmesine neden olur mu?

CHP yönetimi, tabanı tenzih ederek söylüyorum, emperyalizme teslim olmuştur. Dolayısıyla tartışmaların yanlış adreste gerçekleştiğini görüyorum. , Emperyalizme teslim olmuş bir CHP yönetiminin, kendi iradesiyle CHP’nin başındaki şahsı değiştirebilme kabiliyeti yoktur. Ancak emperyalizm CHP’nin başındaki şahıstan ümidini keserse, değişim gerçekleşir. Çünkü emperyalizmin Türkiye’ye yönelik uyguladığı stratejilerden birisi de, Sayın Erdoğan’ın karşısına blok çıkarmaktır. Ve bir Macron arayışı içerisindeler. CHP’nin başındaki şahıs , Macron olmadığını gördüğü için, yaşının ve duruşunun buna müsait olmadığını gördüğü için CHP’nin başındaki şahıs ancak bir Macron arayışının paratoneridir. Bu topraklarda Macron var mı? Bu topraklarda yabancıların taktığı broveleri tebessüm ederek karşılayan çok insan var. Bu topraklarda Macron var mı? Var. Çünkü emperyalizm son 100 yıldır  siyasal yaşamda , iktisadi yaşamda, sivil ve askeri bürokraside ve de bilim dünyasında kendi egemenliği karşısında köleliğini kabul etmiş çok Macron’lar yetişirdi. Bu Macron’ların yeni versiyonları Anadolu topraklarındaki insanlara benzeyen versiyonlardır.Dolayısıyla Kılıçdaroğlu, bir Macron üretim fabrikasının şu anda bant şefidir.Bu bantta bir Macron çabası vardır. Onun için de Macron’a yönelik 2019’daki başkanlık seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın karşısına çıkabilecek hattı inşada sol-sağ ve de PKK terör örgütünün siyasi ayağı kanadında hiç ummadık yumuşamalar görebilirsiniz. Yani yeni kurulacak parti ve partilerin Türkiye’nin normalleşmesi çerçevesi altında “biz legal kurulmuş partilerin hepsi ile Sayın Erdoğan’a karşı ittifak ederiz” cümlelerini duyabiliriz. Bunun zaten ilk sinyali , ki bu bir öngörüdür, reel olarak karşılığını zaman içerisinde göreceğiz: PKK’nın sınır dışına çekileceğini ön görüyorum. Bu öngörümün sebebi 2019’da FETÖ’nün arkasındaki akıl, Sayın Erdoğan’ı devre dışı bırakmayı, Türkiye’yi tekrar parlamenter sisteme dönüştürerek kontrol etmeyi hedeflediğini hissediyorum. Ve bunun için de sağ siyasetteki PKK prangasından kurtulmaları gerek. Sağ siyasetin küresel sisteme “PKK içeride eylem yaptıkça bizim sağ seçmene söyleyecek bir sözüm olmaz” mazeretini ortadan kaldırmak için PKK’nın sınır dışına çıkarılma ihtimalinin güçlü olduğunu hissediyorum. Bu tamamıyla bir operasyondur. Bu operasyonun birinci ayağı CHP-HDP ittifakıdır. İkinci ayağı da size benzeyen sağ siyasetçilerin bu siyasete dâhil olmasıdır.Bundan dolayı CHP’nin başındaki şahıs bir kurgudur. Nasıl geldiği herkes tarafından bilinmektedir. Bence nasıl geldiğinin üzerinden değil, onun üzerinden ne yapılmak istendiği görmeliyiz.
 

Berberoğlu’nun itirafçı olmasıyla Kılıçdaroğlu gider mi?

Şuanda Berberoğlu’na kasetleri veren güçler ne yapmak istemiştir? Mit tırları üzerinden, yapılmak istenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve cumhurbaşkanımızı Lahey savaş suçları mahkemesinde yargılatmak istemiştir. Bu hedefleri halen var mıdır? Vardır. Böyle bir kurgunun parçası olan Kılıçdaroğlu’ndan almaları gerekeni almadıktan sonra Kılıçdaroğlu’nu gönderirler mi? Kılıçdaroğlu ucuz kabadayılık yaparak kendisinin tutuklanmasını istemektedir. Ve tutukluluk hali üzerinden sahte kahramanlık peşindedir. Toplumun masumiyet karinesini istismar etmek üzere, bir tutuklanma tuzağına Türkiye’yi düşürmek istemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız gereken cevabı en güzel şekilde verdi. Ne kendi gündeminde ne de Türk adaletinin gündeminde böyle bir şey yoktur. Kılıçdaroğlu’nun ucuz kahramanlık peşinde koşmasına hiç gerek yok. Ondan dolayı 2019’a iki yıl var.  Türkiye çok çetin günler yaşayacak. Ben, Karlov suikastını yapan tetikçi gibi çok sayıda haşhaşinin aramızda dolaştığını söyledim. Bir anda FETÖ cephesi emperyalizmin köleleri çok paniklediler. Çünkü deşifre oldular. Tehditler savurmaya başladılar. Bu iki yıl, yerli ve milli güçlerin Türkiye’nin bekası üzerinden konuşması gerek. Sayın Erdoğan hattı ve AK Parti’nin durduğu yer bekamıza yönelik tehditlerin tasfiye edileceği yerli ve milli hattır. Tüm partisel farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak, mazeretsiz bir şekilde hepimiz o hatta durmalıyız.
 
 



 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.