Keto, Karatay ve diğerleri… Neden diyet yapalım ?

Dünyada her ülkede büyük bir pazar haline gelen zayıflama ve diyet sektörü her gün milyonlarca insana hayal ettikleri güzel vücuda ulaşmaları için çeşitli imkanlar sunuyor.

Keto, Karatay ve diğerleri… Neden diyet yapalım ?

Yeme içme alışkanlıklarını  sınırlayan diyetler, sağlıklı yaşam için yapılan egzersiz çeşitleri gün geçtikçe çeşitleniyor. Takip etmesi güç şekilde ilerleyen bu sektör her yaştan insan için güzel görünmek veya sağlıklı olmak için umut vaat ediyor.

Kilo problemi olan tanıdıklarımızdan sık sık şu cümleleri duyarız.

‘’Diyet çok iyi gitti 2 ayda 6 kilo verdim. Ama bıraktıktan sonraki ay 4 kilosunu geri aldım.’’

Bunca diyet çeşidi ve egzersiz metodu olmasına karşın neden diyet yapmak çoğunlukla hüsranla sonuçlanıyor dersiniz?

Bu sorunun birden fazla cevabı var. Öncelikle diyet kavramının ne olduğuna bakalım. Diyet dediğimiz yeme-içme çizelgesi, ideal kilosunun üzerinde olan insanlara, belirlenen bir süre içerisinde ne yiyip ne içmesi gerektiğini söyleyen bir reçete. Bu reçete şuna göre düzenlenir. Bir gün içerisinde aldığınız kalori miktarı vücudunuzun yakabildiği kalori miktarından az olmalıdır ki kilo verebilesiniz.

Ketojenik diyet, Atkins diyeti, kan grubuna göre beslenme, taş devri diyeti veya ülkemizde yaygın olan Karatay Diyeti, detoxlar, diyet hapları, tozlar… Bunların hepsi size düşük karbonhidrat, düşük yağ, yüksek protein gibi seçeneklerle ve kendi içerisinde tutarlı savlarla nasıl ve neyle zayıflayacağınızı anlatıyor. Birçoğuna kararlılıkla uyduğunuzda istediğiniz kiloyu verebilirsiniz. Fakat diyeti bıraktığınızda canınız yeniden şekerli, yağlı ve yüksek kalorili besinler çekmeye başlayacak, şeker krizlerine gireceksiniz. Verdiğiniz kiloların gururuyla tekrardan eskisi gibi beslenmeye başladığınızda ise giden kiloların bir kısmını geri almanız işten bile değil. Zira bu diyetlerin mantığı tekrar ve tekrar bu diyet döngüsüne girmenizi sağlamak.

Diyet yapmanızın birçok sebebi olabilir. Kilo vermek, güzel görünmek, sağlıklı olmak, kilo almak vs.. Her ne sebeple diyet yapıyorsanız yapın diyet endüstrisinin size yönelttiği ‘’başarılı olmak’’, ‘’hedefe ulaşmak’’ gibi motivasyonlar uzun vadede sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Zira sağlıklı olmak ulaşılması geren bir hedef ya da başarı nişanesi değildir. Sağlıklı olmak için zayıf olmak ya da size itelenen mükemmel vücut ölçülerine sahip olmak zorunda da değilsiniz. Sağlıklı olmak beslenme alışkanlığınızı bir daha geri dönmemek üzere değiştirmekten geçiyor. Bu sakın sizi paniğe sevk etmesin. Bir daha asla tiramisu yemeyeceğinizi söylemiyorum. Bir daha asla nereden geldiğini anlamadığınız bir istekle gecenin bir vakti tiramisu siparişi vermeye ihtiyaç duymayacağınızı söylüyorum.


Nasıl?

İşlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarın.

İşlenmemiş gıdalar yüksek kalorili bile olsalar vücudunuz için daha besleyici ve doyurucu niteliktedirler. Her gün yediğiniz tost, beyaz ekmek, patates kızartması gibi şeyleri yiyip sadece bunları daha az tüketerek kendinizi sınırladığınızda acıkma hissinizde değişen hiçbir şey olmuyor.Yani 1 hamburger yerine yarım hamburger yemek sizde 2 katını yeme isteği uyandırıyor. Fakat daha fazla yeşil , trans yağsız, paketlenmemiş gıda tüketirseniz kalori saymayı bıraktığınızı ve vücudunuzun artık eskisi kadar acıkmadığını fark edeceksiniz. Bu acıkmama hali sizi diyetin kurallarından kurtaracak.

İşte aç kalmadan ideal kilonuza ulaşmanın ve en önemlisi de sağlıklı olmanın yolu buradan geçiyor. Vücudumuza sokacağımız şeyin aslında ne olduğunu bilmek ve bilinçli olarak tüketmek.

Sürekli kontrol altında hissetmeden, içeriğini bildiğiniz ve size iyi geleceğini keşfettiğiniz yiyecekleri hayatınıza katarak diyet döngüsünü kırabilirsiniz.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.