Siyonizm ve Filistin Toprakları (I)

Siyonizm, Siyon kelimesinden gelir ve Kudüs’teki Siyon Tepesi'nin adından türetilmiştir.

Siyonizm ve Filistin Toprakları (I)

Tevrat’taki birçok ayette de İsrailoğullarından Siyon halkı diye bahsedilir.

Siyonizm en temel haliyle, Yahudi milliyetçiği olarak tanımlanabilir.

Siyonizme göre, Mesih dünyada bir Yahudi devleti kurmak için gelecektir.

19. yüzyılın sonlarında Avusturyalı gazeteci Theodor Herzl tarafından siyasi bir ideolojiye de dönüştürülen Siyonizm,Birinci Siyonist Kongresi’nde kurumsallaşmışıtr.

Naziler’in Yahudilere yaptıkları baskı ve kıyımların asıl nedeninin,  Yahudi Devleti oluşturmak için tüm Yahudileri Filistin topraklarında birleştirmek olduğu bilinmektedir.

Yahudi lobisi gizli bir şekilde Nazilere destek vererek, bir devlet oluşturmak için gerekli demografik ve coğrafi şartlara sağlamaya, onların hayata tutunmaları için bir neden sağlamaya ve öfke yaratarak dünyaya hükmetme isteklerini perçinlemeye çalışmıştır.

Tüm bu gayretler sonucu 1948 yılında resmi olarak kuruluş gerçekleşmiştir.

Her ne kadar Yahudi temelli bir devlet kurularak teokratik anlayış öne çıkarılmış olsa da, siyonizmin ve İsrail’in kökeni seküler yapıya dayanır.

Ehli kitap olan Yahudiler, siyonist ideoloji ile çarpık ve zorba bir bakış açısına maruz bırakıldılar.

Osmanlı İmpartorluğu’nun egemenliğinde olan Filistin topraklarında yaşayan 500 bin kişinin 20-25 bini Yahudi idi.

O dönem tüm dünyada sistematik olarak artan Yahudi düşmanlığı nedeniyle Yahudiler zengin ailelerin desteği ile göçe zorlandılar.

Özellikle Montefiores ve Rothschilds gibi zengin Yahudi aileler, Yahudilerin bölgeye göçünü finanse ediyorlardı.

Osmanlı İmparatorluğu ile irtibata geçerek,  Filistin’in Yahudilerce iskâna açılmasını ve Filistin’e özerklik verilmesini talep eden Siyonistler, II. Abdulhamid ‘i ikna edemediler.

Siyonistlerin taahhütleri şu şekildeydi:
1.Osmanlı Devleti’nin 33 milyon İngiliz altınına ulaşan borçlarının tamamını ödeyelim.
2.İmparatorluğu korumak için 120 milyon altın Frank’a mal olacak deniz filosu yaptıralım.
3.Devletin mali durumunu canlandırmak için 35 milyon altın lira faizsiz borç verelim.

Ancak, cennet mekân II. Abdülhamit teklifi kabul etmedi ve şu yanıtı verdi :

"...Bu meselede (Theodor Herzl teklifi götüren kişi) ikinci bir adım daha atmasın. Ben bir karış toprağı dahi satmam. Zira bu vatan bana ait değil, milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsûldar kılmıştır. O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz..."

Bunun üzerine Birinci Dünya Savaşı’nda var güçleri ile İtilaf Devletlerini desteklediler.

Ve 2 Kasım 1917de İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Arthur James Balfour, Yahudi Lord Rothschild aracılığıyla Dünya Siyonist Örgütü Lideri Haim Weizman’a gönderdiği mektupta, Yahudi halkı için Filistin’de bir yurt kurulması için her türlü kolaylığın sağlanacağını bildirdi.

  Balfour Deklarasyonu'nun orijinal hali 

Bir siyonist olan Arthur Balfour, yine bir siyonist olan Lord Rothschild’e Filistin topraklarında bir Yahudi Devleti kurulması gerektiğini söyledi.

Yahudi devleti kurulması sürecinin İngiltere tarafından destekleneceğini de söyleyen Balfour,  ABD senatosundaki Yahudi lobisinin desteğini almak ve ABD’nin siyasi gücünü arkasına almak istiyordu.

Balfour Deklarasyonu olarak bilinen bu mektupta İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour, Siyonist lider Rothschild’e şöyle hitap etmekteydi:
 
"Saygıdeğer Lord Rothschild, Majestelerinin Hükümeti adına kabineye sunulan ve kabul edilen Yahudi Siyonist isteklerini sempati ile karşılayan müteakip deklarasyonu iletmekten memnuniyet duyarım.
"Majestelerinin Hükümeti, Filistin'de Museviler için bir milli yurt kurulmasını uygun karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filistin'deki mevcut Musevi olmayan toplumların sivil ve dini haklarına ve başka ülkelerde yaşayan Musevilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır."
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.
  Saygılarımla Arthur James Balfour"

 
Osmanlı topraklarının Fransız ve İngiliz sömürgesi olması ve iki ülke arasında paylaşılması için imzalanan gizli antlaşma Sykes-Picot ve sonrasında Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiltere'nin Mısır'daki Yüksek Komiseri McMahon arasında gizli olarak imzalanan McMahon Antlaşması ile Arap bölgelerine bağımsızlık sözü verilmişti.

Bu Arapların desteğini korumak için yapılan siyasi bir planın göstergesiydi.

İngiltere, bu deklarasyon ile ABD’yi savaşa sokmak istemiş,  Yahudi lobisine devlet ve Mekke’de Şerif Hüseyin’e Arap krallığı vaad etmişti.

Osmanlı İmparatorluğu yenilgiye uğrayınca Filistin’in kontrolü İngilizlere geçti.

Siyonist siyasetçilerin ve zenginlerin desteği ile  Filistin’de Yahudilerin kurumsal varlık kazanmaları hız kazandı.

Bir de Nazizm etkisi eklenince, Yahudilerin bir kısmı ABD gibi ülkelerde örgütlenmeye başlarken bir yandan da Filistin topraklarına göç etmeye başladılar.

Kısacası Nazizm adeta örtülü bir Siyonist planı gibiydi.

Yahudilerin devlet kurma idealleri, Yahudiler üzerinden bir devlet kurarak dünyayı yönetme ideali siyasi bir zemine oturtulmuştu.

1967 ve 1973 savaşlarında, tüm İsrail-Arap ilişkilerinde ve hatta İsrail’in tüm politikalarında hareket noktası Siyonizm oldu. 

Esra TAVUKÇU


Yarın : Siyonizm ve Filistin Toprakları (II)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.