Ahmet Davutoğlu'ndan Türkiye-ABD anlaşmasının ardından ilginç çıkış

Yeni parti kurma hazırlıklarını sürdüren Ahmet Davutoğlu “Manisa Dostları Platformu” buluşmasında konuştu. Davutoğlu, Barış Pınarı harekatıyla Türkiye ve ABD arasında varılan anlaşmanın Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlığı dönemindeki Suriye politikasının haklılığını gösterdiğini savundu. Davutoğlu, “Üç buçuk yıl hiçbir konuşma şansı verilmeksizin Suriye tarafındaki bütün eksiklikler tarafımıza yazıldı. Şimdi herkesi vicdani bir muhasebeye çağırıyoruz. O zaman savunduğumuz güvenli bölge tezi yanlış mıydı?” diye sordu.

Ahmet Davutoğlu'ndan Türkiye-ABD anlaşmasının ardından ilginç çıkış
19 Ekim 2019 Cumartesi 19:46

Davutoğlu konuşmasına Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile ilişkilerin nasıl kopma noktasına geldiğini anlatarak başladı. Arap Baharı dalgası Suriye’ye gelmesini önlemek için çaba sarf ettiklerini söyleyen Davutoğlu, reform süreci başlatması için Esad ile uzun görüşmeler yaptığını ama Esad’ın buna yanaşmadığını söyledi.

GÜVENLİ BÖLGE FİKRİ

Ülkede büyük çaplı katliamların başlamasının ardından yüz binlerin Türkiye’ye sınırına doğru geldiğini ve bu sebeple yeni bir Suriye politikası tesis etme gerekliliğinin ortaya çıktığını belirten Davutoğlu, güvenli bölge fikrinin ilk olarak o dönemde gündeme getirildiğini şu sözlerle ifade etti.

“O zaman bu politikanın da üç temel esası vardı. Birincisi Türkiye’nin sınır güvenliğini korumak ve gelen mültecileri meskûn etmek için güvenli bir bölge ihdası. İkincisi Özgür Suriye Ordusu ile bir sınır hattı oluşturmak. Üçüncüsü Suriye’deki sivil muhalefeti Türkiye’de ağırlayarak bir geçiş sürecine aracılık etmek. Dördüncüsü uluslararası topluma bunu anlatmak. Şimdi aradan geçen uzan zamandan sonra son Barış Pınarı operasyonuyla geldiğimiz noktaya dikkatlerinizi çekerim. Bizim tarafımızdan savunulan güvenli bölge tezi bugün uluslararası toplum tarafından savunulur hale geldi.”

“BU ADALET MİDİR?”

Üç buçuk yıl boyunca hiçbir konuşma şansı verilmeksizin Suriye politikasına dair bütün faturanın kendisine kesildiğini söyleyen Davutoğlu, “Bugün gelinen nokta doğrudur. Dün varılan anlaşma ümit ederiz ki doğru uygulanır ve ümit ederiz ki sadece Tel Abyad ve Resulayn arasında değil; Kamışlı, Münbiç ve Kobani’de de hayata geçer. Ama bütün bu politikalarda hiçbir şahsileştirme ve başarı ya da başarısızlık ölçüsü koymaksızın bir devlet ahlakıyla ifade ediyorum. O günden bugüne görev yapmış 3 cumhurbaşkanı (Sezer, Gül ve Erdoğan), 3 başbakan (Gül, Erdoğan ve bendeniz) ve 4 dışişleri bakanı hep beraber devlet kararları olarak, MGK’dan hükümetten geçerek uygulanmış kararlardır. Ama bugünlerde birileri o dönemleri eleştirmek istediğinde “Davutoğlu dönemi” diyorlar ama övünülecek bir şey olduğunda AK Parti iktidarları dönemi diyorlar. Bu adalet midir?” diye sordu.

“NEREDE İSTERSENİZ TARTIŞMAYA HAZIRIZ”

Medyada iki grubun hakim olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Bir taraf bütün o dönemin başarılarını bir tarafa yazarken bütün başarısızlıkları bize yazmaya gayret ediyorlar. Bir başka grup medya ise AK Parti’yi eleştirmek yürek istediği için AK Parti’yi eleştiriyoruz diye bizi eleştirme yolunu tercih ettiler. Her ikisine de seslenerek söylüyorum. Kimin, ne hesabı varsa; özgür ve hür basın nerede isterse tartışmaya hazırız., yüreği olan karşımıza çıksın” dedi.

ŞU GÖSTERİLMEDİR: BİZ BURAYI YPG’DEN DE SURİYE REJİMİNDEN DE DAHA İYİ YÖNETEBİLİRİZ

“Barış Pınarı” harekatının yapılan anlaşmanın doğru olduğunu söyleyen Davutoğlu 5 hususa dikkat edilmesi gerektiğini söyledi:

“Birincisi başlayan ateşkesle birlikte güvenlik sağlandıktan sonra güvenli bölge içinde etkin bir sivil yönetim kurulmalıdır. Ve şu gösterilmelidir: Biz burayı buradaki kardeşlerimizle birlikte YPG’den de Suriye rejiminden de daha iyi yönetebiliriz. İkincisi kısa bir sürede mehmetçiğimiz alandaki risklerini azaltmak ve herhangi bir işgal görüntüsünü kaldırmak için yerel unsurlardan oluşan bir güvenlik yapılanması kurulmalı. Üçüncüsü Kobani’de Münbiç’te ve Kamışlı’da ne olacağı, nasıl bir yapılanma olacağı, nasıl bir çözüm getirileceği açık yüreklilikle konuşulmalıdır. Dördüncüsü Türkiye aleyhine yapılan algı operasyonlarına karşı aynı etkinlikte işlev görecek bir kamu diplomasisi birimi oluşturulmalı. Beşincisi Suriye’nin üzerinde etkili bütün güçler, devletler ve uluslararası yapılarla diplomasi kullanılmalı. Bunlar yapılabilirse en azından güvenli alanlarda kalıcı bir düzen sağlanabilir.

“TRUMP’IN GÖNDERDİĞİ MEKTUP YÜZ KARASIDIR”

ABD Başkanı Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektuba ilişkin görüşlerini de aktaran Davutoğlu, “Bu mektup bir yüz karasıdır. Derhal ABD’ye iade edilmelidir ve devlet kaydından çıkarılmalıdır. Hiçbir şey bu mektubun devlet arşivinde bulunmasını meşru gösteremez.” dedi.

Yapılması gerekenin ABD’ye başvurularak mektubun geri çekilmesini talep etmek olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Mektup olmamış hale geri dönmelidir çünkü bu devlet, bu millet her türlü çileye katlanabilir ama zillete asla katlanamaz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın sevgi ve saygı ifadelerini kullandığı anlarda Trump’ın bu şekilde mukabelede bulunması dahi bu mektubun iade edilmesini gerektirir.” ifadelerini kullandı.

YENİ PARTİ HAZIRLIKLARI

Yeni partinin programı ve tüzüğünün yazımına devam edildiğini söyleyen Davutoğlu, “Toplumun farklı kesimleriyle istişare ediyoruz, tabii bizimle konuşmaya yüreği olanlarla” dedi.

Hakaretlere, iftiralara maruz kalabileceklerini belirten Davutoğlu, salonda bulunanlardan soğukkanlı olmalarını istedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.