CHP, MHP ve İYİ Parti'den Diyanet İşleri Başkanı'na istifa çağrısı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın, yazar Kadir Mısıroğlu'na gerçekleştirdiği ziyaret, muhalefet partilerinin hedefindeydi. Muhalefet partileri grup toplantılarında Erbaş'a tepki gösterirken, istifa çağrısında bulundu

CHP, MHP ve İYİ Parti'den Diyanet İşleri Başkanı'na istifa çağrısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partilerinin Meclis’teki grup toplantılarında konuştu.

Muhalefet liderleri, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’nu ziyarete gitmesini eleştirerek, tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, Erbaş için istifa çağrısında bulunurken, Akşener görevden alınması gerektiğini vurguladı.

Meclis’te grubu bulunan partilerin toplantılarında, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, Kadir Mısıroğlu’na geçmiş olsun ziyareti öne çıktı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Altında makam aracın, üstünde cübben var. Sen bunu bilmiyorsan o koltuğu hemen terk et. O zatın o koltukta oturmaması lazım. O koltuk sevginin, saygının, hoşgörünün koltuğudur. O koltuk saygıdeğer bir koltuktur. O zatın o koltuğu bırakması benim en büyük arzumdur” ifadelerini kullandı.

"Mustafa Kemal'e ne inançlarımıza ne de kültürümüze uymayacak şekilde bühtanla saldıran şahsı 10 Kasım'ın arifesinde ziyaret etmek nasıl bir aklın, nasıl bir çarpıklığın mahsulüdür?” diyen MHP lideri Bahçeli de, “Tartışmaların göbeğindeki Diyanet İşleri Başkanı'nın kendi durumunu gözden geçirip erdemli davranış içinde hareket etmesi ve gereğini derhal yapması samimi tavsiyem ve temennimdir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti lideri Akşener ise, Ali Erbaş'ın görevden alınması gerektiğini söyledi.
 

KILIÇDAROĞLU: O KOLTUĞU TERK ET

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Prof. Dr. Ali Erbaş hakkında şunları söyledi:

“Keşke Yunan galip gelseydi diyen insanın önünde diz çöküyorsun, ben bunun kabul etmiyorum. Ölenin ardından rahmet okunur. Bizim inancımızda bu vardır. Biz ölen insanın arkasından rahmet okuruz. Hakkınızı helal edin. Bayrağına, vatanına, inancımıza düşman olan bu kişi 'Keşke Yunan galip gelseydi' diyordu. '10 Kasım'da 9'u 5 geçe kenefe gidin' diyen bir kişiyi ziyaret ediyor. Altında makam aracın, üstünde cübben var. Sen bunu bilmiyorsan o koltuğu hemen terk et. O zatın o koltukta oturmaması lazım. O koltuk sevginin, saygının, hoşgörünün koltuğudur. O koltuk saygıdeğer bir koltuktur. O zatın o koltuğu bırakması benim en büyük arzumdur.”

BAHÇELİ’DEN ‘ERDEMLİ DAVRANIŞ’ ÇAĞRISI


MHP lideri Bahçeli, konuşmasında Prof. Dr. Erbaş’a sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

"Bir yanda bunlar oluyorken, diğer yanda Diyanet İşleri Başkanı'nın geçen hafta gerçekleştirdiği esef verici bir ziyareti tartışmaların odağına oturmuştur. Diyanet İşleri Başkanı, 9 Kasım saat 14.30'da cübbesini giyip, eline de vereceği hediyesini alarak Atatürk'e hakaret eden, Yunan tezlerine methiyeler düzen fesli Türk düşmanını ziyarete gitmiştir. Bunun tamamen insani duygularla yapılan hasta ziyareti olduğu bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanmıştır. Kimin nereye gideceği, kimin kiminle görüşeceği veya düşüp kalkacağı, hangi maksatla buluşacağı bizim meselemiz ve ilgi alanımız değildir. Herkes beşeri münasebetlerinde toplumsal adap ve ahlaki ölçülere uyduğu sürece özgürdür. Anlayamadığımız, tuhafımıza giden, garipsediğimiz husus, Diyanet İşleri Başkanı'nın fesli provokatörü ziyaret tarihindeki manidarlıktır.

Diyanet İşlerinin Sayın Başkanı, sorarım sana, meczubu ziyaret tarihi olarak bula bula 9 Kasım'ı mı buldun? Yılın diğer günlerinin suyu mu çıktı? Diğer tarihler torbaya mı girdi? Durdun durdun da 10 Kasım'dan bir gün önce mi hasta ziyaretini hatırına getirdin? Mustafa Kemal'e ne inançlarımıza ne de kültürümüze uymayacak şekilde bühtanla saldıran şahsı 10 Kasım'ın arifesinde ziyaret etmek nasıl bir aklın, nasıl bir çarpıklığın mahsulüdür? '10 Kasım saat 9'u 5 geçe kenefe gidin' diyen, Yunan galibiyetine özlem çeken bir çukur şahsiyete geçmiş olsun demek, bunu da milletimize kafa tutar gibi ulu orta yapmak fesli münafığı manen onaylamak, yanında olmak, arka çıkmak değil midir? Ne istiyorsunuz cumhuriyetten? Atatürk düşmanlarına zırh olmak gayeniz nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı görevi, Türkiye Cumhuriyeti'ne söven, kurucu değerlere ihanet eden, kurucu şahsiyetlere galiz ifadelerle yüklenen vatansızları aklama, anma ve alkışlama görevi değildir. Aksi tavır ayıptır, günahtır. Türk milletinin ortak değerlerine saldıranlara maneviyatımızda cevaz yoktur, yer yoktur, hoşgörü olamayacaktır.

Hangi kurumuş vicdan, hangi satılmış ruh, hangi işgal artığı varsa duysun ve bilsin ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletimizin ortak değeridir. Bu gerçek değişmeyecektir. Ancak, Atatürk üzerinden, Anıtkabir'e gelen kalabalıklar gerekçesiyle yeni bir karşıtlık oluşturmaya, yeni bir güç devşirmeye de hiç kimse heves etmemelidir. Bu yolun sonu karanlıktır, çıkmazdır, hüsrandır, buhrandır.

Tartışmaların göbeğindeki Diyanet İşleri Başkanı'nın kendi durumunu gözden geçirip erdemli davranış içinde hareket etmesi ve gereğini derhal yapması samimi tavsiyem ve temennimdir."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.