Mevlüt Çavuşoğlu'ndan önemli açıklamalar

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Habertürk'te katıldığı programda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Mevlüt Çavuşoğlu'ndan önemli açıklamalar
17 Mart 2017 Cuma 02:00

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Hollanda, yaptığı hatayı düzeltecek adımlar atmazsa ilave adımlarımız da olacak." dedi.

Çavuşoğlu, Habertürk'te katıldığı programda gündemi değerlendirdi.

Hollanda ile yaşanan gerilim hakkında Çavuşoğlu, Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders'in Avrupa'nın değerlerine, kurumlarına, yabancılara ve AB'ye de karşı olduğunu ancak en çok da Müslüman ve İslam'a karşı olduğunu belirtti.

"Yani tam bir faşist, başka bir tabiri yok." diyen Çavuşoğlu, bugün Hollanda'ya bakıldığında merkezdeki partilerin özellikle seçim öncesi tevessül ettiği yolların Wilders'ın söylemlerinden farklı olmadığını kaydetti.

Popülizmle halkı birleştirdiğinizde ondan geri adım atmanın çok zor olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, Hollanda ile yaşanan krizle ilgili süreci anlattı.

Çavuşoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı bize gelip lalerimizi görebilir, müzelerimizi görebilir ama Türklerle buluşamaz.' Türklerle buluşamaz demek ne demek? Bunu nasıl tarif edersiniz? Bu faşizan bir yaklaşım değil de nedir? Bunun izahı da yoktur.  Bu savaşlarda bile böyle olmamıştır, 2. Dünya Savaşı'nda. Nazi döneminde bile olmamıştır, o onla görüşemez, bu bunla görüşemez." dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya Hollanda makamlarınca yapılan muamele hakkında ise Çavuşoğlu, "Başkonsolosluğumuza 30 metre kala yolunu kestiler, içeriye girmesini engellediler. Büyükelçi Ankara'daydı, benimle beraber gidecekti. Kılıçdaroğlu, şimdi her şeyden primi çıkarmaya çalışıyor. 'Büyükelçi neredeydi niye karşılamıyor?' Büyükelçi benim yanımdaydı, beraber gidelim dedim, ben önerdim. Vatandaşlara yapılan muameleyi gördünüz. Yani vur emri. Kimi vuruyorsun?" diye konuştu.

"Vur emri olsaydı, ne olurdu? sorusuna ise Çavuşoğlu, "Savaş nedeni, başka ne olacak?" şeklinde cevapladı.

"Dinimiz emrettiği için örtüyor"

Hollanda'nın kabul edilemez hatalarını Avrupa ülkelerinin de dürüstçe kabul etmesi gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye, 2013'ten bu yana olağanüstü bir süreç yaşıyor. FETÖ'nün ilk önce yargı ve polis darbe girişimi, 17-25 Aralık 2013, daha sonra da 15 Temmuz darbe girişi sonrasında Türkiye sıra dışı bir süreç yaşıyor. Bu süreçte özellikle Avrupa kurumlarından ve ülkelerinden büyük ekseriyetle destek görmediğimiz gibi hep saldırı gördük. Bunun iki sebebi var. Bazıları gerçekten bu süreci anlayamadı  ama birçoğu da Türkiye karşıtlığı ve Avrupa'da artan İslam karşıtlığı nedeniyle Türkiye'nin aleyhine taraf tuttular." 

Darbe gecesi birçok mevkidaşı ve uluslararası örgütlerin liderleriyle görüştüğünü anımsatan Çavuşoğlu, "O gece, darbecilerin kaybedeceği anlaşıldıktan sonra beni arayan bazı dışişleri bakanları benim halimi ve hatırımı sormadan o darbecilerin nasıl muamele göreceğini, hukuka riayet edilip edilmeyeceğini sorgulamaya başladılar. Ben daha canımı kurtaracağımdan emin değilim. Darbe yani bu, her şey olabilir. Bariz bir Türkiye karşıtlığı var." ifadelerini kullandı.

AB Adalet Divanının başörtüsü kararına ilişkin de Çavuşoğlu, "Bu, özgürlükle tamamen çelişiyor, tamamen insan haklarını ihlal eden ve tamamen siyasi karardır. Kabul edilemez bir karardır. Ne demek?  Başörtüsü, başka dinlerin sembolü... İnsanları inancından dolayı, giyindiği, takındığı şeylere siz dini sembol diye bakamazsınız? İnsanlar inancından dolayı başını örtüyor. Emrettiği için örtüyor, dinimiz emrettiği için örtüyor. Örter, açar kimse kimseye karışamaz. Mahkemeler müdahale edemez buna." şeklinde konuştu.

Son zamanlarda yaşananların Türkiye ve AB ilişkilerine etkisi konusunda ise Çavuşoğlu, "Hollanda, yaptığı hatayı düzeltecek adımlar atmazsa ilave adımlarımız da olacak." dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker'in de Almanya programının "yer" gerekçesiyle iptal edildiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Buna bakmak lazım teknik mi siyasi bir sebeb mi? Çünkü daha öncekiler iptal edilmemişti. Sonuç olarak AB ile ilişkilerimizde ciddi kriz var. Ama bu krizin yine başlangıç noktası da 15 Temmuz'dur." diye konuştu.

Suriye'de birçok aktörün olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, "Tabii ki önemli aktörler var. Türkiye, Rusya, ABD ve İran var. Özellikle Türkiye, ABD ve Rusya arasında arazide bir şey olmasın... Daha önce bizim askerlerimizi maalesef vurdular. 'Yanlışlıkla vurduk' dediler, özür dilediler. Kazalar, karşı karşıya gelmeler ve oldu bitti olmasın diye sürekli ikili, üçlü düzeyde görüşmeler de oluyor." ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Hollanda ile yaşanan gerginliğe de değindi.

Olayın özür dilemekle geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Basit bir özür yetmez, elbette bunları yapanların da cezalandırılması gerekiyor. Soruşturma açılması gerekiyor. Polisler hakkında, belediye başkanı dahil soruşturmalar açılması lazım. Hollanda vatandaşları bizim hedefimizde değil. Hollandalılarla biz dostuz. 405 yıllık sağlam ilişkileri iki tane Wilders çizgisine giden siyasetçi yüzünden de tamamen heba da etmeyiz. Hollanda yönetimine karşı yine Birleşmiş Milletler'e (BM) de başvurduk. Viyana Sözleşmesi ihlal edildi. 10 tane ihlal var. Bu ihlallerin de karşılığı olması lazım."

"Anlaşma olmazsa göç anlaşmasını da askıya alacağız"

Göç anlaşması konusunda ise Çavuşoğlu, vize serbestisi olmamasına rağmen bunu uyguladıklarını hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Vize serbestisi olmayacaksa, bu şekilde oyalamaya devam edeceklerse bizi, biz tamamen bundan vazgeçip göç anlaşmasını da iptal edebiliriz." değerlendirmesini yaptı.

Bakan Çavuşoğlu'na, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Mülteciler silah olarak kullanılmamalı." sözü hatırlatıldı. Bunun üzerine Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Silah olarak kullanmıyoruz. 'Üç anlaşma imzalamışsınız ya bu üç anlaşma birlikte uygulanacak ya da hiç uygulanmayacak' demişiz. Şimdi bir tanesi uygulanıp da diğerlerini AB uygulamazsa ne yapacaksınız? Önümüzde bir takvim var, bunları değerlendiriyoruz. AB'ye son vereceğimiz belgeler var. O belgeleri verdikten sonra olumlu cevap alamazsak o anlaşmayı da iptal edeceğiz. Yeni belgeler vereceğiz, somut önerilerimiz olacak. Ne zaman kardeşim? Hadi belirleyelim tarihini. Üçü birden ne zaman uygulanacak, geri kabul dahil? Burada anlaşma olmazsa bu sefer göç anlaşmasını da askıya alacağız."

"Mısır'ın içinde bulunduğu şarttan kurtulması gerekiyor"

Çavuşoğlu, Yunanistan ile yaşanan gerginlik hakkında, bu ülke yönetiminin kışkırtıcı tutumlar içinde olduğunu belirtti.

Yunanistanlı yetkililerle bu konuları görüştüklerini anımsatan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Savunma Bakanı ırkçı bir partinin genel başkanı, koalisyonun ortağı. Ben her seferinde şikayet edince, 'Bu şımarık bir çocuk ama iyi bir çocuk' diyorlar. Daha sonra bu şımarık çocuk bir iki açıklama yaptı. Onların lafıyla söylüyorum 'şımarık çocuk', benim tabirim değil. Biz de açıklamalar yaptık. Daha sonra Yunanistan Başbakanı haber gönderdi, 'Biz artık açıklama yapmayalım karşılıklı, gerginliğe de azaltalım...' Biz gerginliği artıran taraf değiliz. Sizin eylem ve açıklamalarınıza biz de cevap vermek durumundayız, aksi takdirde halkımız bizi sorguluyor, 'Sen uyuyor musun' diye."

Bakan Çavuşoğlu, Mısır ile bakanlar düzeyinde görüştüklerini anlattı.

"Mısır'ın içinde bulunduğu şarttan kurtulması gerekiyor." diyen Çavuşoğlu, ekonomisi ve siyasetinin kötü olduğunu, güvenlik sorunları bulunduğunu dile getirdi.

Bir uzlaşı kültürünün oluşması, iç huzurun sağlanması gerektiğine değinen Çavuşoğlu, "Mısır ile ilgili tutumuz değişmedi. Cumhurbaşkanımızın da tutumu ortada. Bize de bakanlar düzeyinde görüşmek için de talimat ve izin verdi." açıklamasında bulundu.

"Cumhuriyet'e ne hizmetin oldu, o da yok"

Çavuşoğlu, 16 Nisan'da halkoyuna sunulacak anayasa değişikliğiyle ilgili sorular üzerine bu konudaki görüşlerini de aktardı.

Türkiye'nin farklı kentlerinde insanlarla buluştuğunu, gittiği her her yerde ciddi bir ilginin olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Vatandaşların, önceden Meclis'te görüşülürken bir fikri yoktu, şimdi herkes araziye indi anlatmaya başladı, anayasa paketinin içeriğiyle ilgili bilgileri artmış. 'Evet' oyu giderek artıyor. Yüzde 60-63 arası bir 'evet' olacak." diye konuştu.

Milli bir dış politika izlediklerine işaret eden Çavuşoğlu, milli dış politikanın milletten ayrı olamayacağını vurguladı.

İç ile dış politika arasında bir fark kalmadığını belirten Çavuşoğlu, "İç siyaseti de seviyorum. Halkla buluşmayı, Antalya'ya gelip vatandaşlarımızın dertlerini dinlemeyi ve sorunlarını çözmeyi çok seviyorum. Bu bizim görevimiz. Biraz zor oluyor ama nelerden fedakarlık yapıyorsunuz; uykudan, özel hayattan. Vatandaş cumhurbaşkanlığı sistemi geldiği zaman Türkiye'nin daha istikrarlı ve güvenli olacağını biliyor." değerlendirmesini yaptı.

Çavuşoğlu, Hollanda'da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin tamamının Adalet Bakanının teklifiyle kral tarafından atandığına dikkat çekti.

İspanya'da ise bu kurulun üyelerinin tamamının parlamento tarafından önerildiğini, atamaları kralın yaptığını anlatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"İsveç, Norveç gibi ülkeler Avrupa'daki diğer ülkelere göre de demokratik standartlarda daha ileridir. Katılırsınız değil mi? İsveç'te 11 üyesi var, tamamı hükümet tarafından atanıyor. Hükümet kim? Siyasi partiler. İsveç gibi bir ülkede tamamı hükümet tarafından atanıyor, yargı bağımsızlığı veya tek adamlık olmuyor, bizde 4 tanesini Cumhurbaşkanı atadığı zaman tek adamlık oluyor, yargı elden gidiyor. Sistemi güçlü yapacaksınız, tek sistem olacak ama bunu yaparken de demokrasiyi, güçler ayrılığı, hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını güçlendireceksiniz. Tayyip Erdoğan için ya da AK Parti için çıkarılmış bir sistem değil. 18 maddenin 18'ini zaten okuyan kişi, 'hayır' niyetiyle okusa bile niye 'evet' demesi gerektiği konusunda ikna olur. Yok 'Cumhuriyet elden gidiyor', yok 'diktatörlük'... Cumhuriyet nereye gidiyor? Cumhuriyet 100'üncü yılına emin adımlarla gidiyor. Cumhuriyet'e ne hizmetin oldu, o da yok."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.