Muharrem İnce: Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan demokrasi cephesinde

Sözcü Gazetesi'ne konuşan CHP'li Muharrem İnce HDP'lileri ziyaretini savundu, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın demokrasi cephesinde olduğunu savundu.

Muharrem İnce: Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan demokrasi cephesinde
29 Eylül 2019 Pazar 23:13

Muharrem İnce, CHP’nin Cumhubaşkanı adaylığına göz kırparak “Tekrar aday gösterilirsem hakkın yerini bulacağına inanıyorum” dedi. PKK ile ilişkileri gerekçesiyle gözaltına alınan HDP’lilere sahip çıkan İnce, bu isimlerin terör örgütüyle bağlantılarını görmezden gelip sivil siyaset vurgusu yaptı. Uğur Dündar’ın HDP’li belediye başkanlarıyla ilgisi soru sorarken bu isimlerin görevden alınmasının “toplumu ve siyaseti böldüğünü” savunması dikkatlerden kaçmadı. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’la ilgili soruyu yanıtlayan İnce, Her ikisini de “Başarılı olsun ya da olmasınlar, tek adam rejimine karşı duruşlarından dolayı demokrasi cephesi içinde değerlendiriyorum” dedi. S-400’lerin çözüm olmayacağını savunan İnce, Doğu Akdeniz’de yaşanan sıkıntının “ABD başta olmak üzere Fransa, İngiltere, İsrail gibi ülkelerle diplomasi içinde” çözüleceğini savundu.

İşte o söyleşiden bazı satırlar:

(U.D.): İktidarın Mardin, Diyarbakır ve Van Büyükşehir Belediyeleri’ne kayyum ataması toplumu da siyaseti de bölmüş durumda. Siz Mardin’e gittiniz ve Ahmet Türk’le görüşerek hükümetin bu tasarrufunu eleştirdiniz. Buna neden gerek duydunuz?

(M.İ.): Sayın Dündar, saydığınız maddelerin ikisi demokrasiden uzaklaşmamızın sonucunda oluştu.
Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün esas alındığı bir ülkede seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atamak gibi bir rezalet yaşanmaz. Yapılan hukuka uygun olmadığı gibi, ayrıca demokratik de değil. İktidarın yaptığı gibi, terör torbası içinde eritilecek bir konu da değil. Yapılan, Türkiye’de Kürt sorunu ekseninde sivil siyasetin sınırlarını daraltmak, hatta yok etmek anlamına geliyor. Oysa bizim yapmamız gereken terör örgütünün etkin olduğu bu illerde sivil siyaseti desteklemek ve terör karşısında sivil siyasetin aktörlerini seçenek haline getirerek onların demokrasiden yana tavırlarını güçlendirmek olmalı. Kürt sorununu biz sivil siyasetin alanını genişleterek, onu güçlü kılarak çözebiliriz.
Önemli olan demokrasi ve hukuk zeminini kaybetmemektir. Ahmet Türk’e ziyarette bulunmamın nedeni, bu zeminin korunmasına yönelik bir çabadır.

(U.D.):Türkiye siyasetinde kartlar yeniden karılıyor. Görülüyor ki AK Parti içinden en az iki yeni parti çıkacak. Davutoğlu, ihraç edilmeden kendi partisinden ayrılma yolunu seçti. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu girişimlerin başarılı olma şansı var mı?
(M.İ.): Davutoğlu’nun bakanlık ve başbakanlığını haklı olarak eleştirmeliyiz. Türkiye’nin demokrasisinin dumura uğratılmasında bazen destekleyerek bazen de sessiz kalarak önemli pay sahibi olduğunu mutlaka belirtmeliyiz. Ama onun Başbakanlık’tan ve AK Parti Genel Başkanlığı’ndan istifa ettirilmesindeki gerçekleri de görmeliyiz. Ona yapılanın, aynı zamanda Türkiye demokrasisine yapılan bir darbe olduğunu o gün söyledik, bugün daha gür biçimde söylemeliyiz. Çünkü Türkiye’de siyasi mücadelenin birinci hedefi, demokrasiyi yeniden kazanmak ve geçmişte görülen eksiklerini gidermektir. Her ikisini de -başarılı olsun ya da olmasınlar- tek adam rejimine karşı duruşlarından dolayı demokrasi cephesi içinde değerlendiriyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.