Karadeniz nöbette

1886 yılında Osmanlı Devleti tarafından Fransızlara yaptırılan Işıklı Feneri'nde 26 yıldır çalışan Salih Zeki Bozoklu, ailesinden dördüncü kuşak olarak fenerde görev yapmanın gururunu yaşıyor.

Karadeniz nöbette
25 Mayıs 2017 Perşembe 11:12

 Trabzon'da 1886 yılında Osmanlı Devleti tarafından Fransızlara yaptırılan Işıklı Feneri'nde işçi olarak çalışan Salih Zeki Bozoklu, ailesinin dört kuşaktır Karadeniz'de sürdürdüğü görevi 26 yıldır devam ettiriyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün bünyesinde hizmet veren Çarşıbaşı ilçesindeki Işıklı Feneri, denizde seyreden gemiler için önemli bir konumda bulunuyor.

Gemilerin kıyıya yaklaşması sırasında sorun yaşamamaları için Osmanlı Devleti'nce yaptırılan fener, 2000 yılına kadar denizcilere yol gösterdi. Fener 1916 ve 1918 yılları arasında bakımsızlık nedeniyle hizmet veremezken, yapılan çalışmaların ardından tekrar ışığını denizcilere gösterdi. Fener, 1918 yılından itibaren ilçede yaşayan Bozoklu ailesine emanet edildi.

Fenerde babaannesinin babası, dedesi ve babasının görev yaptığını anlatan Salih Zeki Bozoklu,  yaptığı açıklamada, dördüncü kuşak çalışmanın gururunu taşıdığını söyledi.

Dedesinin ve babasının fenerde çalıştığı yıllarda kendisinin de bu mesleği yapmak istediğini anlatan Bozoklu, "Yoroz Burnu girintili ve denize çok yakın. Sinop'tan sonra burası Karadeniz'de denize en yakın ikinci yer. O nedenle burası gemilerin çarpmaması ve yol göstermek için kurulmuş." dedi.





"Uyku neredeyse yok gibiydi"



Fenerde çalışmanın zor ve dikkat gerektirdiğine değinen Bozoklu, açıldığı ilk yıllardan itibaren zor koşullarda hizmet verdiğini belirterek, şunları dile getirdi:

"1927'den itibaren gaz lambası ile çalışıyordu. Elektriğin olmadığı dönemlerde fenerin dönmesi için de mutlaka 2 saatte bir kurulması gerekiyordu. Gaz lambası çalıştığı için fener içerisindeki hava kanallarında sürekli tıkanmalar yaşanıyordu. Onların tıkanmaması ve ışığın sönmemesi için belirli zamanlarda temizleniyordu. Gece 2 saatte bir kalktığınız için uyku neredeyse yok gibiydi."

Teknolojinin gelişmesinin fenerleri de olumlu etkilediğine işaret eden Bozoklu, "2001 yılından itibaren fener ışığının yanmasıyla ilgili sistem değişti. Eskiden gaz lambası ile sürdürülen sistem yerini fotoselin bulunduğu gün ışığına duyarlı hale getirdi. Fener içerisinde şu anda 6 lamba bulunuyor. Bu lambalardan herhangi biri çalışmaz hale gelirse otomatik olarak diğeri yanmaya başlıyor. Gece boyunca yanan ve sürekli dönen fener, gündüz olduğunda fotosel sayesinde kapanıyor." ifadelerini kullandı.




"Çocuklarımın da devam ettirmesini istiyorum"



Bozoklu, fener altında yer alan lojmanda uzun yıllar boyunca ailesiyle yaşadığını vurgulayarak, "Fenerin otomatik sisteme geçmesinin ardından buraya çok yakın yerde olan evime taşındık. Ama o yıla kadar burada görev yapan ailemdeki herkes burada yaşadı. Şimdi sistem otomatik olmasına rağmen fenere yapılması gereken ve ihtiyacı olan bakımlarını sürdürüyorum. Çevre bakımı, fenerin iç temizliği, elektrik kontrolü gibi ihtiyaçları her gün gelerek yapıyorum. Şahsım adına çocuklarımın da fenerci ailesi olarak bu mesleği devam ettirmesini istiyorum. Devletimiz izin verdiği sürece bu geleneği yaşatacağız. Zira çocuklarımın da buna ilgisi var." sözlerine yer verdi.


Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.